Aynı hazımsızlık, Îdir Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş’in siyasi soykırım operasyonlarında tutuklanmasıyla devam etti.

Sol Parti’nin davetlisi olarak Almanya’ya gelen Îdir Belediyesi Meclisi Üyesi Ayşegül Yaşar’dan belediyenin çalışmaları ve yerel seçim süreciyle ilgili bilgi aldık. Yaşar, borca batmış, karmaşa içinde bir belediye devralmalarına rağmen önemli projelere imza attıklarını, önümüzdeki seçimlerde de iddialı olduklarını ifade etti.

‘20 trilyon borç devraldık’

Kendilerinden önceki belediyenin adeta bir enkaz bıraktığını söyleyen Yaşar, “20 trilyon borcu olan, sadece birkaç hizmet birimine sahip, işçilerinin maaşını ödemeyen, yeşili sevmeyen, Kürt halkına kapısı kapalı, yasal mevzuatların yok edildiği, hiçbir kanunun işlemediği, müfettişlerin BDP gelene kadar hiç uğramadığı bir belediye devraldık. Ama buna rağmen Îdir’da ilkleri yarattık” ifadelerinde bulundu.

‘Kürt yerleşimleri imarsızdı’

Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş’in tutuklanmasıyla projelerinin darbelenmek istendiğini belirten Yaşar, “Bu planlar tutmadı. Çalışmalarımız engellenemedi” dedi. Yaşar, belediyenin geçtiğimiz dönemdeki çalışmalarını şöyle anlattı: “En büyük projelerimizden biri imar planıydı. Kürt halkının yaşadığı yerleşim alanlarının çoğu mera ve maliye hazinesine ait alanlardı. Bu yüzden de hizmet götürülemiyordu. Halka yer altı ve yer üstü hizmetlerin götürülebilmesi için yasal dayanak imar planıydı; ama Îdir’ın bir imar planı bile yoktu! 2009’da, ilk iş imar planının startını verdik. Bunun yanı sıra, belediye bünyesinde birçok birim oluşturduk. Örneğin Destek Hizmetleri, İnsan Kaynakları ve Emlak Gelirleri Müdürlükleri...
İmar gören tüm alanlara su ve kanalizasyon götürdük. Yollara, mahallelere parke taşı döşeyerek, halkı çamurdan kurtardık. Ağaç dikimi, park ve yeşil alan yaratma faaliyetlerini hayata geçirdik. 2009’da 2 çöp ve 1 itfaiye aracı olan Îdir Belediyesi’nin bugün 32 aracı vardır. Torpille vasıfsız insanların işçi olarak doldurulduğu belediyemize mühendis, mimar, tekniker gibi nitelikli personelleri alarak hizmet kalitesini yükselttik.”

Rakamlarla belediye hizmetleri...

Yaşar, hizmetlerine dair bazı istatikleriyse şöyle açıkladı: “Geldiğimizden bu yana, 3.5 yılda işçilerin ödenmemiş 7 maaşlık borçlarını ödedik. 9 park yaptık. 30 kilometre parke taşı döşedik. 10 bin ağaç diktik. 30.060 metre yol açtık. 34 kilometre kanalizasyon şebekesi inşa ettik. 44 kilometrelik su isale hattı döşedik. Modern bir hayvan pazarı inşa ettik. Kadınlarımız için ‘Emek Pazarı’ kurduk. Bunun yanı sıra, bazı kültürel çalışmalarda da bulunduk. Öncelikle, Evren Paşa Caddesi’nin ismini Seyit Rıza Caddesi olarak değiştirdik. Kentin önemli merkezlerine İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni ve Feqiyê Teyran, Ehmedê Xanî, Musa Anter ve Mehmed Uzun gibi önemli kişiliklerin anıtlarını diktik. Îdir ve çevresindeki tarihi SİT alanlarının korunması ve restorasyonu için de bir meclis kararı çıkardık.”

MHP’nin soygunu!

Kendilerinden önce belediyeyi yöneten MHP’nin belediyeyi “soyup soğana çevirdiğini” ifade eden Yaşar, bu konuya ilişkin rakamları da şöyle verdi: “Bunlar partimizin yerel yönetimler anlayışını ortaya çıkaran rakamlardır. MHP döneminde, 2008 yılında emlak tahsilatı 1.097.000 TL olarak kaydedilirken, bizim dönemimizde, 2011 yılında, 4.250.000 TL’ye çıkıyor. Yine 2008 yılında belediyenin toplam geliri 15.853.713 TL, gideri ise 18.789.794 TL olarak kaydedilirken, bizim 2012’nin yalnızca ilk dokuz ayı için kaydettiğimiz gelir 23.856.745 TL, gider ise 21.733.708 TL oldu. Bu nasıl olabiliyor? Daha bitmedi. 2008 yılında 9320 olan emlak mükellefi sayısına üç buçuk yılda 19.064’e; 15.229 olan su abonesi sayısınıysa 18661’e çıkardık.”

Onca baskıya rağmen...

Elde ettikleri bütün başarıları baskılara rağmen elde ettiklerinin altını çizen Yaşar, maruz kaldıkları yoğun baskıyı şu sözlerle anlattı: “Başkanımız ve baş yardımcıları tutuklandı. Defalarca müfettiş denetimi geçirdik. Ani polis baskınları yaşadık. Îdir’ın tüm devlet kurumları, resmi evraklarımızı yanıtsız bıraktı. Belediyede dinleme cihazları bulundu. Bunları daha da çoğaltmak mümkün. Ama biz, hizmetlerimizi aksatmak ve halk nezdinde imajımızı kötüleştirmek için yapılan tüm bu olumsuz davranışlara rağmen yılmadık, çalışmalarımıza devam ettik.”


Azerilerin önyargıları yıkıldı
Belediyecilik anlayışlarının kenti halkla birlikte yönetmeyi içerdiğini ifade eden Yaşar, “2009’da göreve geldiğimizde Azeri personellerimiz korkuyordu, ürküyordu. Ama onlara önceden gasp edilen emeklerinin karşılıklarını, sosyal haklarını verdikçe, parti anlayışımızı, yerel yönetim işleyişimizi anlama başladılar ve bir rahatlama oldu. Devletin KCK operasyonlarında hızını alamayarak Azeri personellerimizi bile gözaltına alması da Azeri halkın Kürt halkını daha iyi anlamasına vesile oldu. Deyim yerindeyse, BDP Îdir’da sistemin sistemini bozdu” diye konuştu.
Göreve geldiklerinde kendileriyle ilgili karalama kampanyaları yapıldığını anlatan Yaşar, “AKP ve MHP’liler önce birbirlerine girdiler. Olaylar çıktı, onlarca yaralı hastaneye kaldırıldı. Sonra, “Kürtler belediyenin önünü saman pazarı yapacak; Îdir’ı hayvan basacak; bizi işten çıkaracak” gibi söylemler çıkardılar. Fakat zamanla önyargıları kırdık. Demokratik hizmet anlayışımızı sonunda kendileri de itiraf etmeye başladılar. 7 ay maaş alamayan personellerin maaşlarını ödeyince, “Sayenizde evimize ekmek giriyor; bankalar bize kredi veriyor” demeye başladılar. Yine mecliste ve belediyenin diğer birimlerinde uyguladığımız eşitlikçi, demokratik anlayış Azeri halkını oldukça etkilemiş durumdadır” ifadelerinde bulundu.

‘Hedefimiz tekrar kazanmak’

2014’te yapılacak yerel seçimler için de iddialı olduklarını belirten Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Parti olarak hedefimiz kazanılan belediye sayısını iki katına çıkarmak... Bizim de hedefimiz Îdir’ı tekrar kazanmaktır. Îdir’ı ilk defa yönettik. Deneyimsizlikten kaynaklanan eksiklerimiz de olmuştur elbette. Ama iyi bir hizmet ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. İnanıyorum ki, Îdir halkı bize tekrar şans verecektir.”

Avrupa’daki Îdirlılara çağrı

Avrupa’daki Îdirlılara da seçim çalışmalarına aktif destek vermeleri çağrısında bulunan Yaşar, “İmkanı olanla gelip seçim çalışmalarına aktif katılmalı; olmayanlar tüm iletişim araçlarını kullanarak seçim sonuçlarına etki etmelidir” dedi.


MURAT MANG/BİELEFELD