• Kardeşi Ferhat Alkan, 2014'te gerillaya katıldı, dört yıl sonra şehadet haberi geldi; diğer kardeşi, 2014'te Kobanê direnişine katıldı, hâlâ haber alamıyor Muhsine Aslan.
  • Muhsine Aslan, "Binlerce şehidimiz var. Onlar, her zaman önde yürüdü, karanlık yolumuzu aydınlattı. Biz de o yolda yürüdük. Elimizden geleni yapmaya da devam edeceğiz” dedi.

 

İki kardeşi Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'ne katılan Muhsine Aslan, 'çerçeve yasa'yı olumlu bulduklarını, ancak atılması gereken birçok adım olduğunu vurgulayarak, "Çocukluğumuzdan beri sokaklardayız, mücadele ediyoruz. Aileler, ablalar, kız kardeşler, anneler, babalar gelin omuz omuza verelim. Evde oturmasınlar, küsmesinler, darılmasınlar; gelsinler. Bu sürece sahip çıkalım, sesimizi yükseltelim, barış gelsin. Kanla kan yıkanmaz" diye seslendi.

Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) yöneticisi Muhsine Aslan, JINNEWS'ten Rozerin Gültekin'e konuştu. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'ne katılan iki kardeşinin, zulme başkaldırdığını; Kürtlerin özgürlüğü için mücadele ettiğini vurgulayan Aslan, şunları söyledi: “Kardeşim Ferhat Alkan, 2014'te Kürt Özgürlük Hareketi’ne katıldı. O zaman 25 yaşındaydı, 2018'de şehit düştü. Diğer kardeşim de 2014'te Kobanê savaşına katıldı. Ondan haber alamadık, durumunu bilmiyoruz. Sadece benim kardeşim tek değil, binlerce şehidimiz var. Onlar orada mücadele ederken, biz de buradan mücadele yürütüyoruz. Onlar her zaman önde yürüdü, biz de arkalarından. Onlar, karanlık yolumuzu aydınlattı. Biz de o yolda yürümeye devam ettik. Elimizden geleni yapmaya da devam edeceğiz.”

Haklarımızı da barışı da istiyoruz

'Çerçeve yasa'nın olumlu bir adım olduğunu belirterek, daha atılması gereken adımlara işaret eden Muhsine Aslan, “Bundan sonra savaş olmasın, gözyaşları dökülmesin, anneler ağlamasın. Biz zaten savaşa ‘hayır’ diyoruz. Barış ve kardeşlik içinde bir çatı altında yaşamak ama aynı  zamanda bütün haklarımızı istiyoruz. Mesela hasta tutsakların serbest bırakılması lazım. Özellikle Abdullah Öcalan, Kürt Halk Önderi  olarak aramızda olmalı. Fiziki özgürlüğü de inşallah olacak. Biz ona güveniyoruz, yolunda da yürümeye devam edeceğiz” dedi.

Kan, kanla yıkanmaz

Babasına gözlerinin önünde işkence yapıldığını, tutsak amcalarını ziyarette yaşadıklarını; baskıları ve operasyonları hatırlatan Aslan, şunları ifade etti: “Çocukluğumuzdan beri sokaklardayız, mücadele ediyoruz ama üç yıldır MEBYA-DER’de çalışma yürütüyorum. Nerede barış çalışması olsa oradayım. Elimden ne gelirse yapıyorum, yapacağım da. Barış gelene, Kürdistan bayrama dönüşene kadar mücadeleye devam edeceğim. Barış için herkes, aileler, ablalar, kız kardeşler, anneler, babalar gelin omuz omuza verelim. Mücadeleye, özgürlüğe, Abdullah Öcalan'ın eline el verelim. Evde oturmasınlar, küsmesinler, darılmasınlar; gelsinler. Bu sürece sahip çıkalım, sesimizi yükseltelim, barış gelsin. Elbette devletten samimi adımlar bekliyoruz. Sağlam bir güvence istiyoruz. Yüzyıllarca savaş devam etse da asla kanla kan yıkanmaz. Gözyaşının rengi olmaz. Keşke bunlar daha önce yapılsaydı. Herkes de anladı ki barış Abdullah Öcalan olmadan olmuyor. Biz ona güveniyoruz.” AMED