• Rêber Apo’nun özgür siyaset yapacağı, özgür siyaset yapmanın engelsiz hale geleceği özgürlük yasalarının çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Özgürlük Hareketi, "Hareket Yönetimi olarak, AKP-MHP iktidarına mevcut sürece ciddi ve sorumlu yaklaşması, Türkiye’nin hayrına olacak bir çözüm için gerekli adımları gecikmeden atma çağrısı yapıyoruz" diye seslendi.

 

Butlan kararı ve sonrası yaşananları sadece CHP ile ilgili görmenin; bu yönelimin içeriğinin yaratacağı sonuçları anlamamak olduğunu vurgulayan Kürt Özgürlük Hareketi, bu saldırının Türkiye’de özgürce demokratik siyaset yapılabileceğine yönelik kuşkuları daha da artırdığının altını çizdi. İki yıla yakındır bu sürecin başarısı için Rêber Apo’nun özgür siyaset yapacağı, özgür siyaset yapmanın engelsiz hale geleceği özgürlük yasalarının çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Özgürlük Hareketi, "Hareket Yönetimi olarak, AKP-MHP iktidarına mevcut sürece ciddi ve sorumlu yaklaşması, Türkiye’nin hayrına olacak bir çözüm için gerekli adımları gecikmeden atma çağrısı yapıyoruz" diye seslendi.

'Hareket Yönetimi' imzasıyla yapılan yazılı açıklamada,  Rêber Apo, 27 Şubat 2025 tarihinde Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'yla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde yaşananlar özetlendi, Kürt tarafının attığı adımlar hatırlatıldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilk konuşmasında vurguladığı 'umut hakkı'nın bugüne kadar bir biçimde pratikleşmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Hareket Yönetimi adına 5 Mayıs’ta, sürecin ilerlemesi açısından Rêber Apo’nun muhataplığı ve statüsünün yasallaştırılmasının gereğinin tekrar altının çizildiği kaydedildi. Bu çağrının yapıldığı gün Devlet Bahçeli'nin Rêber Apo’nun statüsünün ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü’ olarak belirlenmesi gerektiğini açık biçimde ifade ettiği anımsatılan açıklamada, ancak daha ilk günden AKP yetkililerinin 'statü yok, İmralı ile örgüt arasında hat kurulması var' diyerek karşı tutum aldığına işaret edildi.

Bahçeli'nin ikinci açıklaması

Devlet Bahçeli’nin 18 Mayıs'ta Türkgün gazetesinde yayınlanan 7 başlıktaki yol haritasında saygı sınırını aşan üsluba dikkat çekilen açıklamada, şu eleştiriler yöneltildi: "Bu açıklamada Rêber Apo’nun konumuyla ilgili; bir statü yok, mahkûmiyet hali devam edecektir, denilmiştir. Koordinatörlük rolü de örgütün tasfiye edilmesi süreciyle sınırlandırıldığı gibi, Rêber Apo’nun ve Kürt Özgürlük Hareketi üyelerinin özgürce demokratik siyaset yapacağı özgürlük yasalarından ise hiç söz edilmemiştir. Sadece hukuki meşruiyeti olanlar siyaset yapabilir, denilerek Rêber Apo ve Özgürlük Hareketi üyelerinin siyaset yapamayacağı ifade edilmiştir. Metinde yer yer demokrasiden söz edilse de sadece çözüm içermeyen tasfiyeye odaklanmış yol haritasına bir sos olarak kullanılmıştır. Bahçeli’nin ortaya koyduğu yol haritasında Rêber Apo’nun hiçbir toplumu temsil etmediği de belirtilmektedir. Bu, zaten Kürt'ü ve siyasi iradesini tanımama, dolayısıyla Kürt sorununu çözmek istememe anlamına gelmektedir. Bu yaklaşım, demokratikleşme temelinde Kürt sorununu çözme iradesinin olup olmadığı konusunu tartışmalı hale getirmektir. Gerçek bir demokratikleşme, Kürt varlığını tanır ve sorunun çözümünü de sağlar. Metinde zaman zaman dile getirilen demokrasiye böyle bir anlam yüklenmemiştir."

CHP'ye butlan ve saldırı, çözüm olmadığına işaret

CHP’ye yönelik butlan kararı ve merkezine saldırının, AKP iktidarının demokrasi anlayışının nalıncı keseri gibi kendine yontması olduğunu göstertiği belirtilen açıklamada, Türkiye’de 100 yıllık Kürt sorununun çözümünde CHP’ye rol verilmesi gerekirken bu yönelimin, Kürt sorununda çözüm anlayışının olmadığı düşüncesini güçlendirdiği vurgulanan açıklamada, şunları ifade edildi: "Kürt sorunu demokratikleşme temelinde çözülecekse demokratik siyasal alana yönelik böyle bir müdahalenin olmaması gerekirdi. Demokrasinin en temel koşulu olan özgür siyaset yapmaya saldırılacak, ondan sonra da demokrasiden söz edilecek. Buna demagojiden başka ne denilebilir! Rêber Apo, Kürt Özgürlük Hareketi'ne silahlı mücadeleyi bıraktırıp demokratik siyasal mücadele içine sokmaya çalışırken, demokratik siyasete yönelik bir saldırı yapılmıştır. Bu saldırı, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne bir sabotaj ve provokasyon olarak değerlendirilirse kim yanlış söylüyorsunuz diyebilir? AKP iktidarı süreci araçsallaştırıyor, kendi parti çıkarı için kullanıyor, diyenlere kim yanlış söylüyorsunuz diyebilir?

Karar ve yaşananlar, sadece CHP'yle ilgili değil

DEM Parti, haklı olarak CHP’ye yönelik saldırı sadece CHP’yi ilgilendirmiyor, dedi. CHP, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına oy verdiğinde, demokrasi güçleri bu size de döner, demiştir. CHP’ye yönelik böyle bir saldırının tüm siyasi alana yöneleceği de açıktır. Bu yönelime karşı çıkmak, demokrat olmanın ve demokrasi gereğidir. CHP içindeki iç mücadele, şöyle ya da böyle olabilir. Butlan kararı ve sonrası yaşananları, sadece CHP ile ilgili görmek; bu yönelimin içeriğinin yaratacağı sonuçları anlamamak olur. Bu saldırı, Türkiye’de özgürce demokratik siyaset yapılabileceğine yönelik kuşkuları daha da artırmıştır.

Üzerimize düşeni yaparız, ancak sonuç vermesi için...

Biz, Özgürlük Hareketi olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni sonuca götürmek için bundan sonra da üzerimize düşeni yapacağız. Rêber Apo’nun başarıya götürme çabalarına sahip çıkmaya devam edeceğiz, ancak bu çabaların sonuç vermesi için Rêber Apo’nun ve Özgürlük Hareketi üyelerinin demokratik siyaset yapacak konumda olması gerekir. Hem Önderlik bir mahkûm olarak tutulacak hem de barış ve demokratik toplum sürecinden sonuç beklenecek! Bu, mevcut sürecin karakterini anlamamaktır.

Gerekli adımları gecikmeden atın

İki yıla yakındır bu sürecin başarısı için Rêber Apo’nun özgür siyaset yapacağı, özgür siyaset yapmanın engelsiz hale geleceği özgürlük yasalarının çıkarılması gerekirdi. Demokratik siyasetin merkezinde olduğu demokratik entegrasyon ancak böyle gerçekleşir. Böylece sürecin amacı olan demokratikleşme temelinde Kürt sorununun çözümü sağlanmış olur. Hareket Yönetimi olarak, AKP-MHP iktidarına mevcut sürece ciddi ve sorumlu yaklaşması, Türkiye’nin hayrına olacak bir çözüm için gerekli adımları gecikmeden atma çağrısı yapıyoruz."