İnandırıcı adımlar yok

Dilber Çabuk

Dilber Çabuk

  • Acı dolu ve zorlu bir mücadele verdik ama her şeye rağmen pişman değiliz, çünkü biz Kürt'üz ve haklarımız var

Eşi 34 yıldır tutsak olan Dilber Çabuk, “Bir yandan barış deniliyor, diğer yandan hasta ve cezası bitmiş tutsaklar bırakılmıyor. Önderimiz özgür olmadan bu barışa inanmayız” dedi. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), tahliye imkânı olmaksızın ömür boyu hapis cezasını “işkence ve kötü muamele yasağı” kapsamında değerlendirirken, Türkiye’den 2014'ten beri 'umut hakkı'na ilişkin yasal düzenleme yapılmasını talep ediyor. Aradan geçen yıllara rağmen bu konuda herhangi bir adım atılmadı. AİHM’in Abdullah Öcalan hakkında verdiği ihlal kararı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen binlerce tutsak için de umut yaratmıştı. Bu tutsaklardan biri de Ankara Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Yusuf Çabuk. 

Tam 34 yıl oldu

Antalya’da 1992'de gözaltına alınan Yusuf Çabuk, 13 günlük ağır işkencenin ardından tutuklandı. Türk yargısı idam cezası verdi. Rêber Apo'nun 1999’te Türkiye'ye teslim edilmesi ardından idam cezasının kaldırılarak yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getirilmesiyle Çabuk’un cezası ağırlaştırılmış müebbete çevrildi. Eşinin tutuklandığında 5 çocuk babası olduğunu belirten Dilber Çabuk, en büyük çocuğunun 10, en küçüğünün ise henüz üç aylık olduğunu söyledi. Zorlu koşullarda çocuklarını büyüttüğünü belirten Dilber Çabuk, “Bahçede, serada, tarlada çalışarak çocuklarımı büyüttüm. Küçük oldukları için çoğu zaman komşulara ya da akrabalara bırakmak zorunda kalıyordum” dedi.

Zorlu bir mücadele

Eşinin 34 yıldır tutsaklık süresi boyunca hem annesini hem babasını kaybettiğini ifade eden Dilber Çabuk, şunları söyledi: “Babası 10 yıl önce, annesi ise 6 yıl önce yaşamlarını yitirdi. Annesi ve babası hep gözü yoldaydı ve biz ölmeden oğlumuzu görelim hasretiyle yaşamlarını yitirdiler. Annesi hastane de yaşamını son saatlerinde de adını sayıklayarak yaşama gözlerini yumdu. Acı dolu ve zorlu bir yaşam mücadelesi verdik. Her şeye rağmen pişman değiliz, çünkü biz Kürt'üz, dilimiz var, kültürümüz var. Onlar bunu kabul etmiyor.”

Yıllardır cezaevi yollarında

Dilber Çabuk cezaevi ziyaretlerinde yaşadığı zorlukları ve yokluğu da şöyle paylaştı: “Yusuf Yozgat’ta iken çok zorluklar yaşadım. Yol çok uzaktı. Ben ve üç çocuğumla birlikte otobüsle görüşe gidiyorduk. Yolculuk için tek bilet kesiyordum. Yolculuk boyunca bir çocuğumu kucağımda bir çocuğumu ayaklarımın dibinde bir tanesinde yanıma koyuyordum. Yolculuklarımız saatlerce sürüyordu. Özellikle kışın çok soğuktu ve zorluğu daha çoktu. Para olmadığı için yolda aç kalıyorduk ama yine ne yapıp edip görüşüne gidiyordum. Eşime moral veriyordum, onlar tutsak üzülmesin diye. En küçük kızım babası tutuklandığında üç aylıktı. 6 yaşında babasını tanımaya başladı.”

Eşinin gözaltındayken ağır işkencelere maruz bırakıldığı için hastalıkları o dönemde başladığını dile getiren Dilber Çabuk, “Eşim yaşı 60’ı geçmiş ve 34 yıldır cezaevindedir. 6 yıl önce kalbinden ameliyat oldu, geçen yıl gözlerinden ameliyat oldu. Ayak ve sırt ağrıları sürüyor” diye konuştu. 

Önderimiz özgür olursa

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne destek verdiklerini vurgulayan Dilber Çabuk, şunları dile getirdi: "Bir yandan barış yapalım diyorlar, bir yandan Rojava’ya yönelik saldırıları var. Bir yandan hasta tutsaklar ve cezası bitmiş tutsaklar bırakılmıyor. Biz nasıl bu barışa inanalım? Kürtleri kandırma arayışındalar ama artık Kürtler kandırılamaz. Kürtlerin dili, Kürtlerin kimliği ile tanındığı, Önderimiz bırakıldığı zaman barış yaptıklarına inanırız. Bir yandan barış bir yandan ise hala insanları korucu ve uzman çavuş yapmakla barış olmaz. Her şeye rağmen bu süreçte ölüm olmaması, en büyük teselli ve sevincimizdir. PKK bu halkın çocuklarıdır. Başka çocuğumuz yaşamını yitirmesin diye barış mücadelesini verelim. 34 yıldır eşim tutsak 5 çocuğu tek başına büyüttüm, yine de barış istiyoruz. Bu coğrafya da ne Kürtsüz bir Türk olur ne de Türksüz bir bir Kürt olur. Birlikte bu ülkeyi kurdu. Birlikte barışı da yapabilirler.” ANTALYA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.