Fransa Gündemi


Fransa hükümeti, Charlie Hebdo ve koşer markete yönelik Ocak ayındaki kanlı saldırılardan sonra 'terörle mücadele' konusunda yeni bir sayfa açtığını ilan ederek yasal tedbirlerini arttırırken, polisin ardından askeri de sokağa indirmişti. İlk aylardaki gibi güvenlik tedbirleri görünür olmasa da Fransa’nın geceleri banliyölerdeki operasyonlarla geçiyor. Arada bir merkezi garlar şüpheli paketle ayağa kaldırılırken, Yahudi semtlerinde asker sürekli nöbet tutuyor. Saldırılarla bağlantılı olarak gözaltı ve sorgu süreçleri de sürüyor. Ayrıca sokaktaki önlemlere internet ortamındaki tedbirler de eklendi. En son İçişleri Bakanlığı, Kasım ayında çıkan yeni yasaya dayanarak, radikal dinci örgütlere propaganda imkanı tandığını belirtilen 5 internet sitesine erişimi engelledi. İnternet ortamında tedbirlerin giderek sıklaştırılacağı da bakanlık tarafından her fırsatta hatırlatılıyor.  

DAİŞ ve diğer radikal dinci örgütlerin katliam ile saldırılarını destekleyen sitelerin varlığı Fransa’da geçtiğimiz yıl Mayıs ayında gündeme gelmişti. 

O dönemde İçişleri Bakanlığı'nca yapılan araştırmalar, Fransa’dan Suriye’ye savaşmaya giden gençlerin internet ortamında örgütlendiğini ortaya koymuştu. Bu veriler üzerine hükümet, Suriye’ye savaşa giden gençlerin kontrol altına alınması için şüpheli görülen kişilere gerektiğinde sınırdışı yasağı koyabilmeyi ve sakıncılı sayılan internet sitelerinin kontrolünü kolaylaştıran yeni 'Terörle Mücadele Yasa' tasarısını hazırlamıştı. Söz konusu tasarı Kasım ayında Fransa Meclisi ve Senato’sunda onaylanmış ve yasalaşmıştı. Yasa, terörist saldırıları provoke eden veya haklı gösteren internet sitelerinin devlet kurumlarınca kapatılabilmesine de olanak tanıyor. 

Fransa’da terörü övenlerle mücadele konseptinden en son ünlü komedyen Dieudonne M'bala da nasibini aldı. M'bala, Facebook sayfasına, Charlie Hebdo saldırısı ardından yayılan "Je Suis Charlie" (Ben Charlie'yim) sloganıyla, saldırganlardan Amedy Coulibaly'nin adını birleştirerek "Bu akşam ben kendimi Charlie Coulibaly gibi hissediyorum" diye yazmıştı. "Terörü mazur göstermekten" suçlu bulunan komedyen 2 ay hapse çaptırıldı. Ancak cezası ertelendi.  Komedyen Dieudonne M'Bala, Yahudi düşmanlığı suçlamasıyla daha önce birçok kez mahkum olmuş ve 65 bin Euro para cezasına çarptırılmıştı. Ünlü komedyenin ülke genelindeki gösterileri de Charlie Hebdo saldırısından sonra yasaklanmıştı. 

Fransa’da yoğun güvenlik tedbirleriyle paralel sokaktaki 'terör' paranoyası sürerken, ülkede aşırı sağ da yükselmeye devam ediyor. Hükümetin tedbirleri de bu yükselişe katkı sunuyor. FOP ve Electionscope isimli kuruluşların yaklaşan il meclisleri seçimlerine dair yapmış olduğu anketlerin sonucu da bunu doğruluyor. Fransa’nın ulusal kanalları ile birçok gazetede yayımlanan anket sonuçlarına göre aşırı sağcı ve yabancı düşmanı Marine Le Pen'in partisi Ulusal Cephe'nin oyu yüzde 31'e yükselmiş durumda. UDİ ve UMP partilerinin oluşturduğu merkez sağ ittifak ise yüzde 29 oy oranına sahip. İktidardaki Sosyalist Parti ise 10 puan geriden, yüzde 19 oy oranıyla üçüncü sırada bulunuyor. Diğer partiler ise yüzde 10 sınırının altında kalıyor. Oysa bir önceki seçimde sol partiler, il meclislerinin yüzde 60'ını elde etmişti. Yerel meclislerde yapılacak seçimlere halkın ilgisi ise yine yüzde 50’de kaldı. Aşırı sağın hızlı yükselişiyle 2017'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Élysée koltuğunu zorlayacağını gösteren bu sonuçlara rağmen iktidarda bulunan Sosyalist Parti ise mevcut politikasıyla bu duruma katkı sunmaya devam ediyor.