HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, İmralı tecrit sistemi aşılmadığı takdirde cezaevlerindeki saldırıların devam ettirilip kalıcılaştırmak isteneceğini belirtti.

HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, cezaevlerinde sadece hak ihlalleri değil, doğrudan yaşam hakkına saldırı olduğunu söyledi. “Hasta tutsakların tek tek cezaevlerinde ölüme terk edilmesi, ‘cezaevinde kalamaz’ raporlarına rağmen dışarı çıkarılmamaları buna örnektir” diyen Konca, “Yüzlerce tutsak çok olağan bir durummuş gibi yeterli tedavi alamadıkları için cezaevlerinde öldü. Son yıllarda gerçekleşen tutuklama biçimi ve gerekçeleri zaten bireylerin cezaevinde nasıl bir hak ihlali ile karşılaşacağının açık göstergesi oluyor. Hukukta karşılığı olmayan politik gerekçelerle tutuklayarak, aylarca hatta bir yılı aşan sürelerle mahkemeye çıkarmayarak zaten baştan her türlü insan ve yaşam hakkını ihlal etmiş oluyor. Gerisi adeta teferruattır misali cezaevi idarelerin keyfi uygulamalarına kalıyor” şeklinde konuştu.


Düşman hukuku işletiliyor

HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, şu hususlara da dikkat çekti: “Suç ceza sistemi; evrensel insan hakları, evrensel hukuk normlarına göre değil, düşman hukuku ve hesaplaşma, öç alma anlayışı ile her türlü onur kırıcı uygulamanın ve hak ihlalinin önünü açmış oluyor. Bu zihniyete ve uygulamalara karşı tutsaklar insan onurunu ve yaşam haklarını korumak için tutum aldığında da bu uygulamalar bir kat daha derinleştiriliyor ve çok normal uygulamalarmış gibi de tutsakların kabul etmesi beklenebiliyor. Yıllardır insanlık onurunu çiğnetmemek, insanca yaşam koşulları için hukuk mücadelesi veriliyor. Açlık grevleri yapılıyor. Ancak bazen gözden ırak olan cezaevlerindeki hak ihlalleri yeterince kamuoyunun gündeminde yer almayabiliyor. Oysa en fazla duyarlı olunması gereken husus, cezaevleri koşularıdır. Çünkü bu uygulamalarla karşı karşıya olan insanların sesini dışarıya ulaştırma koşulları yoktur.”


İmralı sistemi aşılmadıkça cezaevlerindeki uygulamaların süreceğini söyleyen Besime Konca, “Aslında bugün cezaevlerindeki tüm uygulamalar, tek kişilik İmralı tecrit sistemi ile Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanmasıyla başlatılan ve tüm cezaevlerinde yaygınlaştırılarak oturtulmaya çalışılan bir sistemin parçalarıdır. Sonuç olarak; İmralı tecrit sistemi aşılmadığı takdirde cezaevlerindeki bu uygulamalar devam ettirilip kalıcılaştırmak istenecektir. Bu anlamda cezaevlerindeki her türlü insanlık dışı uygulamalara karşı duyarlılık göstermek çok önemlidir.” dedi.