ABD ve Rusya, Suriye’deki iç savaşa siyasi bir çözüm bulmak ve Esad rejimi ile Suriyeli muhalifleri masaya oturtmak amacıyla bu ay içinde uluslararası konferans düzenlenmesinde anlaştı. Karar, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’in Rusya ziyaretinde alındı. Amaç ise “iki tarafı da masaya getirmek” olarak açıklandı. Konferansın geçen yıl Haziran’da kabul edilen Cenevre Anlaşması çerçevesinde bu ay içinde tertip edilmesi bekleniyor. Bu anlaşma, ülkede şiddeti sona erdirmek için bir yol haritası oluşturulmasını, bir geçiş hükümeti kurulması için hükümet ve muhalefetin birlikte müzakereler yürütmesini ve Beşar Esad ülkede kalsa bile yürütme görevinin geçiş hükümetine devredilmesini öngörüyordu. Ancak anlaşma ölü bir metin olarak kalmıştı. Anlaşmasının yenilenmesi için konferansa hem Esad rejiminin hem de muhaliflerin katılması planlanıyor.

Stratejik hesaplar

Uzmanlara göre, Rusya ve ABD’nin ortak girişiminin arkasında stratejik hesaplar yatıyor. Zira Obama yönetimi Suriye’ye askeri müdahalede bulunmak istemiyor. Uzmanlar Obama yönetiminin muhalifleri silahlandırma, uçuşa yasak bölge oluşturma gibi seçenekleri düşündüğünü ancak işin, içinden çıkılamayacak boyutlara ulaşması endişesi nedeniyle askeri operasyon konusunda geri durduğuna dikkat çekiyor.

Almanya ve BM’den destek

Bu kaygıları paylaşan Almanya’dan da konferansa tam destek geldi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, yeni süreci destekleyeceklerini açıkladı. BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Lakhdar Brahimi de iki devletin Suriye krizine siyasi çözüm bulunması konusunda mutabakata varmasını önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Muhaliflere jet yanıt

Ancak karar muhalifleri memnun etmedi. Suriye Muhalif ve Devrimci Ulusal Güçler Koalisyonu (SMDK), “Esad varsa biz yokuz” tutumunu yineledi. Muhaliflerin bu çıkışı üzerine ABD Dışişleri Bakanı Kerry, “Esad geçiş hükümetinin parçası olmayacak” sözünü yineledi. Kerry bu açıklamayı dün Roma’da Ürdünlü mevkidaşı Nasır Cude ile görüştükten sonra yaptı. Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney’den de “Esad’a kesinlikle yer yok” açıklaması geldi.

İngiltere silah temininde ısrarlı

İngiltere ise SMDK’ye yönelik silah ambargosunun kaldırılması ya da hafifletilmesi için harekete geçti. İngiltere silah ambargosunun kaldırılması talebini yazılı olarak Brüksel’deki Avrupa Birliği üyelerine yolladı. İngiltere silah ambargosunun kaldırılmasının muhalifleri güçlendireceğini ve bunun da Esad rejimini siyasi bir çözüm için müzakereye oturmaya zorlayacağını savunuyor. Fransa, İngiltere ile aynı fikirde ancak diğer AB ülkeleri muhaliflere verilecek silahların El Nusra gibi radikal İslamcı grupların eline geçmesinden kaygılanıyor. Ancak muhalifler halihazırda Körfez’deki destekçileri üzerinden zaten silah alıyorlar. Ambargonun kaldırılması silah teminini yasal zemine çekecek. Ayrıca muhaliflerin talep ettiği anti tank ve uçak savar füzeleri gibi silahların verilmesinin de önü açılacak.

Cameron da Rusya yolcusu

Bugün Moskova’ya gitmesi beklenen İngiltere Başbakanı David Cameron’un Suriye konusunu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de konuşacağı belirtiliyor. Cameron bu görüşmenin ardından ABD Başkanı Barack Obama’yla da Beyaz Saray’da bir araya gelecek.

Sarin gazı suçlaması

Cameron, Rusya ziyareti öncesi Meclis’te yaptığı konuşmada, Esad’ın muhaliflere karşı sarin gazı kullandığını öne sürdü. Cameron bu savını “sınırlı fakat ikna edici bilgilere” dayandırdığını belirtti. Esad rejimi ise “kimyasal silah kullandığı” iddialarını yalanlıyor. Kimyasal kullanımını “kırmızı çizgileri” olarak tanımlayan ABD, “faili bulmak için daha fazla kanıta ihtiyacımız var” derken, BM Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Carla Del Ponte ise muhalifleri işaret etmişti. Muhalifler, suçlamaları reddederek, BM’den inceleme talep etmişti. Ancak bunun için Esad rejiminin resmi izni gerekiyor.

İsrail ile Esad restleşiyor

Tüm bunlar arasında İsrail ile Suriye arasındaki gerginlik karşılıklı meydan okuma ile devam ediyor. İsrail’in bir hafta içinde iki kez Suriye’ye hava saldırısı düzenlemesinin ardından İran, Esad’a verdiği desteği güçlendirdi. Ürdün ziyareti sonrası önceki gün Şam’a geçen İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Beşar Esad’la görüştü. Saldırı sonrası ilk kez konuşan Esad, “Suriye’nin İsrail’e karşı koyacak güçte olduğunu” söyledi. Salihi de ülkesinin İsrail’e karşı Suriye’nin yanında olduğunu vurguladı ve “Suriye’ye dış müdahaleyi kabul etmeyeceğiz” dedi. İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon’dan ise “Suriye tarafından açılacak her ateşe cevap verilecek” uyarısı geldi. İsrail’in, Suriye’deki iç savaşa müdahil olmadığını savunan Yalon, “Ancak kimyasal silah ve ileri teknoloji ürünü öldürücü silahların Hizbullah örgütüne nakledilmesine de izin verecek değiliz. Herhangi bir silah gönderme girişimi, İsrail için kırmızı çizgileri geri döndürecektir” diye konuştu. Geçen haftasonu İsrail Şam’ı vurmuş, saldırıda 42 askerin öldüğü iddia edilmişti. İsrail, bombaladığı askeri tesiste Hizbullah’a sevkedilmeyi bekleyen İran menşeli füzeler olduğunu iddia ediyordu.

HABER MERKEZİ