Diyarbakır Newroz Parkı’nın Evrim Alataş Caddesi üzerindeki polis kontrol noktasında bir genç, polis tarafından vurularak katledildi. Elinde bıçak, yarı çıplak vaziyette kontrol noktasında polislerle tartışan şahıs, daha sonra noktayı geçerek koşmaya başladı. Kimi polisler gencin üzerine kimi polisler de havaya ateş açarak genci durdurmak istedi. Bir polis amirinin “Ateş etmeyin” uyarılarına rağmen açılan ateş sonucu genç sırtından vuruldu. Yarasını tutarak yaklaşık 10-15 metre daha kaçan genç, TOMA aracının arkasında yolun kenarında yere yığıldı. Yaklaşık 10 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan genç kurtarılamadı. Cinayetin ardından olay yerindeki gazetecilerin fotoğraf makinelerini kontrol eden polis, makinelerdeki kartlara format çektirdi. 

Diyarbakır Valiliği de konuyla ilgili şu yazılı açıklamayı yaptı: “İlimiz Bağlar İlçesi Nevruz Park alanında gerçekleştirilecek olan Nevruz etkinlikleri miting alanına girmeye çalışan sırt çantalı bir şahıs, alanın güvenliğini sağlamakla görevli güvenlik kuvvetlerince aranmak istenmiş ancak şahıs kendini aratmak istememiş, ‘Çantamda bomba var hepinizi öldüreceğim’ diyerek güvenlik güçlerine bıçaklı saldırıda bulunmuş ve etkinliğin yapılacağı yöne doğru koşmaya başlamıştır. 


Canlı bomba ihtimali!

Şahıs, güvenlik güçlerinin tüm uyarılarına rağmen elindeki bıçağı atmamış ve alana doğru koşmaya devam etmiştir. Söz konusu şahsın canlı bomba olma ihtimali değerlendirildiğinden ve alanda bulunan katılımcıların can güvenliği göz önünde bulundurulduğundan dolayı, arama noktasında görevli güvenlik güçlerince müdahale edilmiştir. Meydana gelen olay sonrasında yaralanan ve etkinlik alanına çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırılan şüpheli şahıs, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir. Konuyla ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca çok yönlü inceleme başlatılmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.”

Gazetecilerin bulunduğu noktada olay meydana gelmesine rağmen Türk basının valiliğin açıklamasına dayandırdığı haber için kullanılan yerdeki fotoğrafta dahi gencin çıplak olduğu görülüyor.


Kare kare vurulma anı

Kare kare dihaber’in objektiflerine yansıyan fotoğraflarda ise arama noktasında üstü çıplak bir şekilde sağ eliyle bıçağı göğsüne dayamış şekilde görünüyor. Hemen yanı başında 4 polis bulunuyor, arkasında ise yaklaşık 4 metre uzakta genç bir polis silahını doğrultmuş bekliyor.

Daha sonra sağ elinde bıçak, sol elinde ise yarım litrelik su şişesi bulunan genç koşmaya başlıyor ve o esnada gençle tartışan polisler arasında bulunan bir polis belindeki silahı çıkarıyor. Daha önce arkadan silah doğrultan genç bir polis ve yanındaki diğer bir polis havaya ateş açıyor. Ancak başka bir polis ise silahını çekerek, arkadan ateş ediyor. 

Gencin vurulma anı yüzüne yansıyor ve bir süre elindeki su şişesini de bıçağın bulunduğu eline alarak sol eliyle yarasını tutup bir süre daha koşuyor. Daha sonra yolun kenarında yere yığılıyor. Ambulans gelene kadar da yaşayan gencin daha sonra yaşamını yitirdiği anlaşılıyor.


Üniversite öğrencisi

Türk güçlerinin, Valiliğin ifadesiyle ‘canlı bomba olma ihtimali’ bahanesiyle katlettiği kişinin Adıyaman doğumlu, Malatya’da ikamet eden İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencisi Kemal Kurkut olduğu anlaşıldı. Kurkut Ailesi, Diyarbakır Valiliği’nin yaptığı “‘Çantamda bomba var hepinizi öldüreceğim’ diyerek elindeki bıçakla alana koştuğu için canlı bomba olma ihtimali değerlendirildiğinden müdahale edilmiştir” şeklindeki açıklamayı yalandı. Aile, çocuklarının Newroz kutlaması için Amed’e gittiğini söyledi. 


AKP’li belediyenin düşmanlığı

Önceki akşam Malatya Adli Tıp Kurumu’na götürülen Kurkut’un cenazesi, sabah saatlerinde ailesi, HDP milletvekilleri Behçet Yıldırım ve Alican Önlü, HDP ve DBP il yöneticileri ile yüzlerce kişi tarafından alınarak, Alibaba Mezarlığı’nda bulunan morga götürüldü. 

Cenazenin burada yıkanmasının beklendiği sırada morgun suyu, AKP’li Battalgazi Belediyesi görevlilerince kesildi. Suyun kesilmesi üzerine belediye yetkilileri ile görüşen aileye, önceki gece Alibaba Mezarlığı’nda kazılan mezar yerine defin yapılmasına izin verilmeyeceği, cenaze aracı ve çadır da tahsis edilmeyeceği bildirildi. Bunun üzerine morg önünde kısa süreli tartışma yaşanırken, aile cenazeyi kendi imkanlarıyla yıkadı. 


Emniyet aracı engelledi

Morg önünde bekleyen Kurkut’un amcası Yusuf Kurkut, cenazelerini almadan önce Battalgazi Belediyesi’nden taziye çadırı ve cenaze taşıma aracı ayarladıklarını söyledi. Malatya Adli Tıp Kurumu’ndan cenazeyi aldıktan sonra morga geldiklerini anlatan Kurkut, Malatya Emniyet Müdürlüğü’nün cenaze aracının gelmesine engel olduğunu söyledi. Amca Kurkut, “Üç defa cenaze aracının gelmesini engellediler. Mezar yerini de ayarladık fakat sit alanı diye vermediler. Akşamdan Battalgazi Belediyesi’nden çadır ayarladık ama çadırı da vermediler. Çadırı kendimiz ayarladık. Biz cenazemizi sırtımızdan da getirebilirdik. Biz de buranın insanıyız” diye tepki gösterdi. 

Cenaze daha sonra morg önünde bulunan bir yurttaşın minibüsüne alınarak Topbaş Mezarlığı’na getirildi. Kurkut’un cenazesi, ağıt ve gözyaşları arasında toprağa verildi. 


Türk yetkililer yalan söylüyor

Cenaze töreninde konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Kemal de herkes gibi bir sevinci, bir bayramı yaşamak istedi. Ama hepimize olduğu gibi gibi Kemal’e de bunu çok gördüler” dedi. Kurkut’un öldürülmesine ilişkin yetkililerin yalan söylediğini vurgulayan Önlü, “Neymiş çantası varmış da, kitleye doğru koşup ‘Patlatacağım’ diye bağırıyormuş. Bu kadar riyakarlık olamaz. Hem öldürmek hem de bu kadar münafıklık olmaz. Kerbela’dan bugüne kadar yaşadık ama Yezid soyu da devam ediyor. Nasıl ki Hazreti Hüseyin’in direnişi devam ediyorsa Kemal gibi, Yezid’in soyu da devam ediyor” diye konuştu.

Belediyenin cenazenin defnedilmesine engel olmasına da tepki gösteren Önlü, “Yezid de Hazreti Hüseyin’in defnedilmesine müsaade etmedi. Bu defnedilmeyi engelleyenler kendilerine Müslüman dediler. Kemal’e bir toprağı çok gördüler. Arabayı götürdüler, suyu kestiler. Bu nasıl bir Müslümanlık, nasıl vicdan?” diye sordu.

Kurkut’un hiç uyarılmadan, kendisini tanıtmaya izin verilmeden katledildiğini belirten HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım ise, “Avrupa’ya demokrasi dersi vermeye kalkanlar, bizlere demokrasiyi böyle gösteriyorlar. Bu olayın peşini bırakmayacağız. Kemal’i katledenler mutlaka cezalandırılacak” dedi. 

Cenaze töreninin ardından kitle mezarlıktan ayrıldı. 


Son paylaşımı

Kemal Kurkut’un @kemal93614231 isimli twitter hesabından paylaştığı iki mesaj dikkat çekiyor. 

Şırnak’ta günlerce kaybedilmek istenen ancak daha sonra tutulduğu bodrumdan kaçarak Federe Kürdistan’a bağlı Kerkük kentine geçen Hurşit Külter için açılan taga #WhereisHursitKulter mesajını paylaşarak destek veren Kemal Kurkut, bir arkadaşının, 2 Ağustos 2016’da paylaştığı, “6 milyonu yok sayınca bizi yok etmiş olmuyorsunuz. Satılmış medya. Zift medyası. Yandaş medya. Lağım Çukuru #KalleşMedyanınHDPsansürü var” twitini de retweetlemiş.


ABDURRAHMAN GÖK/DİHABER/AMED