İnsanlığa karşı büyük suçlar işleyen, farklı zamanlarda İngiltere’de de katliamlar yapan DAİŞ’e karşı savaştığı için ödüllendirilmesi gereken İngiliz James Matthews, 1 yıldan beri yargılandığı davadan beraat etti. ‘YPG’ye katılmaktan’ suçlanan Matthews, bu süre zarfında bir adım dahi geri atmadı. EREM KANSOY LONDRA İngiliz YPG’li Josh Walker’dan sonra İngiltere yüksek mahkemesi olarak bilinen Old Bailey’de ‘terör eğitimi almak ve Suriye’ye seyahat ederek terörist gruplara destek vermek’ suçlamasıyla yargılanan ikinci isim James Matthews oldu. Yaklaşık 1 yıldır devam eden mahkeme süreci önceki gün sonuçlandı. İngiliz Yüksek Mahkemesi 43 yaşındaki Doğu Londralı Matthews’in beraatına karar verdi. Beraat kararı, dosyanın Savcısı Tom Little’nin ‘Kanıt yetersizliği’ni ileri sürerek “Matthews’e hüküm vermenin mümkün olmadığını” söylemesi ve ardından Yargıç Andrew Edis’in Matthews’in suçsuz olduğunu belirtmesinin ardından geldi. Matthews hakkında 10 yıl hapis cezası isteniyordu. Her yönüyle tutarsızlık Kuzey ve Doğu Suriye’de Türk devleti tarafından himaye edilen DAİŞ’e karşı büyük bir özgürlük mücadelesi yürüten QSD’nin en büyük bileşenlerinden YPG’nin, James Matthews şahsında bu şekilde suçlanması büyük bir tutarsızlık olarak görülüyor. Zira YPG, ABD’nin öncülüğünü yaptığı DAİŞ’e Karşı Uluslararası Koalisyon’un en büyük müttefiki. Bundan dolayı da Matthews’e yönelik suçlamalarda olduğu gibi, beraat kararı da demokratik kamuoyu ve İngiliz basınında yankı uyandırdı. BBC, Daily Mail, The Guardian gibi ana akım basın organları ‘YPG’ye katıldığı için İngiltere’de yargılanan eski askere beraat’, ‘Suriye’de DAİŞ’e karşı savaşan İngilize açılan dava düşürüldü’, ‘Eski İngiliz askerine açılan terör davası düşürüldü’ başlıklarıyla verdi. Ünlü İngiliz The Guardian gazetesindeki geniş haberinde Matthews’in dava dosyasına bakan savcılar ve savunma avukatından mahkemedeki konuşmaları ve demeçlerine yer verdi. Matthews’ın avukatı Joel Bennathan müvekkili hakkında verilen karardan memnun olduğunu söylerken, “Biz her zaman Matthews’ı DAİŞ’e karşı YPG ile birlikte savaşmaktan dolayı yargılanmanın sıra dışı ve tamamen haksız olduğunu söylüyorduk. Bay Matthews her zaman yaptığı şey hakkında açıktı fakat İngiliz Kraliyet Savcılık Servisi’nin bunu anlaması, 7 ayı bulan bir süreyi aldı” sözlerine de yer verdi. ‘Hesabınız tutmadı’ Matthews’ın avukatlarından, Birnberg Peirce Başsavcıya mahkemede şu şekilde hitap etti: “Matthews’in tamamen yasal bir Kürt örgütü olan YPG’ye katılması, ‘bir terörist eğitim kampına katılmak’ olarak gösterildi ve bu şekilde suçlandı. Oysa gerçekte ahlaken ya da yasal olarak Bay Matthews’in bir terör vakasında bulunmadığını görüyoruz. Politik hesaplamalarınız tutmadı ve YPG, DAİŞ’i yendi. Bu süreçte sizler için YPG’nin rakibi olan Türkiye daha önemli oldu çünkü Türkiye, silah pazarınız için şu anda en büyük müşterilerden biri. Sayın Başsavcı size soruyorum, Matthews’in davası sadece politik havaya ayak uydurabilmek için miydi?” Savcılık makamı ise “Başsavcı olarak tüm bunlardan elbette sorumluyuz fakat bahsettiğiniz konular mahkeme konumuzu aşan konular. Bunları burada tartışmamız gerekliliğinden emin değilim” şeklinde cevap verdi. Örnek yaratmak istediler başarısız oldular Londra merkezli Kurdistan Solidarity Campaign’den de (KSC) kararın hemen ardından açıklama geldi. Kurum, açıklamasında daha çok İngiltere’nin, Kürtlere dönük kriminalizasyon politikasına yer verdi. Kurdistan Solidarity Campaign, Matthews hakkındaki dava süreci başlar başlamaz sürekli O’na destek sundu. Kurdistan Solidarity Campaign’ın açıklaması şöyle: “İngiliz YPG’linin evi aralıksız olarak basıldı. Cep telefonu, laptop gibi eşyalarına el konuldu. James, sistematik bir baskıya uğratıldı. İngiliz hükümeti James üzerinden İngilizlerin Suriye’ye gitmesi veya YPG’ye katılmasını önlemek için bir örnek yaratmaya çalıştı. Ama başarısız oldu. James’in beraatine bizler çok sevindik. Doğrusu da buydu.” KSC’nin açıklamasında Matthews’in kısa demeci de vardı. Matthews, mahkeme kararının ardından Kurdistan Solidarity Campaign sorumlularından Kürt dostu aktivist Mark Campbell’i telefonla arayarak kısa bir değerlendirme yaptı. Matthews şunları belirtti: “İddia makamı, ödememi istediği bu bedelin temelini hiçbir zaman ayrıntılı olarak açıklamadı. Şimdi ise davanın düşmesini sağladılar ama neden düşürüldüğünü söylemeyi bile reddettiler. İnsanlar, davanın Türk devleti ile çitleri onarmaya yönelik bir kaygıdan dolayı olduğunu, DAİŞ’in mağlup olmasından sonra, Britanya’nın artık Kürtlere sadakat duymadığı düşünüyor. Başsavcı, herhangi anlamlı bir açıklama yapmadığı sürece, bu tür şüpheleri düşünmemek gerçekten zor. Mümkün olduğunca bu saçma olaya ve kendime, medyanın dikkatini çekmemeye çalıştım. Çünkü Efrîn’de halen mücadele ediliyor.” YPG’e katılmasının gerekçeleri Başta Türk devletinin desteklediği DAİŞ, El Nusra ve Ahrar u Şam gibi çete gruplarına karşı en köklü özgürlük mücadelesini Kuzey ve Doğu Suriye’de YPG yürüttü. Halen bu çetelere karşı büyük bir mücadele içinde olan YPG’ye dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda enternasyonalist katıldı. Bunların bir çoğu şehit düştü. Enternasyonalist devrimcilerin katılımı, Rojava Devrimi’nin evrensel boyutlara taşıdı. İngiliz James Matthews, binlerce enternasyonalistten sadece biri. 2016’nın Temmuz ayında YPG’ye katılan Matthews katılım gerekçesini daha önceleri, İngiliz haber sitesi Independent’e şu şekilde anlatmıştı: “Facebook’ta bir kadının kesilmiş başını elinde tutan bir DAİŞ üyesinin fotoğrafını gördükten sonra YPG’ye katılmaya karar verdim. Bu gördüğüm en canavarca fotoğraflardan biriydi. Bu toprakları onlardan almamız lazım ve bunun için de güç kullanacağız. Başka bir çağa ait gözüken ve barbarca katliamlar işleyen bu örgüte karşı savaşıyoruz.” İngiltere’den gidip, DAİŞ’e katılanların sayısının 100’den fazla olduğu tahmin ediliyor. Buna karşın, İngiltere’den DAİŞ’e gidip katılanların sayısı ise verilen bilgilere göre göre 800’den fazla. Böylesi bir gerçeklik ortadayken, YPG’ye katılanlar kriminalize edilirken, DAİŞ’e katılıp geri dönenlerin ülkenin sokaklarında ellerini, kollarını sallayarak gezmeleri oldukça düşündürücü. Ayrıca, DAİŞ çetelerinin çok yakın dönemlerde Londra ve Manchester gibi kentlerde sivil halka yönelik katliamlar yaptığı ve onlarca kişinin yaşamını mal olduklarını da unutmamak gerekiyor. Savcılık, başlangıçta iştahla açtığı davada DAİŞ’e karşı mücadelenin haklılığına karşı duramayarak ‘kanıt yetersizliği’ gibi bir gerekçeye sığındı ve davanın düşmesini sağladı. James Matthews şahsında YPG saflarında insanlığa karşı DAİŞ çetelerine karşı mücadele etmekten dolayı kimsenin suçlanamayacağının emsal kararı da oluştu. YPG ve YPG şahsında insanlık adına yürütülen mücadele, İngiltere mahkemesinden zaferle çıktı.