İmralı sistemi lağvedilmeli

30 Haziran 2022 Perşembe - 17:15

.

.

  • Öcalan’ın avukatları ve yakınlarıyla görüşmesi için Adalet Bakanlığına çağrıda bulunan İHD Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, İmralı siteminin lağvedilmelisi geriktğini söyledi. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, 23 yıl boyunca saç kazıtma, zehirlenme, zorla oda değiştirme, yayınlardan ve iletişim araçlarından mahrum bırakılma, avukat ve aile görüşlerini engellemeyle devam ediyor. Öcalan, “disiplin cezası” adı altında aile ve avukatları ile görüştürülmüyor. Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Raziye Öztürk, Faik Özgür Erol, Rezan Sarıc ve Emran Emekçi, 15 aydır kendisinden haber Öcalan ile görüşmek için dün bir kez daha Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ile İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne başvurdu. 

Öcalan ile diğer tutsaklar Veysi Aktaş, Hamili Yıldırım ve Ömer Hayri Konar'a uygulanan avukat görüş yasağına karşı 29 baroya kayıtlı 775 avukat, görüşme talebiyle geçtiğimiz haftalarda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Avukat görüş yasağının kaldırılmasını talep eden 775 avukattan İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Abdullah Zeytun, İmralı’daki izolasyon ve tecridin hiçbir yasal dayanağının olmadığını söyledi. 
 
İmralı bir yönetim sistemidir
 
Hukukun Türkiye’de sindirme ve bastırma aygıtı olarak kullanıldığını; bu durumun İmralı özelinde bir yönetim pratiği şeklinde sürdürüldüğünü belirten Zeytun, İmralı ile Kürt kentlerinde uygulanışı itibarıyla aynılık teşkil ettiğini söyledi. İmralı'da alınan kararların yargısal bir karara ve hükme dayandırılmadığını; idari mercilerin keyfi, gerekçesiz ve hukuken öngörülmeyen kararlar aldığını kaydeden Zeytun, “İdarenin keyfi ve siyaseten öngörülen politikalara uygun icra edilen kararlarıyla karşı karşıyayız. Kişiye özgü infaz rejimin hiçbir şekilde hak savunucuları arasında tartışma konusu olamayacak. Her mahpusun yasalarca teminat altına alınan haklarının korunması mücadelemizi sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. 
 
İHD başvurularını sürdürecek
 
Avukat ve aile görüş yasağına ilişkin ulusal düzeyde girişimlerinin olduğunu belirten Zeytun, ailelerin başvuruları üzerine İHD olarak aralıklarla Adalet Bakanlığına “İHD heyetlerince ziyaretin ve oradaki koşulların izlenimle tespit edilmesi” konusunda başvurduklarını söyledi. Bu anlamdaki başvurularını sürdüreceklerini kaydeden Zeytun, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınan Sayın Öcalan gibi çok sayıda insanı ilgilendiren özelikle 'umut hakkı' bağlamında ağırlaştırılmış ve nfaz rejiminin hukuksuzluğunu tespit eden hükmüm uygulanması için yakın süreçte Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi'ne de başvuru yapılmıştı. Bu süreci de izliyoruz. Türkiye’nin uluslararası sözleşmelere göre yerine getirmekle yükümlü olduğu bu kararların uygulanması süreci, elbette önemli. Bu konuda CPT'nin başvurularda tespit etiği somut durumlar da söz konusu. Mücadelemizle bu kararların uygulanmasını istiyoruz" dedi.

Kanun denetimi dışında
 
Zeytun, üç aylık görüş yasaklarının hukuken tartışmaya açık, kanunen denetlenebilir bir yasaklama kararı olmadığını belirterek, "Ne yazık ki idari kararlar ve ona binaen düzenlenmiş yasaklama kararlarıdır. 2019'dan sonra sadece Mart 2021'de rutinin dışına çıkılarak (kısa telefon görüşmesi) görüşme yapılmıştı. O günden itibaren kendisinin ve İmralı’da bulunan bütün mahpusların sağlık durumları ile ilgili ve genel şartlarına ilişkin herhangi bir bilgi edinilememektedir. Yasaları çiğneyen, bütün ceza mevzuatını, uluslararası insancıl hukuk ilkelerini bozan bir uygulamadır" şeklinde konuştu. 
 
Bu infaz rejimi sonlandırılmalı
 
AİHM, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) tavsiye ve kararlarının hiçe sayıldığı bir durumla karşı karşıya olduklarını belirten Zeytun, şöyle konuştu: "Bir hukuksal yönetim pratiğine dönüşmüş bu antihukuk süreci içerisinde; elbette çok ivedilikle Sayın Öcalan’ın hem avukatları hem de yakınları ile görüşmesi, İmralı Hapishanesi’nde tümüyle artık bir tecrit ve tecride dayalı infaz rejiminin kaldırılması ve bizim İHD olarak yıllardır ifade ettiğimiz gibi bu sitemin lağvedilmesi gerekiyor."  
 
Hak savunucularını ilgilendirir
 
Uluslararası standart ve normlara aykırı bu infaz rejiminin sonlandırılmasının, bütün hak ve hukuk savunucularını ilgilendiren bir konu olduğuna dikkat çeken Zeytun, Adalet Bakanlığının derhal bu keyfi uygulamayı sonlandırması gerektiğini söyledi. Zeytun, şunları kaydetti: "Adalet Bakanlığının ve Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun bu konuya ciddiyetle yaklaşması gerekir. Uluslararası hukuk kurumlarının, İmralı’ya giderek mevcut durumun tespit edilmesi, gözlenmesi ve tecrit uygulamalarının sonlandırılması konusunda girişimde bulunması gerekiyor." 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.