İhanete karşı mücadele ve yurtseverlik

Forum Haberleri —

.

.

  • Türk sömürgeciliği, Güney Kürdistan’ı her yönüyle işgal edip, ilhak etme sürecine almıştır. Bu kadar da ihanet ve alçaklık olmaz. T.C. Güney’deki güçlerle savaşarak bu sonuca ulaşmadı. Barzani ailesi Güneyi kendi elleriyle T.C.’ye verdi. Neyin karşılığında?

SAİD ZEKİ
Kürdistan’ın güney parçasında sözüm ona bir Kürt devletçiliği ve parlamentosu var. Barzani hanedanlığı ve tayfaları ikide bir papağan gibi bunun Kürt devleti olduğunu, Kürtlerin hizmetinde olup Kürdistan’ı savunduğunu ileri sürseler de tarihsel ve güncel gerçekler söylediklerinin tersinin doğru olduğunu bize göstermektedir. Güneydeki oluşum Barzani ailesinin ve Türk devletinin denetiminde ve onların çıkarlarına hizmet etmektedir. Güneydeki yapı Barzani-KDP eliyle adım adım Türk devletinin bir uzantısı haline getirilip Kürt soykırımın tamamlanmasında çok önemli rol sahibi kılınmıştır. Güney nasıl bu duruma getirildi, kimler bu durumu yarattı vb. soruların cevabı, Barzani ailesi ve güney devletçiğinin oluşum hikayesiyle bağlantılıdır. Her yurtsever Kürt mutlaka bu tarihsel gerçeklikleri bilip iyice bilince çıkarmalıdır. Yazının konusu bunlardan ziyade, Güney Kürdistan nasıl Türk soykırımcılığının bir uzantısı haline getirilmiş, öz olarak ona değinmeye çalışacağız. 

Türk sömürgeciliği, Güney Kürdistan’ı her yönüyle işgal edip, ilhak etme sürecine almıştır. İşin tuhafı mı diyelim ilginci mi diyelim, bu kadar da ihanet ve alçaklık olmaz mı diyelim T.C. Güney’deki güçlerle savaşarak bu sonuca ulaşmadı. Barzani ailesi Güneyi kendi elleriyle T.C.’ye verdi. Neyin karşılığında? PKK-Kürt özgürlük güçlerinin mücadelenin tasfiyesi ve ailesel çıkarlar karşılığında. Bu ilhak etme süreci çok boyutlu, kapsamlı ve derinden yürütülüyor. İşgal ve ilhakın siyasal, kültürel, ekonomik ve askeri alandaki yansımalarına kısaca bir göz atalım.

Siyasi olarak Güney devletçiği oluştuğu andan itibaren sömürgeci, soykırımcı Türk devletiyle birlikte hareket edip onun ve Barzanilerin hizmetindedir. 1992’de oluşan hükümetin parlamentoda çıkardığı ilk temel yasa, Türk devletiyle birlikte PKK ve Kürt özgürlük güçlerine karışı savaşmaktı. 1992’deki güney savaşı böyle gelişti. O günden bugüne bu savaş boyutlanıp derinleşerek, günümüzde ise Zap, Metina, Avaşin, Şengal, Rojava ve Kuzey Kürdistan’da Türk sömürgeciliğiyle birlikte Kürt soykırımını tamamlama düzeyinde sürdürmektedir. Yine Türk soykırımcı devleti siyasi ve askeri olarak KDP’yi kendisine bağımlı hale getirmekle yetinmemiş, KDP ve Türkmenler içinde kendini iyice örgütlemiştir. Ekonomik alana bakıldığında, Güney Kürdistan ekonomisi esasta tarım ve hayvancılığa dayalı bir ekonomik yapıya sahipti. KDP, Türk sömürgeciliğiyle birlikte bu ekonomiyi çökertip Türk devletine bağımlı hale getirdiler. 

Güney Kürdistan’ın temel yer altı yer üstü kaynakları, suyu, petrolü, doğal gazı ve diğer kaynakları sömürgeci Türk devleti ve Barzani ailesinin elindedir. Pazarda deyim yerindeyse iğneden ipliğe kadar her şey Türk malıdır. Barzani ailesi ve Türk devleti trilyon dolarları ceplerine indirirken, güney halkı ülkeyi terk etme yolarındadır. Askeri olarak bakıldığında, askeri karakol ve üslerden tutalım keşif uçakları ve helikopter pistlerine kadar her alana iyice yerleşmiş. İstihbarat-ajan ağları her yere açık bir şekilde yayılmış. Türk sömürgeciliği, askeri alana yerleşmenin yanında KDP’ye bağlı Zêrevan, Roj peşmergeleri ve Parastın’ı kendine bağlamış, özcesi KDP’nin askeri ve istihbarat güçlerinin içine de tamamen yerleşmiş.  

Türk dizileriyle -bu dizilerin ne kadar ırkçı, milliyetçi ve Kürt düşmanı oldukları biliniyor- ideolojik kültürel alanda güney Kürtlerini asimile ediyor. Güney toplumuna özelikle gençlerine bakıldığında tarihsel, toplumsal ve kültürel gerçekliklerinden bu kadar kopukluk, Türk soykırımcılığına yani kendi celladına hayran olma ve kapitalizmin yoz yaşamına sevdalanma buradan gelmektedir.

Güneydeki yurtseverlik, Kürtlük ve direnişçilik direnişçilik böylece tasfiye ediliyor. Irak sömürgeciliğine karşı ülke, hak ve özgürlükleri için uzun yıllar mücadele eden, on binlerce kurban veren, enfalleri ve sürgünleri yaşayan bu halk, işbirlikçi hainlerin aracılığıyla bu hale getirildi. Hiçbir sömürgeci gücün başaramadığı, yaratamadığı tahribatları Barzanilerin eliyle gerçekleştirdiler. 

Her Kürt şu gerçeğin farkına ve bilincine iyice varmalı, bu hain güruha karşı mücadele etmeden ne yurtsever olunabilinir ne de varlığını koruyup özgürlüğünü sağlayabilir. Kürtlüğün de yurtseverliğin de temel ölçütü hainlere, ihanetçilere ve sömürgecilere karşı mücadeleden geçiyor. Bunun böyle olduğunu Zap, Avaşin ve Metina başta olmak üzere direnen özgürlük gerillası ve PKK öncülüğündeki Kürt özgürlük mücadelesi bize gösteriyor. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.