Dört gün önce sosyal medyaya bir fotoğraf düştü. Havadan çekilmiş fotoğraf Türk devlet güçlerinin Şırnak’ta gerçekleştirdiği yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor. 46 gündür bütün katliam ve bombardımanlarına rağmen Şırnak’taki direnişi kıramayan devlet güçleri, gerçeğin çıplak fotoğrafını yalanlarla örtmenin telaşında. Önceki gün Şırnak’ın henüz yıkılmamış bir bölgesinde dumanların yükseldiği bir binayı gösteren fotoğrafla birlikte tek ağızdan yalan yayan senkronize medyanın Goebbelsci çırakları, muhtemelen şevk ile enter tuşuna basmanın komutunu bekliyordu: ‘Şırnak’ın yüzde 65’i temizlendi’, ‘PKK Şırnak’ta köşeye sıkıştırıldı’, ‘Şırnak’ta PKK’lılar çembere alındı’, ‘Büyük operasyon 3 mahallede yoğunlaştırıldı’… Ki onlar devlet kurşunuyla vurulmuş 2 yaşındaki bir çocuğun gözlerindeki hakikati hiç görmemiş olup savaşı bir safariye benzetirler – Nazlı Çelikler gibi… Derisi doldurulmuş ölü bir aslanın başına dokunup ‘cesaret’ fotoğraflarını çekerken, hesaplamazlar nasıl bir suça bulaştıklarını. Ya da kendilerine meslek edindikleri yalanlarla paçayı kurtarabileceklerini sanıyorlardır. "Savaşta önce gerçekler ölür" demek kolaydır; yalanının hesabını vermek değil. 

Şırnak’ı kuş bakışıyla gösteren fotoğrafın yayınlandığı günün ertesinde benzer bir kareye rastladım. Sırtını bir dağın eteklerine vermiş bir şehir. Binaları yıkılmış. Belli ki havadan bombalanmış. Görüntü aynı fakat zaman ve mekan ayrı. Burası, adını çoğunlukla Picasso’nun ünlü tablosundan bildiğimiz Bask kenti Gernika (Guernica). Üç gün önce Gernika Katliamının 79’uncu yıldönümüydü. Dün ise Gernika şehrinin 650’nci kuruluş yıldönümüydü.

Faşist diktatör Franco’nun talimatıyla 26 Nisan 1937 günü toplam 53 Alman ve İtalyan savaş uçağı tarafından bombalanan Gernika’nın Bask halkı için özel bir anlamı var. Katliam, ancak Basklar açısından taşıdığı özel anlam ile anlaşılabilir. 

Bugün toprakları İspanya ve Fransa devletleri arasında ikiye bölünen Bask halkı, yüzyıllar boyu kendi kendini yönetti. Farklı dönemlerde çevre kraliyetlerinin egemenlik sahalarını genişletmek uğruna başlattığı savaş ve işgaller olmakla birlikte Baskların idaresi şu veya bu düzeyde özerk ve bağımsızdı. 1366 yılında kurulan ve halk arasında kutsallığa sahip olan Gernika ise Ortaçağ’dan itibaren Bask meclis toplantılarının gerçekleştirildiği yerdi. Hatta Kastilya kralları şehrin merkezindeki meşe ağacının altında, Bask halkının sahip olduğu özerk haklara saygı göstereceklerine dair yemin içerlerdi. Gernikako Arbola olarak isimlendirilen bu meşe ağacının altında ayrıca 1876 yılına kadar bütün Bask Ülkesi’nden yaşlılar heyetleri yılda bir toplanıp, bir çeşit demokratik özerklik uygulardı. Bu meşe ağacı, Baskların toprağa bağlılık yeminini ettiği yerdi ayrıca. 

1936’da Franco öncülüğünde darbe yapıldığında Bask direnişinin merkezileştiği yer yine Gernika olacaktı. Ancak şehrin 53 savaş uçağı tarafından bombalanmasının tek sebebi, Gernika’daki direnişçi halkın teslim alınması değildi. Gernika semboldü. O nedenle Gernika’nın bombalanması ile bir bütünen Bask direnişinin kırılması amaçlanıyordu. Hedeflenen, bir halkın direniş tarihi, mücadele ruhu, özgürlük isyanıydı. Bundan dolayı Bilbao ya da başka bir Bask şehri değil de Gernika seçilmişti. 

3 saat süren bombardıman sonucu, o zamanki şehir nüfusunun dörtte biri olan 1.654 insan katledildi. Alman hava güçlerinin ilk uluslararası hukuk ihlalini teşkil eden Gernika Katliamı uluslararası düzeyde yoğun tepki çekince Diktatör Franco, Kürtlere oldukça tanıdık bir pişkinlikle şehri Baskların kendileri tarafından yıkıldığını iddia etti. 

Günümüzde Gernika, faşizmin vahşetini simgeleyen bir addır. Bu vahşet karşısında dehşete kapılan ressam Picasso’nun tablosu, on yıllardan beri dünyanın dört bir yanında bu katliamın unutulmamasını sağlıyor. Ve unutulmuyor da. Silah tekniğini denemek amacıyla bu katliamı gerçekleştiren Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Roman Herzog 1997 yılında resmi olarak Alman devleti adına Bask halkından özür diledi. Gernika bu anlamda Almanya’nın tarihine bir diğer utanç lekesi olarak geçti. 

Bugün Şırnak’ta, Gever’de, Sur’da ve Bakûr’un diğer yerlerinde Kürt halkının iradesini ve direnişini bombardımanlarla kırmayı amaçlayanlar tarihi kendileriyle başlattıkları için gerçek tarihten bihaberler. Onlar bir halkın direniş tarihinin yıkıntılara gömülebileceğini ve kendilerinin kahraman olarak tarihe geçeceğini sanacak kadar cahiller. Oysa yakın tarih bile tersini kanıtlayan örneklerle doludur. Ki Bask halkının direniş ruhunu yok etmeyi amaçlayan Gernika Katliamında şehir tümüyle kül olurken mucizevi şekilde geriye kalan meşe ağacının gövdesi, Bask özgürlük mücadelesinin dirildiği yer oldu.