İngiltere’nin Brighton kentinde yapılan konferansta “Demokrasi, özgürlük ve eşitlik için Kürt halkının mücadelesiyle dayanışmayı inşa etme” adı altında özel bir toplantı yapıldı. 

Unite Sendikası delegesi ve Kürt aktivist Roza Salih tarafından yönetilen toplantıda Unite Sendikası Genel Başkan Asistanı Steve Turner, GMB Sendikası Uluslararası Genel Sekreteri Bert Schoewenberg, HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, insan hakları savunucusu Avukat Muharrem Erbey ve akademisyen Dilar Dirik birer sunum yaptı. Toplantıya çok sayıda sendikacı katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Roza Salih Kürdistan’daki son güncel gelişmeler hakkında bilgi verdikten sonra; “Kürdistan’da kimlikleri ve düşüncelerinden kaynaklı her gün çok sayıda Kürt öldürülüyor ve tutuklanıyor. Britanya ve Fransa emperyalizmi Kürdistan’ın dört parçaya bölünmesinde başrol oynamışlardır. Britanya sendikalarının bu dayanışması çok önemli. Kürtlerin verdiği mücadele sadece Kürtlerle alakalı değil, aynı zamanda bölgeye demokrasi, eşitlik ve özgürlük getirme mücadelesidir” dedi. 


Kürt halkıya dayanışma öncelikli görevimiz

Unite Sendikası Genel Başkan Asistanı Steve Turner, sendikalarının neden “Öcalan’a Özgürlük” kampanyası başlattıklarını anlatarak; ‘‘Bu kadar önemli bir konuda benim için konuşmak bir onurdur. Biz uluslararası bir emek hareketiyiz. Dünyadaki sorunlara karşı duyarsız kalmamız mümkün değildir. Filistin ve Kolombiya gibi yerler başta olmak üzere sorunlar için çok sayıda kampanya yürüttük. Bölgenin barış anahtarı olan Kürtler, aynı zamanda bölgenin demokrasi inşasına öncülük edebilecek seküler, eşitlikçi bir toplum. Kadın hakları için mücadele veren, emek hareketinin arkasında olan bu toplumla dayanışma aynı zamanda bizim de öncelikli görevimiz” dedi. 


‘Öcalan cezaevindeyken barış görüşmeleri başarıya ulaşmaz’

“Tek bir çözüm var, o da siyasi çözümdür” diyen Turner, çözümün de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ile mümkün olabileceğini şu sözlerle dile getirdi: “Kürt liderleri zindana atan bir devletle çözüm elbette zor. Bu yüzden Öcalan’a özgürlük kampanyasını önemsiyoruz. Çünkü Öcalan bölgenin barış ve demokrasisi açısından çok önemli bir role sahip. Öcalan cezaevindeyken bu rolünü oynaması mümkün değil. O yüzden Öcalan’a özgürlük talebimizi çok net ve yüksek bir sesle kendi hükümetlerimize Türk devletine baskı yapmalarını sağlamak için iletmeliyiz.”

Turner sunumunun sonunda şu çağrıda bulundu: “Sendika olarak dayanışmayı yükseltmeli ve kampanyalarımızı yaymalıyız. Mücadele etmeden sadece istemekle haklar elde edilmez. Siz üye ve delegelerden de talebimiz Öcalan’a özgürlük kampanyasına dahil olmanız ve bulunduğunuz her yerde kampanyaları büyütmenizdir.”  


‘Ortak hedef Öcalan’ın özgürlüğü’

Ülkenin ikinci büyük sendikası olan GMB Sendikası da Unite Sendikası ile birlikte “Öcalan’a Özgürlük” kampanyası yürütüyor. GMB Sendikası Uluslararası Genel Sekreteri Bert Schoewenberg ise toplantıda şunları ifade etti: “Unite Sendikası ile birçok konuda farklı düşünsek de iki konuda yüzde yüz hemfikiriz. O da yoldaş Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşturulmasıdır. 

Şubat ayında Unite Sendikası yetkililerinin de içinde olduğu bir heyet ile Türkiye Kürdistanı’na, başkent Amed’e gittik. Türk devletinin Kürt halkına yönelik saldırılarına tanıklık ettik. 1990’lardaki gibi yine saldırılar artarak devam etmekte.”


Kürtleri hafızasına saldırıldı

Schoewenberg, Sur izlenimlerini de şu cümlelerle katılımcılarla paylaştı: “Amed’in Sur ilçesi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor. Yakınına bile yaklaşmamıza izin vermediler. Türk güvenlik güçleri tarafından etrafı kuşatılmıştı. Kadınların ve çocukların da içinde bulunduğu çok sayıda sivil insan mahsur kalmıştı bu kuşatmada. Biz döndükten sonra kuşatma kalktı. 50 binden fazla insan yerinden edildi. Çok sayıda insan katledildi. Ve Sur’un tümü hemen hemen dümdüz bir çöl haline getirildi. Bu sadece Kürtlere yönelik bir saldırı değildi, Kürt halkının varlığına, hafızasına, tarihine ve kültürüne yönelik bir saldırıydı.”


‘PKK bitecek bir örgüt değildir’

Kürtlerin demokratik çözüm istediklerine dikkat çeken Schoewenberg; PKK’nin Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarzıyla bitirilebilecek bir örgüt olmadığını belirterek, arkasında halk olduğuna vurgu yaptı. Schoewenberg yapacakları çalışmalara ilişkin ise şunları söyledi: “Oradaki zulüm ve baskı maalesef Avrupa basınında yer bulmuyor. O yüzden yürüttüğümüz dayanışma ve Öcalan’a özgürlük kampanyasını önemsiyoruz. Sesimizi daha da yükselterek bir fark yaratabiliriz. Çünkü Öcalan sadece Türkiye için değil tüm Ortadoğu için barışın anahtarı konumundadır. GMB olarak Unite Sendikası’ndaki yoldaşlarımızla Kürdistan’a adalet için çalışmalarımızı daha ileri taşıyacağız.”


‘Kürdistan’ın demografisi değiştiriliyor’

Konferansa katılan HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de toplantıda geniş bir sunum yaptı. Kürkçü, Türkiye’deki son siyasal gelişmeleri toplantı katılımcılarıyla paylaştıktan sonra dünya emekçi sınıfının bir araya gelmesinin önemine değindi.  Kürkçü AKP hükümetinin Kürdistan’daki uygulamalarına ilişkin olarak katılımcılarla şunları paylaştı: ‘‘Şu an Kürtler  demokratik özerklik için Türkiye, İran ve Suriye’de mücadele vermektedir. Kürtler tüm parçalarda baskıcı sistemlere karşı büyük mücadele veriyor.  Türk devleti Kürdistan’ı tekrardan kolonileştirmeye çalışmaktadır. Suriyeli mülteciler aracılığıyla demografiyi değiştirmeye çalışmaktadır. Bunun karşısında daha güçlü durmalıyız. Sizin gibi emek örgütlerin de kendi ülkelerindeki iktidarlara bu yönlü baskı uygulamalı.” 


‘Ölüm kokusu yükselmektedir’

Toplantıda insan hakları savunucusu Avukat Muharrem Erbey de Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın fikirleri ve durumu hakkında bir sunum yaparak, “Öcalan sadece Kürt halkının lideri değil, Ortadoğu’daki sorunlara fikirleriyle çözüm üretebilecek güçlü bir analiz gücüne sahip. Tarihi gerçeklerden kopmayarak tespitler yapabilen bir lider. Uzun bir zamandır kendisiyle hiçbir şekilde iletişim kurulamamıştır” dedi. 

Kürdistan kentlerinin Türk devleti tarafından büyük bir yıkıma maruz kaldığını belirten Erbey, Kürdistan kentlerinin her yerinden ölüm kokuları yükseldiğini ifade etti ve ölümlerin durması için Öcalan’ın özgür olması gerektiğini vurguladı.  


‘Rojava tüm Suriye için model’

Akedemisyen Dilar Dirik de yaptığı konuşmada Rojava özgülünde Kürt halkının verdiği mücadele hakkında bilgilendirme yaptıktan sonra, Suriye’de Kürtler’in var olan iki faşist kesimin de yanında durmayarak kendi modelini geliştirdiğini ifade etti. Dirik daha sonra Rojava’da inşa edilen sistemin neden tüm Suriye için model olabileceğini detaylı bir şekilde anlattı. 


ALLADDİN SİNAYİÇ/BRİGHTON