
1972 yılından beri sendikal mücadele içerisinde yer alan, TÖB-DER'den KESK'e kadar çeşitli kademelerde yöneticilik yapan en son KESK Kurucu üyeliği ve Merkez Yöneticliği yapan Tayfun İşçi, tanıklıkları üzerinden KESK'i yazdı. Gazetelerde köşe yazarlığı da yapan İşçi, KESK'in sendikal mücadelesi sürecini yaşadıkları deneyimler, yaşanmışlıklar ve tanıklıklar üzerinden kaleme aldı. Tayfun İşçi tarafından kaleme alınan ve anı-roman tarzında kurgulanan "Hoşçakal Bizim KESK" adlı kitap Sınırsız Yayınevi'nden çıktı. Yazdığı kitabın "belgesel bir KESK tarihi" olmadığını vurgulayan İşçi, kitabı yüz binlerce kamu emekçisinden birinin KESK sürecinde yaşadıklarının bir özeti olarak değerlendiriyor. Kitapta, 16-17 Haziran ve 4 Mart Kızılay direnişi gibi KESK tarihinin dönüm noktaları işlenirken, yazarın köşe yazarlığı yaptığı Özgür Gündem gazetesi okurlarına karşı yapılan baskılar da konu alıyor. Sendikal alanda, "Yurtsever Emekçiler örgütlülüğünün" oluşturulması için büyük çaba harcayan yazar, aynı zamanda, emeğin genel sorunlarını ele aldığı kitabında, kamu emekçilerinin Kürt sorununda yaşanan savaştan nasıl etkilendiklerini ve mücadeleyi nasıl sürdürdüklerini sade ve akıcı bir dille okuyuculara aktarıyor.
Sendikal mücadele yürütürken yaşamını yitiren emekçilere adanan kitabın önsözünde kamu emekçilerinin sendikal mücadeleleri şu sözlerle değerlendiriliyor: "Gerek dünyada gerekse ülkemizde kendinden öncekilerin kuşatıldığı, yok edildiği bir ortama doğmuştur. Bu oldukça sancılı ve bir o kadar da acılı bir doğuştur. Kamu emekçileri sendikal hareketi, sistemin yeniden emekçiler ve ezilenler aleyhine organize edildiği bir sürece meydan okumadır."
DİHA/ANKARA