İran biri kadro, biri sempatizan olmak üzere iki PJAK’lıyı idam etti. Daha önce de birçok PJAK’lıyı idam etmişti. İran, tüm bu idamları sadece iç nedenlerle gerçekleştirmiyor, esas olarak da dış politika enstrümanı olarak kullanıyor. En çok da Türkiye’ye mesaj vermek istediğinde bu idamları yapıyor. Türkiye’nin Kürtler konusundaki hassasiyetini bildiğinden Türkiye ile ilişki geliştirmek istediğinde ya da Kürtlere karşı ortak tutum takınalım dediğinde bu idamları siyasi araç olarak kullanıyor. Devletlerin dış politikada hangi araçları kullandığına dair ibret verici bir örnektir.

İran PJAK’la ateşkes konumundayken bu idamları niye yapıyor? Ateşkes ortamında beklenmeyen idamlardı. Çünkü PJAK’ın ateşkes koşullarından biri de idamların yapılmamasıydı. İran kendisi açısından bu ateşkesten daha önemli bir tercih yapmış olmalı ki, bu idamları gerçekleştirmiştir. Bu konuda birinci ihtimal Türkiye’ye mesaj verme ve ilişkileri geliştirmeyle ilgili olmasıdır. İran PKK ile Türkiye arasındaki gerilimi görerek bu mesajla Türkiye’yi savaşa teşvik etmek istiyor. AKP Kürt sorunun çözümünde adım atmayarak ve Rojava’daki çeteleri destekleyerek savaşa yol açacak bir politika izliyor. İran, Türkiye’deki çatışmasızlık ortamını istemediğinden, Türkiye’ye bir savaş olursa senin arkandayım diyor. İnsanın aklına başka seçenek gelmiyor; ya da İran’ın politik tarzı düşünüldüğünde akla en yatkın seçenek budur.
Herhalde İran Kürt karşıtlığında ortak olabileceğini göstererek Türkiye’nin kendine yaklaşmasını istiyor. Türkiye’nin Libya ve Suriye’ye karşı ABD ile ortak hareket etmeden önceki izlediği politikaya dönmesini arzuluyor. Bu idamlarla bunu başaramasa da Türkiye’yi kendine karşı politikalardan uzak tutmayı hedefliyor. Türkiye ile İran ilişkilerinin sürdüğü İsrail ajanlarının İran’a teslim edilmesinden anlaşılmaktadır. Kürt karşıtlığının her zaman bu iki ülkenin bir biçimde ilişkilerini sürdürmeye zemin olduğu görülüyor.
Türkiye’nin bir defa bile olsa İran’daki idamları kınamadığı biliniyor. Bırakalım idamları kınamayı, Hakkari’de idamları protesto eden Kürtlerin üzerine polis sürüyor. Zaten nerede Kürt karşıtlığı yapılıyorsa onlarla ilişkisini geliştiriyor. Rojava’da çetelerle iç içe olması da onların Kürt karşıtlığı nedeniyledir. Bir taraftan Kürt karşıtlığı yapıyor, diğer taraftan Kürtlerin gözünün içine baka baka “Süreç devam ediyor” diyor. Kürtler bu süreçte AKP’nin bir şey yaptığını görmedi. Aksine süreç olmadığını gösteren her türlü tutum ve pratik içinde oldu. Ne siyasi tutukluları, ne hasta tutukluları bıraktı. Kürt Halk Önderi’yle kapsamlı bir müzakere başlatmadı. Tek yaptığı, kendi istediği zaman kendi belirlediği kişilerin İmralı’ya gönderilmesidir.
Türkiye’de bir yıla yakındır çatışmalar olmuyor, ama Rojava’da Türkiye’nin desteklediği çetelerin saldırısı sonucu her gün birkaç Kürt evine gençlerin cenazesi gidiyor. Bu cenazeler aynı zamanda Kuzey Kürdistan’daki Kürt evlerine gidiyor. Bu gerçeği Kürtler görmezlikten gelemez. Çünkü bu gençler aynı zamanda Kuzey Kürdistan’daki Kürtlerin çocuğudur.
Aslında Türkiye ve bazı ülkeler muhalefeti Kürtlerin üzerine sürerek Esad rejimini rahatlatmak istiyorlar. Şu anda çeteler Suriye devletiyle savaşı bırakmış Kürtlere saldırıyorlar. Peki, bu durumu kim ister? Kuşkusuz en başta da Türkiye Kürtlerin kazanım elde etmemesini ister. Bölgedeki başka ülkelerin de Rojava’da Kürtlerin statü kazanmasını istemediği bilinmektedir.
Rojava’da Kürt evlerine cenaze gitmesinden sorumlu olan AKP Hükümeti ve Başbakan, sorunları siyasal yoldan çözelim diyor, ama Rojava’da çeteleri Kürtlerin üzerine sürüyor. Hatta Rojava devrimini boğmak için birçok güçle ittifak ve kirli planlar yapıyor. Rojava Kürtleriyle iyi ilişki kuracağına, Rojava’ya askeri müdahale için fırsat kolluyor. Salih Muslim’le yaptığı görüşmeleri bile kirli işlerini gözden kaçırmak için yapmıştır. Salih Muslim’le görüşme yaptığı dönem, silahlı çeteleri en fazla saldırttığı dönemdir.
İran’ın Türkiye ile Kürt karşıtlığı üzerinden ilişki kurmak için iki Kürt gencini idam etme politikasına çanak tutan Türkiye olmaktadır. Türkiye, Kürt karşıtı her türlü kirli ilişkiye açık olduğunu gösteren bir tutum içinde olmasaydı bu idamlar olmazdı.
İran çok kirli bir siyaset izlemektedir. Kürtler idam edilerek hiçbir sonuç alınamaz. Sadece Kürtlerle İran arasındaki gerilimi arttır; Kürtlerle şiddetli bir savaşın tohumlarını atar. İran için en hayırlı iş, bu kirli politikalarından vazgeçmesidir.