İktidarın hizmetkarı olmadıkları için

7 Temmuz 2021 Çarşamba - 20:41

  •  Gözaltındaki din alimlerinin serbest bırakılmasını isteyen inanç örgütü temsilcileri, din alimlerinin iktidara değil, topluma hizmet ettikleri ve Saray’ın dinine biat etmedikleri için gözaltına alındığını söyledi. 
  •  DİK Eşsözcüsü Hüda Kaya, gözaltında bulunan din alimlerinin çoğunluğunun 70 ve 80 yaş üzerinde olduğunu ifade ederek, “Bugün DİK ve DİAY-DER hocalarına yapılan zulümler de yarın diğer inanç mensuplarına uygulanacaktır” dedi. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 3 Temmuz’da Demokratik İslam Kongresi (DİK) ve Din Alimleri Derneği (DİAY-DER) üyelerinin evlerine ve derneklerine polis baskını düzenlendi. DİAY-DER Başkanı Ekrem Baran’ın da aralarında bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı. Gözaltında bulanan 23 kişi, Maslak Jandarma Karakolu’nda, iki kişi de Eyüp Jandarma Karakolu’nda tutuluyor. Gizlilik kararının bulunduğu dosyada 28 kişi hakkında soruşturma yürütüldüğü öğrenilirken, gözaltına alınmayan üç kişi hakkında yakalama kararı devam ediyor. İnanç örgütü temsilcileri, gözaltı operasyonuna tepki gösterdi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili ve DİK Eşsözcüsü Hüda Kaya, gözaltında bulunan din alimlerinin çoğunluğunun 70 ve 80 yaş üzerinde olduğunu ifade ederek, “En önemli mesele saray dinini yaymaya ve pratikleştirmeye çalışan AKP iktidarına teslim olmadıkları, sarayın dinine biat etmedikleri ve politikalarına teslim olmadıkları için bu hocalarımız gözaltına alındılar” dedi. Hocaların hedef haline getirildiklerini belirten Kaya, AKP iktidarın muhalif bütün kesimleri nokta atışıyla tek tek susturmaya, sindirmeye ve muhalefet edemeyecek noktaya getirmeye çalıştığını kaydetti. Muhalefetin bu zulme ses çıkarmaması durumunda iktidarın yarın farklı inanç gruplarına da yöneleceğini aktaran Kaya, “Bundan dolayı nasıl ki HDP’ye olan zulümler sadece HDP ile kalmayacak, muhalif olan bütün partileri ve çevreleri de kuşatacaksa bugün DİK ve DİAY-DER hocalarına yapılan zulümler de yarın diğer inanç mensuplarına uygulanacaktır. Bundan dolayı toplumsal bir hassasiyet gerekmektedir” diye konuştu. Kaya, din alimlerinin serbest bırakılmasını gerektiğini ifade etti. 

 

terbiye etme siyaseti

 HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu İslam Masası Sözcüsü Zahit Mutlu da din alimlerinin 6 gündür gözaltında tutulmalarına tepki göstererek, AKP’nin muhalif hiç kimseye tahammül etmediğini ifade etti. Mutlu, gözaltıların nedeninin alimlerin vicdani ve ahlaki olarak zulme karşı dik durmaları ve Kürt olmaları olduğunu belirterek, “AKP’nin Kürtlere ve muhaliflere yönelik politikaları açık ve nettir. Kürtlere düşmanlık ediyor. Din alimi, akademisyen ya da kanaat önderi olmanız onlar için bir anlam ifade etmiyor. Muhalifseniz potansiyel suçlusunuz ama zulümleri arttıkça gidişleri de hızlanacaktır” diye konuştu. Mutlu, neredeyse tamamı 70 yaş üzerinde olan din alimlerinin  gözaltında tutulmalarını “terbiye etme siyaseti” olarak değerlendirdi. 

Maruz kaldıkları zulümdür

 Din alimlerinin yaşamlarını barış, adalet ve hak mücadelesine adadıklarını ve bu duruşlarıyla toplumda ciddi bir saygınlıkları olduğunu kaydeden Mutlu, şunları ekledi: “Bu insanlar, yaşamları boyunca hep kendilerine İslam’ı referans alıp anlamı ve karşılığına uygun olarak barış için mücadele ettiler. Maruz kaldıkları bu durum, zulümdür. Bu insanlar gözaltına tutularak işkence ediliyor. Bu, sadece onlara yönelik değil, ailelerine ve bunlara önem atfeden kitlelere de işkencedir. Bunların dinle,  imanla, ahlakla ve vicdanla hiçbir alakası yoktur. Bütün vicdan sahibi insanlar buna dur demelidir.”

Kürtlere yönelmenin parçası

 DİAY-DER’in de bileşeni olduğu Doğu Güneydoğu Dernekleri (DGD) Platformu Başkanı Abdülhakim Daş da çoğu 70 yaş üzeri olan din alimlerinin gözaltında tutulmalarına tepki gösterdi. Daş, alimlerin tüm zamanlarını dini ve insani görevlerini yerine getirmek için geçirdiklerini söyleyerek, bağlı tüm derneklere ve halka büyük hizmetlerde bulunduklarını dile getirdi. Alimlerin, ihtiyaç anında kimlik ve renk fark etmeksizin herkesin yardımına koştuklarına vurgu yapan Daş, iktidara değil, topluma ve kendi halklarına hizmet ettikleri için gözaltına alındıklarının altını çizdi. Alimlerin bir çoğunu birebir tanıdığını ifade eden Daş, şunları kaydetti: “Bu yaşananlar devletin Kürtlere karşı hukuksuz, kaidesiz bir şekilde devam ettirdiği politikanın bir parçasıdır. Nasıl ki hukuk ve adalet normları hiçe sayılarak Kürt siyasetçiler ve aydınlar tutuklanıyorsa aynı politikanın parçası olarak din alimlerini gözaltına aldılar. Bu insanlar insani ve dini hizmetler dışında hiçbir şey yapmamış.”

 

Hatimoğulları: Hadlerine değil

HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları ise din alimlerinin gözaltına alınmasına ilişkin partisinin Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenledi. Hatimoğulları, “Toplumun bütün unsurlarını Saray’ın emrine amade etmek istiyor. Buna uymayanlara her türlü zulmü reva görüyor. Mazlum diye iktidara geldi. Gücün-iktidarın şehvetine kapıldı. Hak yerine batılı/haksızlığı, adalet yerine adaletsizliği derinleştiren düzen tesis ediyor” dedi. Hatimoğulları, “Namazında niyazında olan din insanlarını gözaltına almak, günlerce gözaltı odalarında tutma hangi vicdana sığar? Cenazeleri kaldıran, topluma hizmet eden insanları neden gözaltına alırsın? Her Müslümanı AKP’li yapmak için zorlamak, olmuyorsa iktidarın gücüyle ona zulüm etmek hangi kitapta yazar?” diye sordu.

Bu insanları terbiye etmeye kalkışmanın, hiçbir gücün haddi olmadığını kaydeden Hatimoğulları, şöyle seslendi: ”Saray’a yakın bir insanın, ‘mezarlıkları tahrip etmek günahtır’, ‘ibadethanelere, camiye-cem evine polislerin ayakkabılarıyla girmesi, gaz sıkması günahtır’, ‘bir cenazenin defin hakkı en temel haktır’, ‘Taybet Ana’nın defnedilmesini engellemek, cenazesini günlerce sokakta bekletmek günahtır’, ‘Savaş zararlıdır. Yok edicidir. Savaş yerine gelin bölgede hep beraber barışı tesis edelim’, ‘Deniz Poyraz’ın katledilmesi vicdanları en derinden yaralamıştır’ dediğini duydunuz mu? Demediler, demezler. İşte toplumun huzuru, barışı, adaleti, eşitliği için çalışan din alimleri bunları diyebildiği için gözaltındalar. Böyle düşündükleri için bedel ödetiliyor.”

  İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.