AİHM kararını, kapsamlı olarak değerlendirmek için henüz erken olduğunu belirten Astın Hukuk Bürosu avukatlarından Cengiz Yürekli, buna rağmen, AİHM'in ihlal olmadığını savunduğu 7, 5, 6, 13 ve 14'üncü madde konusunda "hukuksal çerçevede yaklaşmadığı" eleştirisinde bulundu. Yürekli,, "Uluslararası komplo" çerçevesinden bakıldığında başvuruların yapıldığı 2003'ten bu güne kadar dosyalara dair kararın verilmemiş olmasının baştan itibaren şaibeye yol açtığını ifade etti.

Bu eksikliklere rağmen, mahkemenin, cezaevi koşulları ve tutukluluk koşullarını düzenleyen  "işkence yasağı" ile "Şartlı tahliye olasılığı olmaksızın ömür boyu hapis cezasını" içeren AHİS'nin 3'üncü maddesi konusunda ihlal olduğunu söylediğini dile getiren Yürekli, "Söz konusu karar ile İmralı Cezaevi'nin şu andaki statüsü cehennem ile eş değer tutulmuştur. Şartlı tahliyenin koşularının sağlanması uygun görülmüştür. Cezaevi ve infaz koşulları yine bu madde ile işkence kapsamında değerlendirmiştir. İletişim kanallarının olmaması sosyal izalasyon kapsamında değerlendirilmiştir" dedi.
Yürekli, verilen bu karar doğrultusunda yapılması gerekenin "İmralı Cezaevi'nin lağvedilmesi olduğunun" da altını çizdi. Yürekli, AİHS'in 3. maddesinin ihlali konusunda şunları söyledi: "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası evrensel hukukta yeri olmayan bir cezadır. Bir kimseyi ömür boyu hapsedemezsiniz, bu umuttan alıkoyamazsınız. Ve bu yönlü şartları gözden geçirmek zorundasınız. Türkiye mevzuat değişikliğine gitmesi ve infaz koşullarını gözden geçirmesine işaret edilmektedir"

Görüşme yasağı kalkmalı

Yürekli, İmralı Cezaevi koşullarının olumsuzluğu konusunda CPT'nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı raporuna da hatırlattı. 27 Temmuz 2011'den müvekkilleri Öcalan ile yaptıkları tüm görüşme başvurularına yasal bir engel olmamasına rağmen olumsuz yanıt verildiğini belirten Yürekli, "CPT'nin son raporu yayınlandı ve 'Avukat görüşünün engellenmesi kabul edilemez' denildi. Türkiye hükümeti de bunun kaldıracağı vaadinde bulundu. Şimdi AİHM kararı doğrultusunda bu yasağın kalkmasını bekliyoruz" dedi.

Kanar: Müebbet kaldırılsın


AİHM’in verdiği kararı yorumlayan hukukçu Ercan Kanar, AHİM’in ömür boyu hapis cezası ile ilgili verdiği kararın önemli olduğunu fakat mahkemenin tecrit ve izolasyona ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 8’inci maddesinin de ihlal edildiği yönünde karar vermesi gerektiğini söyledi.
Kararın ömür boyu hapis cezasının kaldırılması vurgusu ile önemli bir karar olduğunu belirten Kanar şöyle dedi: “Zaman zaman verilen müebbet cezasının gözden geçirilmesi gerektiğini ve şartlı salıvermenin olanaklı hale gelmesini belirtiyor. Yani bu açıdan olumlu bir karar. Esas kararın özü de bu. Yani ölene kadar ağırlaştırılmış müebbet cezasının yasalardan çıkartılması gerekir. Yani nasıl idam çürümüş bir cezaydı ve kaldırıldı ölene kadar hapis cezasının da ceza yasalarından çıkartılması gerekir. AİHM daha önce de buna benzer 3 karar verdi başka ülkelerden yapılan başvurularla ilgili ve ‘ömür boyu hapis’ olmaz dedi. İnsancıl hukuk açısından olumlu bir karar.”

Kampanya başlatılmalı
Baroların, hukukçuların, hukuk kurumlarının ömür boyu hapis cezasının kaldırılması için yoğun bir kampanya başlatmaları ve yoğun bir kamuoyunun oluşması gerektiğini vurgulayan Kanar, “İnanıyorum ki önümüzdeki süreçte bu tür bir hapis cezasının yasalardan çıkartılması mümkün olabilir olması da gerekir. Çünkü bu bir insan hakkı ihlali” dedi.
AİHM’nin kararında Öcalan’ın tecrit, izolasyon koşulları, haberleşme hakkının engellenmesi gibi hak ihlalleri noktasında her hangi bir karar vermemesini de değerlendiren Kanar, “Aslında AHİS’in 8’inci maddesi açısından da ihlal kararı vermesi gerekiyordu. Bu yönüyle hatalı bir değerlendirme. Tabi kararın tamamını okumak gerekir” dedi.