Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi'nde 11 Şubat 2011 tarihindeki bir yürüyüşte yaşanan patlamada Engin Aktaş'ın her iki eli bilekten kopmuş ve patlamayla bağlantılı olarak tutuklanmıştı. Aktaş'a "Kamu düzenini bozmak", "Kasten adam öldürmek", "Patlayıcı madde bulundurmak" ve "Örgüt üyesi olmak" suçlamalarıyla ağırlılaştırılmış müebbet cezası verilmişti. Verilen 28 yıl ceza 20 Temmuz 2012 tarihinde Yargıtay tarafından onaylanmıştı. Aktaş'a Erzurum İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından tek başına ihtiyaçlarını giderilemeyeceğine dair rapor verildi. Hastane Başhekimliği tarafından hazırlanan raporda, “Engin Aktaş 11/02/2011 tarihinde her iki üst extremite elden itibaren travmatik ampulasyon uygulanmış, tedavisi tamamlanmıştır her iki el amputasyonu olduğu için günlük yaşam aktivitelerini tek başına yapamaz. Protez kullanımı açısından ortopedi görüşü alınması uygundur. Oy birliği ile karar verildiği bildiren sağlık kurulu raporudur” denildi.


Rapora rağmen

"Temel ihtiyaçlarını karşılayamaz" raporuna rağmen Aktaş, bir hücrede tek başına tutuluyordu. Baba Tahir Aktaş, hastaneden verilen rapora göre oğlunun tek başına bir bardak su bile içemeyeceğini belirterek, adalet istedi. Bir ay önce Erzurum H Tipi Cezaevi'ne giderek oğluyla haftalık görüş gerçekleştirdiğini belirten Aktaş, "Kapalı görüşte telefon avizesini eline alamadı" dedi.
Elinde patlayıcı patladığında iki elini birden kaybetmesinin de şüpheli olduğunu belirten baba Aktaş, şunları söyledi: “Adalet istiyorum. Benim oğlum rekor cezayla cezalandırıldı. Kimseyi öldürmedi oğlum, Kürtçe savunma yaptı diye mi bu kadar hızlı bir şekilde ağırlaştırılmış ve 28 yıl ceza verdiler. Tüm bunlar Kürt olduğumuz için mi oğlumu canlı bir şekilde gömdüler. Ben Kürt'üm, Kürt olarak doğdum. Beni Allah böyle yarattı. İtiraz eden biri varsa bunu Allah'a söylesinler” dedi. Mahkeme heyetinin sırf Kürtçe savunma yaptığı için “Engin’in akıllanmadığını” söylediğini belirten baba Aktaş, “Benim oğlum Kürtçe konuştuğu için mahkeme heyeti oğlun akıllanmamış. Benim oğlum anadilini konuşmuş diye bu kadar ceza verilir mi?” diye sordu.

AÐRI