
Nereye giderseniz gidin; kiminle konursanız konuşun her yerde herkesin gündemi HDP!HDP seçmeni olan da olmayan da HDP’nin alacağı oya konsantre olmuş durumda. 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin alacağı oya olan ilgi, sadece herhangi bir partinin Meclis’te ne kadar milletvekili ile temsil edileceği, sonrasında hükümeti hangi partinin veya partilerin kuracağı şeklinde özetleyebileceğimiz basit “seçim/hükümet” diyalektiğini çoktan aşmış durumda…
Türkiye’de var olan bütün çevreler öncesinde de “Kürt sorununun” Türkiye’nin en önemli sorunu olduğunu kabul ederlerdi; ancak bu kez işler başka bir karakter kazandı. Kürtler, kendi özgürlük sorununu kimseden bir şey beklemeden zaman zaman müzakere, çoğunlukla mücadele yoluyla çözerken, aynı zamanda Türkiye’de herkese; eşit yurttaşlık, demokrasi ve özgürlük sorununun da en önemli bileşeni haline geldiler.
Kürtler kendileri özgürleşirken bütün bir ülkeyi de özgürleştiriyorlar…
Bu seçimleri diğer seçimlerden farklı kılan; Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP dayattığı neye benzediğini hiç birimizin bilmediği başkanlık rejimi hedefi ve buna karşı HDP bileşenlerinin muazzam bir iradeyle oluşturdukları direniş hattıdır.
Daha öncesinde HDP ve onun selefi partililer % 10 barajından dolayı seçimlere bağımsız adaylarla girer, bu nedenle hem Türkiye halklarının tümüne hitap edemez; hem de gerçek potansiyelin çok altında milletvekiliyle parlamentoda temsil edilirlerdi. Ancak HDP’nin muazzam bir cesaretle seçimlere bu kez parti olarak girme kararı alması Türkiye’de bütün dengeleri değiştirdi.
Her şeyden önce; HDP eşbaşkanlarının bütün Türkiye halklarında yarattığı olumlu etki, “devletin” Kürt hareketi ve Türkiyeli sosyalistler aleyhine oluşturmaya çalıştığı yalana dayalı kara propagandayı yerle bir etti. Bundan sonra artık “Türkiye halkları” devletin yalanlarına o kadar kolay inanmayacaklardır…
HDP, 7 Haziran seçimlerinde mutlaka oylarını artıracak ve % 10 barajını yıkacaktır. Ancak 7 Haziran seçimlerine parti olarak girmenin en önemli kazanımlardan biri de devletin Kürt hareketi ve Türkiyeli sosyalistler aleyhine yıllardır sürdürdüğü kara propagandanın yerle bir olmasıdır.
Bu seçimlerde HDP özelinde Kürt hareketi ve Türkiyeli sosyalistler ilk defa yılların tecrübesiyle örgütlenmiş bir parti ve kapsamlı bir programla Türkiye halklarının karşısına çıkıyor. Bu karar her alanda büyük bir etki yarattı, seçim atmosferini tamamen değiştirdi. HDP rüzgarı her yerde esiyor. HDP’nin olduğu her alanda büyük bir heyecan, coşku, çalışma azmi var. Bu sadece seçim kazanmaya yönelik bir faaliyet değil, Türkiye’deki sosyalistler de dahil ötekileştirilmiş bütün kesimlerin yeniden onurlarıyla var olma mücadelesinin dışa vurumudur.
Bu zamana kadar; Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne ilgisiz olan, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin dışında kalan birçok çevre 7 Haziran seçimlerinde yeniden aktifleşmiş, HDP’nin başarısı için muazzam bir gayret içerisine girmiştir. Kimileri bu gayreti sadece Tayyip Erdoğan’ın diktatörlük niteliğindeki başkanlık sistemine yönelik korkuya bağlamak istese de, bu çabanın çok farklı boyutları, nedenleri var. Diktatörlük korkusu bir faktör olsa da, insanları harekete geçiren temel motivasyon HDP’nin yarattığı umut, birlik yönündeki somut adımlar ve “birlikte kazanabiliriz” inancıdır. 7 Haziran seçimlerinde nasıl bir sonuç alırsak alalım, bu maya tutmuştur.
HDP’nin baraja rağmen seçimlere parti olarak girme kararı, bu seçime oldukça büyük bir misyon yükledi. Bu seçimler Türkiye’de Kürtlerin, Alevilerin, sosyalistlerin, kadınların, bilcümle ezilenlerin, ötekileştirilmiş bütün kesimlerin var olma mücadelesine dönüştü.
Bu nedenle bugüne kadar seçimlere ilgisiz kalan birçok HDP’yi tercih ediyor, HDP’nin gerekliliğini hissediyor. Bu ülkenin geleceğine kayıtsız kalmak istemeyen herkes seçimleri ve kendi oyunu küçümsemeden mutlaka HDP’den, demokrasiden, halkların kardeşliğinden yana tutum almalı, aktif olmalı, oy kullanmalı, çevresini HDP’ye oy vermeye ikna etmeli.
Özellikle Avrupa’da yaşayan göçmenler arasında hala oy kullanmamış olanlar! Oy kullanmak için kalan son birkaç günü mutlaka değerlendirelim. Unutmayalım; bir oyla çok şeyi değiştirebiliriz…