NAZIM DAŞTAN / MA/QAMİŞLO
Gerilimin tırmandığı İdlib’de tamamı El Kaide uzantılı ve DAİŞ artığı silahlı çete grupları bulunuyor. İdlib’in düşmesiyle bu silahlı grupların nereye sığınacağı merak konusuyken, “öfkenin” Türkiye’ye yönelme ihtimali çok yüksek.
Suriye devlet güçleriyle Türkiye’nin desteklediği Heyet Tahrir El Şam (HTŞ/El Nusra) arasında İdlib’de yaşanan çatışmalar giderek şiddetleniyor. Çatışmalar kentin güneydoğusunda bulunan Serakib (Saraqib) ve etrafında yoğunlaşırken, Rusya ve Türkiye arasında da tansiyon yükseldi. Suriye ordusunun ilerlemesi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni de (BMGK) harekete geçirirken, İdlib’de yaşananlar ABD, NATO ve Avrupalı güçleri de ayaklandırdı. İdlib krizi giderek derinleşiyor ve bugüne kadar Türkiye’nin ‘Suriye muhalefeti’ adı altında kullandığı selefi grupların kim olduğu da merak ediliyor.
Türkiye’nin Efrîn’i almak için de kullandığı bu gruplar, Suriye krizinin çözülmesi önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Grupların elindeki ‘son kale’ olarak bilinen İdlib’in düşmesiyle sayıları on binleri aşan selefi paramiliter gruplara ne olacağı şimdiden tartışılıyor.
El Kaide uzantılı
Neredeyse tümünün temeli El Kaide’ye uzanırken, onlar arasında en büyük ve güçlü yapı ise eski adı El Nusra olan Heyet Tahrir El Şam (HTŞ). Suriye savaşına Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) çatısı altında katılan HTŞ, çoğu zaman isimi değişikliğine gitse de hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de ABD tarafından “terör örgütleri” listesine alınmış durumda.
Fetih Ordusu
HTŞ’nin yanı sıra Suriye Ordusu ve Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) karşı savaşan onlarca grup bulunuyor. 2015’te bir araya gelen çok sayıda grup Fetih Ordusu’nu kurarak, İdlib’i rejimden aldı. Ehrar El Şam (Ahrar El Şam), El Nusra, El Hakk Tugayı, Ceyş El Sune, Ecnad El Şam, Cund El Aksa, Feylek El Şam ve İmami Buhari Cemiyetin’den oluşan bu gruplar, ‘Fetih Ordusu’ adı altında bir araya gelerek, bugüne kadar süre gelen İdlib krizinin fitilini ateşleyen gruplar olarak biliniyor.
Heyet Tahrir El Şam
El Nusra’nın “terör örgütü” listesine alınması Suriye’de grup için zorluklar çıkınca isim değişikliğine gidilerek, bu durumdan kurtulmaya çalışıldı. Nusra, Ensareddin Cephesi, Ceyş El Sune, Liva El Şah ve Nureddin Zengi gibi gruplar bir araya gelerek, Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) olarak bilinen çatı örgütlendirilmesini oluşturdu.
Suriye kurtuluş cephesi
İdlib’de bulunan gruplar bunlarla sınırlı kalmazken, Suriye ordu güçlerinin ülkenin güneyinde bulunan Dera ve Kuneytra, yine Şam’ın Guta ve Kalamun gibi bölgeleri almasından sonra çok sayıda irili ufaklı grup İdlib yolunu tuttu. Giderek gruplar arasında da çelişki ve anlaşmazlıklar yaşanırken, bu durumlardan sonra Nureddin Zengi ve Ehrar El Şam (Ahrar El Şam) gibi gruplar, Suriye Kurtuluş Cephesi’ni (SKC) kurdu.
Ulusal Kurtuluş Cephesi
Feylak El Şam, Şüheda El İslam, Ceyş El Nuxbe, Ceyş El Sani, Fırqa El Hurriye, Fevc El Evvel, Birinci ve İkinci Sahil Tümeni, Ceyş El Nasr, Fırqet İdlib gibi gruplar da Ulusal Kurtuluş Cephesi’ni (UKC) kurdu.
DAİŞ kalıntıları
Bunun yanı sıra Ensar El Tevid, Ceyş El Melahim, Cund El Şeria, Ensar El Hak, Ebu Bekri Sıddık Tugayları, Ceyş El Badiye, Ceyş El Sahil, Saraya El Xuraba, Saraya El Qebul, Ebu Ubeyde Cerrah Tugayları gibi gruplar da DAİŞ’ten sonra en radikal dinci çete grubu olarak bilinen Hurras El Din’i kurdu.
Türkistanlılar
Çoğunluğu Türki Cumhuriyetlerinden olan Türkistan İslam Partisi (TİP) ise İdlib’in Cisir El Şuğur bölgesinde etkili. Çin’in Doğu Türkistan’da savaş açtığı grup, Suriye’de birçok savaşta yer aldı. Bu grubun çoğu üyesi DAİŞ’e de katıldı.
Çeçenler
Çeçenlerin komuta ettiği gruplar da İdlib’de bulunurken, bunların en önemlileri de Muhacirin, Ensar Ordusu, Cund El Şam, Ceyş Usra ve Ecnad El Kafkas olarak biliniyor.
Suriye Milli Ordusu (SMO)
Bunların en önemli olan çatı örgütlenmelerinden bir diğeri ise Türkiye’nin Suriye Milli Ordusu (SMO) adı altında topladığı gruplar. Bu güç sadece İdlib değil aynı zamanda Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê gibi kentlere girerek adından söz ettirdi. Yağma, talan, tecavüz, işkence, kaçırma ve demografik değişim yaptırımlarıyla bilinen SMO, Feylek El Şam, Hamza Tümen, Ehrar El Şerkiqye, Ceyş El Ehrar, Sultan Murad Tugayları, Muntasır Billah, Selhaddin Tugayı, Ehrar Şam, Hazım Hareketi, Nureddin Zengi, İslam Ordusu, Sukur Şam, Mücahitler Ordusu, Faruk Tugayı, Ceyş El Muhacirin, Fatih Sultan Mehmet Tugayı, Semerkant Tugayı, Cephet Şamiye, Liva Şimal Ezaz ve Ceyş Nuxbe gibi gruplardan oluşuyor.
İdlib’den sonra
İrili ufaklı neredeyse 50 grubu aşan selefi, radikal ve paramiliter güçlerin sayısı yaklaşık 100 bin olarak belirtiliyor. Daha önce Hama, Humus, Dera, Kuneytra, Şam, Haleb gibi yerlerden çıkarılan bu grupların çoğu, şimdi İdlib’de Suriye rejimine karşı ayakta kalmaya çalışıyor. Tekrar dünya gündemine gelen bu grupların son kaleleri olan İdlib’i de kaybetmeleri halinde nereye götürülecekleri bilinmiyor. Aileleri de dahil edildiğinde sayıları yüzbinleri bulan bu gücün İdlib’in düşürülmesinden sonra Türkiye’yle de ilişkilerinin bozulacağı öngörülüyor. Her ne kadar sayıları yüzbinleri bulan bu grupların, İdlib’den sonraki sığınakları merak konusu olsa da Türkiye’ye, “Yeterince destek alamadıkları ve sözlerini yerine getirmediği” için öfkelerinin büyük olacağına kesin gözüyle bakılıyor.