
Doç. Dr. İnan, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın mesajı ve KCK'nin ateşkes ilanını ANF’ye değerlendirdi. Öcalan’ın yıllardır yürüttüğü barış çabalarına dikkat çeken Doç. İnan, son on yıldır Öcalan’ın kitapları üzerinde yoğunlaşarak onu anlamaya çalıştığını belirtti. Türk basınının Öcalan’a yönelik yaklaşımını eleştiren İnan, “Bu Sayın Öcalan’ı tanımadan yapılan acımasızlıktır” dedi.
'Devlet de itiraf edebilmeli'
Öcalan’ın kendisine yönelik özeleştirilerinden çok etkilendiğini belirten İnan, sözlerini, “Özeleştiride bulunabilen bir insan bundan sonra doğru şeyler yapabilecektir demektir. Keşke Türk İslam kültüründe bu itiraf kültürü yaygın olabilseydi, devlet de ‘Kürtleri 90 yıldır inkar ve imha ettim, asimile ettim, onların temel hak ve özgürlüklerini hiçe saydım’ diyerek bu itirafı yapabilseydi. Erdoğan mesela Diyarbakır’a geldi, ‘büyük devlet hatasını kabul eden devlettir’ dedi ancak gerisi gelmedi. Umarız bundan sonra gerisi gelir” diye sürdürdü.
'Demokratikleşme adımları bekleniyor'
“Barış için çok zaman kaybı oldu, çok gecikti” ifadesini kullanan İnan, PKK’nin ilan ettiği ateşkes-eylemsizlik süreçlerinin Türk devleti tarafından boşa çıkartıldığının altını çizdi. Yeni sürece Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öngörüleri doğrultusunda gelindiğine işaret eden İnan, ateşkesin silahlı mücadelenin sonlanması anlamına gelmediğini de belirterek, “Umarız bundan sonraki süreçte silahlı bir çatışma ortamı olmaz. Ama ben şunu biliyorum ki PKK birden silah bırakacak değildir. Bir süre silahları gömerek, devletin bu süreç içerisinde demokratikleşme adımlarını atmasını bekleyecektir” dedi.
İki taraf da kazanacak
İnan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi Amed Newrozu’ndaki mesajını ise şöyle değerlendirdi: “Sayın Öcalan’ın mesajında İslam’a dair vurgular yapması çok önemliydi. Sayın Öcalan zaten bunu söylüyordu. Sık sık ‘Türk halkının da Kürt halkının da çoğunluğu Müslümandır. Bu iki halkın da çoğunun Müslüman olması çok büyük avantajdır bizim için’ ifadesi o mesaja yansıdı. Öcalan çağı çok derinden okuyabildi. Öcalan, zamanın ruhunu kavrayabilmiş bir birikime sahiptir. Bu nedenle silahsız çatışmasız bir ortamın yolunu açmış oldu. Ve bu büyük bir şanstır. Bundan sonrası Kürtlerin gür akmasına bağlıdır. Kürtlerin ne kadar kulaç atabildiklerine bağlıdır. Yeni sürecin her iki taraf için de büyük kazanımlara yol açacağına inanıyorum."
Türk devletinin de Öcalan gibi cesaret gösterebileceğine inandığını ifade eden İnan, “Bu sefer sanki trafo güçlendirildi. Trafolar takviye edildi. Şimdi bu ışık yanacak gibi. Bu ışık yanarsa karanlık sona erecek. Tabii ki birden bire olmayacak ama yavaş yavaş aydınlığa çıkılacak. Öyle hassas bir süreç ki her an toplum yeni bir savaşın içerisine sürüklenebilir” uyarısında da bulundu.
Kendi ayagğna sıkar mı?
Türkiye’de siyasi operasyonların önemli ölçüde siyasi iradenin etkisi altında olduğunu söyleyen İnan, PKK’nin çekilmesi sırasında operasyonların devam etmesi halinde bunun faturasının siyasi iradeye yansıyacağını belirtti. İlahiyatçı İnan, “Bundan sonra top siyasi iradededir. Ben AKP’nin kendi ayağına kurşun sıkmayacağına inanıyorum. AKP sanırım kendini böyle bir intihara sürüklemeyecektir. Başbakanın geldiği noktada, borun artık kendini dayatıyor. Gerçekler çok inatçıdır. Siz gerçekler karşısında sorunları çözmezseniz sorunlar sizi çözecektir” diye konuştu.
'Öcalan ezberleri bozdu'
İnan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ilişkin algıda bir değişim olduğunu ifade ettiği konuşmasında, “Sayın Öcalan ezberleri bozdu. Ancak eksik olan onların Öcalan’ı zamanında yanlış tanımalarından kaynaklıdır. Kafalarındaki yanlış bilgilerdendir. Keşke Türkiye’de ifade özgürlüğünün önünde engeller olmasaydı ve bu kadar acı yaşanmasaydı. Şimdi toplum olarak bir dönüşümün arifesindeyiz” diye kaydetti.
Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için kullanılan dile dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan İnan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sürecin aracılar ile değil direk bir temasla, Öcalan’ın elinin güçlendirilerek, şartlarının iyileştirilmesi elbette ki süreci daha sağlıklı hale getirerek hızlandırır.”
HEZİL ROJDA/ANF/AMED