Tüm işçi kadınların hak mücadelesini yürütmek amacıyla kurulan İmece Kadın Sendikası yöneticisi Serpil Kemalbay,

kadınların sosyal haklardan yoksun olduğuna işaret ederek, ev işçilerinin sosyal güvenceye kavuşmaları gerektiğini belirtti.
Kendilerini yoksul emekçi kadınların sendikası olarak tanımlayan İmece, gündelikçi, ev eksenli kadınların hak arayışlarında ve örgütlenmelerinde çalışmalar yürütüyor. İmeceli Kadınlar, isimlerini köylerde herşeyi imece usulü yapanlara atıfta bulunarak koyduklarını dile getirdi. İmece Kadın Sendikası yöneticierinden Serpil Kemalbay, İmece olarak ücretli, ücretsiz her kesimden kadının, işçi olmaktan kaynaklı hak ve özgürlüklerine kavuşması için yola devam ettiklerini belirtti. Kemalbay, İmece Kadın Sendikası’nı fiilen kurduklarını ve önümüzdeki günlerde yasal olarak başvuru yapacaklarını söyledi.

Kölelik koşullarında çalıştırılıyorlar

Serpil Kemalbay, Türkiye'nin Uluslararsı Çalışma Örgütü'nün (ILO) ev işçileri-gündelikçi kadınlar diğer işçilerin işçi olmaktan kaynaklı haklarının tanınmasına yönelik C189 nolu sözleşmeyi imzalaması gerektiğini belirtti.
Dünyada 50 milyonla 100 milyon arasında ücretli ev işçisi olduğunu kaydeden Kemalbay, Türkiye'de yüz binlerce ev işçisi bulunduğunu ve bunların önemli bir kısmının da, göçmen ev işçileri olduğunu vurguladı. İşçilerin çok ağır koşullarda çalıştırıldığını belirten Kemalbay, "Kölelik koşullarında çalışan ev işçileri, iş yerlerinde psikolojik, fiziki şiddetten iş kazalarına kadar pek çok riskle yüz yüze. İzinsiz göçmen ev işçileri pasaportlarına iş verenlerce el konması gibi ağır hak ihlalleri yaşıyor" dedi.
Serpil Kemalbay, ev işçilerinin 4857 sayılı iş yasası dışında tutulduğuna dikkat çekerek, bununla büyük bir ayrımcılık yapıldığını ifade etti. Bu konuda hükümet yetkilileri ve meclisteki diğer parti temsilcileri ile görüşmelerde bulunduklarını belirten Kemalbay, halen ev işçilerinin iş yasası kapsamına alınmadığını ifade etti.

Kiralık işçi bürolarına karşı mücadele

“Sürekli olarak karşımıza ‘evin mahrem alan olduğu ve evde denetimin mümkün olmayacağı’ benzeri gerekçelerle çıkmaları bizi endişeye sevk ediyor” diyen Kemalbay, şimdiye kadar yapılanın sadece “tarafları dinlemek” olduğunu söyledi.  Kemalbay, hükümetin Özel İstihdam Bürolarını (ÖİB) şçi kiralayacak kurumlar haline getirerek, ev işçilerini buralara yönlendireceği endişesini taşıdıklarını kaydederek, iş gücünün esnekliği için düzenlenen ÖİB'ler ile sadece ev işçileri değil, bütün çalışanların kiralık işçi olma tehdidi ile karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.
Kemalbay, işçilerin yanı sıra, iş verenlerin de, güven nedeniyle ev işçisini tanıdık çevre aracılığıyla bulmayı tercih ettiğini belirterek, "Bu gerçeğe rağmen ÖİB konusunda ısrarcı olunması durumunda ev işçilerinin köle pazarına itilmesinden başka bir amaç güdülmemiş" dedi. İmece Kadın Sendikası olarak her platformu kullanarak bu gidişatın önüne geçmeye çalıştıklarını kaydeden Kemalbay, toplumsal destek alarak başka sendikalarla, kadın örgütleri ve kitle örgütleri ile ortak mücadele ederek kiralık işçi bürolarına karşı durulabileceklerini söyledi.

'Cinsiyetçi iş bölümüne son verilmeli'

Serpil Kemalbay, “Ev kadını” tabirine ilişkin ise ''Düzen tarafından normalleştirilmiş kadın emeğini gasp etme, kadın üstünde tahakküm kurma ve ezmenin adı'' belirlemesinde bulunarak, 24 saat çalışmanın kölelikten başka bir şey olmadığını dile getirdi. Kemalbay, ''Günümüzde ev hizmetleri, bakım emeği kamusal alana çıkarılmıyor, tam tersine neoliberal kapitalist politikalarla daha çok evlerde kadınların sırtına yükleniyor'' şeklinde konuştu.
“Ev kadınlığı mesleği” ortadan kalkıncaya kadar bütün ev kadınları için, ev kadınlarına sigorta ve emekliliğin olması gerektiğine değinen Kemalbay, "Şu anda 400 bin ev kadınına kendi evlerinde yakınlarına yaşlı, hasta ve engelli bakımı yaptıkları için hükümet tarafından maaş ödeniyor. Yani evlerde  bakım hizmeti sunan 400 bin ev işçisini devlet istihdam etmiş görünüyor" vurgusunu yaptı. Kadınların sosyal haklardan yoksun olduğuna işaret eden Kemalbay, bu kölelik ilişkisine son verilmesi, ev işçilerinin işçilik haklarını kullanmaları ve sosyal güvenceye kavuşmaları gerektiğe işaret ederek, ''Kadını aileden bağımsız düşünemeyen politikalara, cinsiyetçi iş bölümüne  son verilmelidir dedi.



EYLEM DAŞ / JINHA/İSTANBUL