
Tendürek’te 11 Nisan’da gerçekleştirilen operasyonda HDP Diyadin eski İlçe Eşbaşkanı Cezmi Budak askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirirken, MEDAYER Ağrı Temsilcisi Cenap İlboğa ise ağır yaralandı. 11 saat boyunca yaralı halde çatışma bölgesinde bekletilen ağabeyinin yanına güç bela ulaştıklarını ve sırtlarında taşıdıklarını aktaran Sevgi İlboğa, askeri helikopeterle hastaneye götürülmelerinin AKP’ye yakın basın medya tarafından çarpıtıldığını belirtti.
Ambulans göndermediler
Kendisi de çatışma bölgesine giden canlı kalkan grubu içerisinde yer alan İlboğa, askerlerin engellemesine rağmen alana gittiklerini aktararak, “Bir grup arkadaş, yaralı askerleri sırtlarına alarak aşağı indirmeye başladı. Abim yerde kanlar içinde yatıyordu. Omuz, bacak ve kolundan kurşun almıştı, bir kurşun da göğsünü sıyırmıştı. Askerler ne kendi yaralıları için ne de abim için ambulansın veya askeri araçların gelmesine izin veriyordu. Kendi imkanlarımızla askerleri oradan indirdik. Yoksa o askerler de orada ölecekti” dedi.
PKK’li demeye zorlandım
İlboğa, ağabeyini sırtında taşıdıklarını bir-iki asker dışında devlet güçlerinin “Bize silah sıkanı sırtımızda mı taşıyacağız” diyerek kendilerine yardım etmediğini anlattı. Helikopterle Ağrı’da askeri birliğin karakoluna götürüldüklerini söyleyen İlboğa, “Onu askeri hastaneye götürmek istediler ama infaz edileceğinden korktuğum için direttim ve Ağrı Devlet Hastanesi’ne götürülmesini sağladım. Onu hastaneye götürdüler beni de sorguya aldılar. Abimin PKK’li olduğunu söylemem yönünde dayatmada bulundular. Bunu kabul etmedim” diye belirtti.
Hastanede öldürülmek istendi
Ağrı Devlet Hastanesi’ne götürülen ağabeyinin sedye üzerinde polisler tarafından darp edildiğini anlatan İlboğa, ameliyata da geç alındığını söyledi: “Alçı odasında bir özel harekat polisi eline makası alıp abimi infaz etmeye çalışıyor. Oradaki hastane personeli olmasa belki de abimi katledecekti. Sağlıkçılar hemen abimi başka bir odaya alarak koruyor. Buradan da Erzurum’a götürüldü. Arkasından ben buraya gittim ama görüşmemize izin verilmedi. O kadar kan kaybetmesine ve ağır yaralı olmasına rağmen hemen ameliyata alınmadı ve sonraki gün ameliyat edildi. Hem de polis denetiminde. Psikolojik baskı ve şiddet uygulandı o haliyle. Ameliyattan çıkan abime, bana yapıldığı gibi PKK’li olduğunu ve çatışmaya girdiğini söylemesi dayatıldı.”
FERHAT ÇELİK/ERCAN ÖZHAN-DİHA/AÐRI