Uzun tartışmalardan sonra Pervin Buldan, S.Süreyya Önder ve Altan Tan’dan oluşan ikinci BDP heyeti İmralı adasında sayın Öcalan’ı ziyaret etti.

Gerek ziyaret öncesi, gerekse de ziyaret sonrası kamuoyunda oluşturulan senaryolar medyada, siyaset kulislerinde tartışılmaya devam ediyor.
Heyet görüşmesini bir MİT görevlisinin denetiminde özel olarak hazırlanan odada yapıyor. Öcalan gelen heyet mensuplarına “sayın” diyerek hitap etmeye başlıyor. Konuşma ve tartışmalar bu doğrultuda S.Süreyya Önder’in espirileri ile devam ediyor.
Masanın üzerinde üç adet kapalı zarf varmış. Zarflardan birisi Kandil’e, ikincisi Avrupa örgütüne, üçüncüsü ise BDP’ye ait. Zarfların hiçbirisi heyete verilmiyor. BDP’nin zarfı bir, iki gün içerisinde BDP yetkililerinin eline geçmiş olacak (Ben yazıyı bitirirken, ajanslara, BDP’nin zarfının ulaştığı haberi geçti). Diğer zarflar ise muhataplarına görüşmeleri yürüten MİT tarafından iletilecek.
İki hafta içerisinde Kandil, Avrupa örgütü ve BDP mektuplarla ilgili görüşlerini sayın Öcalan’a bildirecekler. Kandil, Avrupa ve BDP’nin görüşlerini bildirmesinden sonra Öcalan’da yol haritasında gerekli rötuşları yapacak. Bütün bu işlemler herhangi bir engel ya da provakasyon olmadığı takdirde Newroz’a kadar bitmiş olacak.
Bundan sonra süreç başlamış olacak. Öcalan heyet ile yaptığı görüşmede “sürecin hassas olduğunu, PKK’nin elindeki rehineleri sağ olarak teslim etmesi gerektiğini” söylemiş. Barış ve diyalog süreci ancak tarafların yapacağı iyi niyet gösterileri ile yürütülebilir. PKK elindeki kamu görevlilerinin bırakmasının karşılığında 4.Yargı Paketinin revize edilerek TCK 314 maddeninde yeniden düzenlenmesi gerekir.
Yetiştirilebilinirse 21 Mart’ta süresiz ateşkes ilan edilmesi olasıdır. Silahlar susup, eller tetiklerden çekildikten sonra barış planının diğer aşamaları da ardı ardına yürürlüğe konulmaya başlanacak.
Henüz sürecin başında bulunuyoruz. Barışmak, savaşmak kadar kolay değildir. Ancak taraflar barış konusunda tam bir iradeye sahip olur ve iyi niyetli olurlarsa engeller kolayca aşılabilinir, süreç hızlanır.
Kürt tarafının bu konuda iradesi sağlamdır. Öcalan görüşme sırasında kendisinin barış konusunda tam irade sahibi olduğunu açıklamıştır.
PKK, HPG, Avrupa ve BDP  barış görüşmeleri konusunda Öcalan’a tam destek vermektedirler. HPG Anakarargah Komutanı Nurettin Sofi, “Başkanımızın emrindeyiz” diyerek HPG’nin tam desteğini açıklamıştır.
KCK ve ona dahil olan yapılarda da herhangi bir pürüz’ün çıkabileceğini sanmıyorum. Şüphesiz ki siyasette hiç bir şey mutlak değildir. Ancak yakalanan hava olumlu yönde gelişmektedir. Herkesin, özelliklede Kürtlerin barışı istemeyen iç ve dış güçlere karşı çok duyarlı olmaları gerekiyor.
Özelliklede Avrupa’daki Kürtlerin bu konuda dikkatli olmaları gerekmektedir. İkinci bir Paris sendromu yaşamamak için şüphesiz ki Kürt tarafının tam irade sahibi olması, iyi niyetli olması yeterli değildir. TC’nin de aynı tam iradeye, iyi niyete sahip olması gerekmektedir. Kürt halkının barış konusundaki tedirginliği geçmişte yaşanan olumsuzluklardan kaynaklanmaktadır. Yol uzundur. Yolun parkelerini düzgün düzenlemek her iki tarafın duyarlı kesimlerinin omuzuna yükletilmiş tarihi bir görevdir. Öyle ise tüm duyarlı, iradesi tam insanlar sorumluluk yüklenmelidirler.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Kürt Hukukçusu ve yurtseveri Yusuf Ekinci Ankara’da kontgerilla elemanlarınca kaçırılıp 25 Şubat 1994 tarihinde katledildi.
* Kürt tarihinin unutulmaz siması, Arap sömürgeciliğine karşı 40 yıl dağlarda mücadele eden, Güney Kürdistan Kürt Milli Hareketinin önderi Melê Mistefa Barzani 1 Mart 1979 tarihinde New York’ta bir hastahanede yaşamını yitirdi. Cenazesi ilkönce Kürdistan’ın doğusunda Şino’da kardeşinin yanında toprağa verildi. Cenazesi 1993 yılında doğduğu köy olan Barzan’a nakledildi.
* 2 Mart 1994 tarihinde TBMM DEP milletvekilleri Hatip Dicle, Orhan Doğan, Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Mahmut Alınak’ın yasama dokunulmazlıkları kaldırılarak gözaltına alındılar.
* 3 Mart 1924 tarihinde TBMM Tevhid-i Tedrisat yasası kabul edildi. Bu yasa ile birlikte Kürt dilinin kılcal damarları olan Kürdistan Medreseleri kapatıldı.