Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bünyesinde 4.382 okul mevcut. Ancak savaşın yaraları tam olarak sarılamadı. Maalesef savaştan zarar gören okulları tamir etmek, yıkılanların yerine yenilerine yapmak da epey zaman alıyor. Bu nedenle okul sayımızın yeterli değil.

 Öğrenim sisteminin tüm evrelerinde öğrencilerden hiçbir suretle ve herhangi bir gerekçeyle para alınmıyor. Eğitim anaokulundan üniversiteye kadar parasızdır. Tüm eğitim materyalleri de bu amaca uygun olarak parasız bir şekilde tüm öğrencilere ulaştırılmaya çalışılıyor.

 

İSMET KAYHAN

2019-2020 eğitim-öğretim yılının başladığı Kuzey ve Doğu Suriye'de ders zili çaldı. Yaklaşık 1 milyon öğrencinin ders başı yapacağı eğitim yılında Arapça, Kürtçe ve Süryanice ders kitaplarında yenilikler yapıldı. Öğretmenler de yaz boyunca formasyon için eğitim kamplarına alındı. Kuzey ve Doğu Suriye Eğitim Eşbaşkanı Recep El Mişrif, birçok bölgede savaşın yaralarının hala tam olarak sarılamadığını, yeni eğitim dönemine yıkıntılar arasında başladıklarını söyledi. Bu yıl 4 bin 382 okulda, toplam 39 bin 267 öğretmenin ders başı yapacağını söyleyen  El Mişrif ile Rojava'daki eğitimi ve sorunlarını konuştuk.

   

Tüm alanlarda Özerk Yönetime bağlı kaç okul, bu okullarda çalışan kaç öğretmen ve bu okullarda okuyan kaç öğrenci mevcut?

Aslında 2019-2020 eğitim öğretim yılı 1 Eylül günü resmen başladı. 15 Eylül'e kadar da öğrenci alımları devam edecek. Yine öğretmen alımları da daha tamamlanmadı. Bu nedenle yeni eğitim-öğretim yılının net rakamları mevcut değil. Fakat geçen sene sonu ve yaz itibarıyla hazırlanan bir bilanço mevcut.

Buna göre tüm bölgeler içinde olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bünyesinde 4.382 okul mevcut. Birçok bölgemizde savaşın yaraları halen tam olarak sarılamadı. Bu yaraların başında gelen de maalesef okullarımız. Savaştan zarar gören okulları tamir etmek, yıkılanların yerine yenilerine yapmak da epey zaman alıyor. Maddi imkansızlıklar bir yana yeni binalar oluşturmak epey bir zaman istiyor. Bu nedenle okul sayımızın yeterli olduğunu söylemek pek mümkün değil.

Yine bu okullarımızda ve yine okul dışındaki eğitimlerde görevli 39.267 öğretmenimiz var. Geniş bir coğrafya da yayılan yerleşim yerleri, ulaşım sorunları, iklim koşulları vb sorunlar nedeniyle merkezi okullar kuramıyoruz. Bu nedenle öğretmenlerimiz de bazen 20 çocuğun bulunduğu köylerde, mezralarda eğitim vermek için yetersiz imkanlara rağmen çaba sarfediyor. Yani öğretmen sayısını okul sayısına vurarak değerlendirme yapmak çok yerinde olmayacaktır.

2018-2019 eğitim öğretim yılında karne ve diploma dağıtılan çocuklarımızın sayısı ise 772.453.

Öğrencilerin ihtiyaç duydugu ders materyalini sağlayabiliyor musunuz? Öğrenciler bu materyale parasız ulaşabiliyor mu?

Öğrenim sisteminin tüm evrelerinde öğrencilerden hiçbir suretle ve herhangi bir gerekçeyle para alınmıyor. Eğitim anaokulundan üniversiteye kadar parasızdır. Tüm eğitim materyalleri de bu amaca uygun olarak parasız bir şekilde tüm öğrencilere ulaştırılmaya çalışılıyor. Eğitim müfredatında bulunan tüm derslerin kitapları, yine eğitim-öğretim için gerekli tüm destek ekipmanları eğitim-öğretim yılı başlamadan öğrencilere ulaştırılıyor. Rojava üzerinde var olan ambargo nedeniyle kimi teknik ihtiyaçlara ulaşmakta sıkıntı yaşanıyor; özellikle matbaa malzemeleri, kağıt vb konularda yaşanan sıkıntılar kitapların basımını ve dağıtımını geciktirse de ek tedbirlerle bu gecikmeler de aşılmaya çalışılıyor.

Her bölge kendi müfredatı mı oluşturuyor, yoksa merkezi bir müfredatı mı tercih ediyorsunuz?

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'ne bağlı Müfredat Komitesi, Özerk Yönetime bağlı tüm bölgelerdeki ihtiyacı karşılamak amacıyla kuruldu. Bu yıl itibarıyla Cizîre ve Fırat bölgelerindeki tüm ihtiyaçları karşılayacak kapasiteye ulaştı.

Bunun yanında bazı bölgelerin kimi özerklikleri de mevcut. Özellikle yeni özgürleştirilen ve ciddi alt yapı sıkıntıları bulunan bölgelerde daha bu kapasiteye ulaşılamadı. Bu nedenle eğitim materyallerinin temininde de ciddi sıkıntılar mevcut. Doğan bu boşluğu doldurmak amacıyla bölge meclislerine kimi inisiyatifler tanındı. Bölge meclisleri kendi ihtiyaçlarını daha iyi tespit edebildiğinden kendi müfredat ve materyallerini belirleme noktasında da şu an itibarıyla daha aktif bir pozisyonda.

   

Müfredat hazırlama konusunda Kürtçe için hangi aşamadasınız? Diğer dillerde müfredat hazırlamakta yeterli kaynaklarınız mevcut mu?

Belirttiğimiz merkezi Müfredat Komitesi, alanında uzman, tüm eğitim dillerinde yetkin kadrolardan oluşuyor. Kürtçe ve Arapça dillerinde ilkokuldan lise son sınıfa kadar gerekli tüm ders kitapları bu yıl itibarıyla tamamlandı. Geçtiğimiz yıllarda kitaplarda bulunan kimi sıkıntılar ve yanlışlıklar bu yıl yürütülen titiz çalışma ardından büyük oranda giderildi.

Üniversitelerimizde de bu yıl Kürtçe müfredat hazırlama çalışmalarına ağırlık verildi. Önümüzdeki iki yıllık hedefler programı içinde ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar Kürtçe müfredatımızın tamamlanmasını amaçlıyoruz. Arapça dilinde de tüm aşamalarda müfredat tamamlanmış bulunuyor. Yine seçmeli dil statüsünde yer alan diller için de gerekli çalışmalar yürütülmektedir.

Peki, çocuklar anadilde eğitim hakkı çerçevesinde, bir zorunluluğa mı tabi tutuluyor; yine diğer halkların dillerinin öğretilmesi nasıl sağlanıyor?

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bünyesinde yer alan tüm çocukların ilkokul üçüncü sınıfı bitirene kadar kendi anadilinde eğitim görmesi şartı var. Dördüncü sınıf ile birlikte her çocuk tercih ettiği ikinci dili öğrenme serbestisine sahip. Genel olarak Kürt çocukları ikinci dil olarak Arapçayı, Arap çocuklar da Kürtçeyi seçmeli ders olarak alıp öğreniyorlar. Süryanice de seçmeli bir dil olarak eğitim programında mevcut. Özellikle Süryani halkının yaşadığı alanlardaki kimi Arap ve Kürt çocukları içinde Süryanice dili de tercih ediliyor. Süryanicenin üçüncü eğitim dili olmasına yönelik çalışmalarımız da sürmektedir.

   

Anadili Arapça olan, ama ailesi Kürtçe eğitim isteyen bir çocuk Kürtçe eğitim görebilir mi?

Yukarıda da belirttiğimiz üzere ilkokul üçe kadar, yani 9 yaşına kadar çocuğun tümüyle anadilinde eğitim görmesi taraftarıyız. Okullarımızda da bu kuralı uygulamaya çalışıyoruz. Fakat bunun dışında Kürtçe dil merkezlerinde her yaştan çocuk ve yetişkinler için dil eğitimi seçeneği de mevcut. İsteyen herkes burada da dil konusunda kendisini geliştirebilir.

Anne ve babası farklı diller konuşan çocuklar için durum nedir?

İki etnik yapıdan oluşan aile her iki dili de biliyorsa, ailenin tercih ettiği dilde eğitim görür. Her çocuğun kendi anadilini görmesi esas yaklaşımdır.

Özellikle Kürtçe eğitim verebilecek yeterli öğretmen mevcut mu?

İlk dönemlerde Kürtçe eğitim veren öğretmenler açısından ciddi sıkıntı yaşanmış olsa da açılan yüksek okul ve akademilerde; Kürtçe eğitim enstitülerinde bu ihtiyaç hızla aşılmıştır. Rejim üniversitelerinde okuyan, yine Kürdistan'ın diğer parçalarında eğitim gören veya mezun olan öğretmen adayları eğitimlerini terk ederek Kürtçe eğitim verebilmek için Rojava'ya adeta akın etti. Bu fedakarca yaklaşımların etkisiyle enstitü ve yüksekokullardaki verim de kısa bir sürede arttı ve Kürtçe eğitim verebilecek yeterli öğretmen kadrosuna ulaştık.

   

Rejim döneminde öğretmelik yapanların Kürtçe eğitim verebilmesi için devreler organize ediliyor mu?

Kendi eğitim sistemimiz içinde yetiştirdiğimiz öğretmenler dışında rejim döneminde öğretmenlik yapmış Kürt öğretmenler ya eğitim enstitülerimizdeki eğitimlerden geçirildiler ya da sadece dil eğitiminden geçirilerek görevlendirildiler. Dildeki yeterlilik sertifikası ile Kürt dili alanında görevlendirilmişlerdir. İlk alım itibarıyla sadece dil sertifikası verilen öğretmenlerimiz yaz eğitimlerinde yine açılan yetkinleştirme akademilerinde yeniden eğitimden geçirilerek özerk yönetimin eğitim felsefesine uygun kadrolar haline getirildiler. Bu süreç sürekli bir şekilde devam etmektedir.

Yetkinleştirme eğitimleri peki...

Birkaç aşama ve alanda yetkinleştirme eğitimi uyguluyoruz.

  • Birincisi, tüm öğretmenlerin Kürtçe dilinde yetkinleşmesi için tüm yıl boyunca açık özel kurslar düzenliyoruz. Bu bir şart, Kürtçe eğitim veren tüm öğretmenler bu aşamadan geçmek zorunda.
  • İkincisi, her yıl düzenlediğimiz yaz eğitimleri var. Eğitim öğretim yılı içinde öğretmenlerde tespit edilen eksikliklere dayalı bir program uyguluyoruz bu yaz eğitimlerinde. Geçtiğimiz yıllarda aylarca süren bu eğitimlerimiz bu yaz içinde 25'er günlük iki devre şeklinde düzenlendi. Bu eğitimlerde branş, pedagoji ve dil konusunda tüm öğretmenlerimiz eğitimden geçti.
  • Üçüncü olarak da sabit akademilerimizde verdiğimiz eğitimler var. Kürtçe ve Arapça dillerinde, tüm branşlarda yetkinleştirme ve profesyonelleşme eğitimleri veriliyor.

Dêra Zor, Reqa, Minbic ve Efrinlilerin yaşadığı Şehba’da nasıl bir eğitim ön görüyorsunuz?

Minbic'in konumu biraz özgün ele alındı. Kendi yetiştirdiğimiz öğretmenler olsa da yeterli sayı yok. Bu nedenle bu bölgemizde eğitimde aksama olmaması açısından rejime bağlı öğretmenlerle birlikte eğitim çalışması yürütülüyor. Reqa, Tabqa ve Dêra Zor alanlarında güvenliğin sağlanmasına paralel olarak okulların açılması da sağlanmıştır. Halen Dêra Zor'a bağlı en son özgürleştirilen alanlarda da bu temelde okul açma çalışmaları yürütülmektedir. Özellikle bu bölgelerde savaştan kaynaklı büyük oranda okulların yıkılması söz konusudur. Bu anlamda okul açma sıkıntıları mevcuttur. Bu bölgelerde hem fiziki, mekan olarak hem de materyal olarak belli sıkıntılar olsa da sistem olarak ortaklaştırma temelindeki çalışmalar yürümektedir. Bu alanların yeni özgürleştirilmiş olmalarından kaynaklı Cizîre ve Fırat bölgeleri gibi henüz tümüyle okullaşma ve eğitim sistemi oturtulamadı.

Şehba bölgesinde ise daha avantajlı bir durum söz konusu. Efrîn, eğitim sistemi açısından birçok alanda Cizîre ve Fırat bölgelerinden daha öndeydi. Mekansal anlamda, okul, bina ve yerleşkeleri açısından çok ciddi sıkıntılar olsa da var olan sistem uygulanıyor. Efrîn'in eğitim tecrübesi Şehba'da da devam ediyor.

       

Kuzey Doğu Suriye Özerk bölgesinde, Süryani, Ermeni okulları da var. Bu okullar ile nasıl bir ilişki içindesiniz. Ayrı bir müfredat mı sözkonusu?

Özer Yönetim alanındaki Süryani, Ermeni kiliselerine bağlı okullarda Arapça dili ve rejim müfredatıyla bir eğitim sistemi sürdürülmekteydi. Özerk Yönetim çatısı altında yer alan Süryanilerin örgütlülüğünden oluşan Süryani Eğitim Komitesi öncülüğünde bu okullarla uzun süre tartışma yürütüldü. Bu okullarda Süryani ve Ermeni çocuklarının kendi dillerinde eğitimi ve ona göre bir müfredatın oluşturulması çalışmaları halen devam ediyor.

Bunun dışında Süryaniler içerisindeki bazı rejim yanlısı kesimlerin bu okullarda rejim müfredatının okutulmasında ısrarı söz konusu. Buna rağmen Süryanice dilinde Süryani kültür ve dillerinin geliştirilmesi yönünde bir müfredat hazırlanmış durumda. Hem kiliseye bağlı okullarda, hem de Dêrîk, Tirbespiye, Qamişlo ve Haseke gibi alanlarımızda Süryanice dilinin geliştirilmesi temelinde bir çalışma yürütülmektedir.