İhanet edip kaçanları istemiyoruz

  • Şengal anlaşmasına karşı diplomasi çalışmasına yürüten Êzîdî Kadın Heyeti’nden Zehra Silêman Xelef, ne ittifakı ne de anlaşmayı tanıdıklarını belirterek, “Bizi ölümle burun buruna bırakan ve ihanet eden bir gücü istemiyoruz" dedi. 

Irak Hükümeti ile Federe Kürdistan Hükümeti arasında 9 Ekim’de varılan Şengal anlaşmasına en önemli tepki kadınlardan geldi. Oluşturdukları iki heyetle diplomasi görüşmeleri başlatan kadınlar, Süleymaniye ve Bağdat’ı ziyaret etti. Görüşmeler kapsamında birçok sivil toplum örgütü, kurum ve siyasi parti temsilcileriyle görüşen kadınlar, anlaşmaya karşı tutum alınmasını istedi. Heyette yer alan Êzîdî Kadınlarla Dayanışma Vakfı Yöneticisi Zehra Silêman Xelef, anlaşmanın amacı, Êzîdîlerin tutumu ve gerçekleştirdikleri görüşmeleri Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Zeynep Durgut’a anlattı.

Sırtını dönerek ihanet etti

 Êzîdî toplumunun 2014’te büyük bir zorluklarla karşılaştığını ve mücadele ederek üstesinden geldiğini belirten Xelef, “2014'ten 2020'ye kadar Êzîdî toplumu mücadelesini kararlı bir şekilde sürdürdü. Êzîdî toplumu bu mücadelesiyle bağımsız olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Bu direnişle kendilerini yönetebileceklerini gösterdiler. KDP gibi mevcut güçler, Êzîdî toplumuna sırtını dönerek ihanet etti. Bu halk kaderine terk edildi ve DAİŞ’e karşı savunmasız bırakıldı. Elbette bu Êzîdîlere yapılan en büyük ihanetti. Irak Hükümeti’nin güçleri de o süreçte buradaydı, ancak diğer güçler gibi Irak Hükümeti de Êzîdî toplumu için hiçbir şey yapmadı. Katliam ile yüz yüze bırakıldı. Amaçları Êzîdî toplumunu yeryüzünde bitirmekti ama bunda başarılı olamadılar. Şimdi yapılan bu yeni anlaşmayla 2014’te yarım bırakılanı tamamlamak istiyorlar" dedi.

Topraklarımızı terk etmedik

 Êzîdî toplumunun çok kayıp ve ağır bedel verdiğini ifade eden Xelef, şunları söyledi: “Binlerce kadın ve çocuk vahşice katledildi. Binlerce çocuk kayboldu, binlerce yaşlı insanımız öldürüldü, ancak Êzîdî toplumu düşmana boyun eğmedi ve saldırılara karşılık verdi. Yapılan bu haksızlığa karşılık Êzîdî toplumu, askeri güçlerini örgütleyerek, katledilen, tecavüz edilen, kaybettirilen, aç ve susuz bırakılan çocukların, kadınların, gençlerin intikamını aldı. Bu aslında bütün dünyaya verilen bir mesajdı. Zulmünüz ne kadar artarsa direnişimiz o kadar büyür mesajıydı. Bu mücadeleyi görmeyen duymayan kalmadı. Her şeye rağmen bizler topraklarımızı terk etmedik. Son 6 yıldır zulme karşı örgütlü mücadeleyi veren Êzîdî toplumu oldu.”

Êzîdî toplumu örgütlendi

 Êzîdî toplumunun yarattığı iradeyi tüm dünyanın gördüğünü dile getiren Xelef, şöyle devam etti: “Êzîdî toplumu kendi öz örgütlemesini yaparak askeri ve ideolojik alanında kendisini eğitti. Askeri güçten tutun kurum ve kadınların örgütlenmesine kadar yeni bir yaratım ve varoluşa gitti. Kendini her yerde var etti. Varlığına karşı geliştirilen her tehlikeye karşı mücadele etti ve halen de mücadele ediyor. Böylesi zorlu bir süreçte kadınlar, çok güzel örgütlendi. Çünkü en fazla acı çeken biz kadınlardık. Çoğumuz pazarlarda satıldık ve vahşice katledildik. Örgütlenerek bu zihniyeti topraklarımızdan söktük. Bu yüzden Kendimizi askeri, örgütsel ve kurumsal yapıların içinde yeniden var ettik. Kadın örgütlenmesi, burada her geçen gün genişliyor, her geçen gün büyüyor." 

 

Yeni bir katliama kapı açılıyor

 Federe Kürdistan ile Irak Hükümeti arasında yapılan anlaşmayı ve ittifakı “fermanın devamı” olarak gördüklerini vurgulayan Xelef, bunun kabul edilir bir tarafı olmadığını söyledi. Bu anlaşmanın, Êzîdîlerin iradesini, örgütlülüğünü ve özerkliğini tanımadığını kaydeden Xelef, şunları ifade etti: "Yeni bir katliama kapı açmak istiyorlar. Êzîdî halkının görüşleri, iradesi bir kez daha dikkate alınmadı. Evet, Êzîdî topluluğu olarak bu karara karşı değildik. Bu kararın bir parçasını kabul ediyorduk. Bu parça da fermanda toprağını terk edip Avrupa'ya göç etmek zorunda kalan Êzîdîlerin kendi topraklarına dönmelerine yardımcı olmak içindi. Biz kararın bu boyutuna olumlu baktık ama bizi ölümle burun buruna bırakan ve ihanet eden bir gücün bizim topraklara yerleşmesini hiçbir zaman istemedik ve kabul etmedik.”

Şengal'de olan YBŞ/YJŞ ve Êzidxan Asayiş Güçleri ile Irak güçlerinin güvenliği sağladığını anımsatan Xelef, "Şengal'in onların güvenliğine ve korumalığına ihtiyacı yok. Şengal'in, iradesinin tanınması, özerkliğinin kabul edilmesi ve kazanımlarının korumasına ihtiyacı var" dedi.

Anlaşmayı tanımıyoruz

 Xelef, yaptıkları görüşmeleri de paylaştı: “Iraklı yetkililer ve milletvekilleri ile görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmelerde yapılan ittifak ve alınan kararları kabul etmediğimizi ve reddettiğimizi söyledik. Bizi olumlu karşıladılar ve bu tavrımızı desteklediler." 

 Şengal'de genel olarak bir hareketlilik olduğunu belirten Xelef, “Şengal'de kimse bu ittifakı ve anlaşmayı kabul etmiyor ve buna karşı tavırları da nettir. Şengalliler Êzîdî halkını satan bir zihniyeti bu topraklarda istemiyor. Fermandan kısa bir süre sonra Xanesor, KDP güçleri tarafından saldırıya uğramıştı. Bu uğurda bedel veren aileler, buradaki varlığını istemiyor. Bir tehdit olarak görüyor ve bu şekilde yorumluyor. KDP güçleri buraya yerleştirilirse kanın bir daha döküleceği ve fermanın tekrarlanacağı söyleniyor. Êzîdî kadınlar olarak bizler de bunu kabul etmiyoruz ve buna karşı tavrımız nettir” şeklinde konuştu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.