İngiltere Gündemi
Londra Büyükşehir Belediye Başkanı, Boris Johnson, Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin davet etmesi üzerine Güney Kürdistan’a gidip, Hewlêr’de Neçirvan Barzani ile görüştü. Gitmişken, eline kalaşnikov alıp pozlar verdi. Başında poşu Kürt kardeşleriyle helalleşti. Ancak basına sunulan görüntülere çok da aldanmamak lazım. Zira sözde Kürt dostu Jonhson, Kürtlere, özellikle de Kuzeyli Kürtlere, hiçbir iyiliğinin dokunmamasıyla bilinir. Seçilmesi durumunda Kürtlerin Newroz kutlamalarını, büyük gösterilerin ve festivallerin gerçekleştiği Londra’nın merkezinde bulunan Piccadily Circus’ta kutlayabileceklerini sağlayacağı sözü veren Johnson, sözünü ilk sene tutu ancak gerisi için hak getire.
Gerçi Irak’taki Federal Kürdistan Bölgesi ile ekonomik çıkarlarını aleni ifade etti. Johnson, Güneyli Kürtler ile bağlarının gittikçe kuvvetlendiğini, Irak’ın güvenliği ve zenginliğinin Kürtlerin yanı sıra kendilerinin de çıkarlarına hizmet ettiğini ziyaret esnasında basına açıkladı. Ticari bağlarından ötürü Kürdistan bölgesinin istikrarlı olmasının kendi çıkarlarına olduğunu özellikle belirtti.
Johnson’ın DAİŞ çetesine karşı mücadele veren Pêşmergelere ve onları eğiten Britanyalı askerleri ziyaret etmesine aldanmamak lazım. Emperyal güçler, savaş bölgelerine yaklaşımlarında bile çıkarlarını gözeterek yapıyor. Niyet, mücadele verenleri desteklemek ve moral vermek olsaydı Johnson Rojava’ya giderdi. Şengal’e gidip kalaşnikov pozlar verseydi. Vermez ki! Öyle ya Rojava ve Suriye’deki istikrardan onlara ne? Çıkarları yok ki. Ticari bağları hiç yok. Niye gitsin ki!
Tarih tam bir tekerrür. İngiltere’nin Kürtler ve Kürt bölgeleri ile ilişkileri de tam bir tekerrür. Kürt bölgelerinde denetimi sürdürmek için her yola başvurmaları da her daim bir tekerrür. Orta Doğu’da mezhep eksenli güç savaşını bilinçli bir şekilde başlatıp kaotik atmosferi çıkarları için kullanan İngiltere, yüzyıldır yine çıkarları için Kürdistan’ın bağımsızlığını istemedi. Güney Kürdistan’ın bağımsızlığının ileride mutlaka gerçekleşeceğinin kaçınılmaz olduğu günümüzde, İngiltere şimdilerde ilişkileri güçlendirme peşinde.
İngiliz Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu, Irak’ın Kürdistan Bölgesi üzerine politikaları başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda belirtilen öneriler, Birleşik Krallık'ın bu bölgedeki nüfuzunu artırması gerektiği, ticaret ve yönetimle ilgili tavsiyelerde bulunabilecek daha fazla insan gönderilmesi ve diplomatik ilişkilerin daha fazla geliştirilmesi şeklinde özetlenebilir.
Rapor’da Güneyli Kürtlerden övgülerle bahsediliyor. DAİŞ’e karşı Pêşmergelerin mücadelelerinden dolayı Irak Kürdistan’ının desteklenmesi gerektiğini belirtiyor rapor. Maksat çete üyelerine karşı savaşan birlikleri hak ettikleri değeri vermekse şayet, YPG ve YPJ güçleri neden o değeri görmüyor? İngiltere, bağımsızlığı hak gördüğü Irak Kürdistan’ı, Rojava’da özerkliği reva görmüyor.
Bütün dünyanın DAİŞ’e karşı YPG ve YPJ gerillalarının takdirle karşıladığı mücadelesini, İngiltere sadece Pêşmergelere yüklemeye çalışıyor. Neyse ki, arada sosyalist, özgür ve tarafsız basının sesi duyuluyor ki algılarımız bu emperyal güçlerin yayınladığı raporlarla şekillenmiyor. Yoksa DAİŞ’e karşı mücadele veren güçlerin peşmergeler, İngiltere’nin Irak ve Kürdistan bölgesiyle yakinen ilgilenmelerinin sebebini tamamen demokrasi ve insan hakları olduğunu düşünürdük. Birileri, İngiltere’ye artık ikinci dünya savaşı döneminde olmadığımızı, İngiltere’nin bölgeye dair tek dertlerinin doğal gaz ve petrol olduğunu tüm dünyanın bildiğini söylesin lütfen. Bir zahmet demokrasi maskelerini atsınlar bir de, halk yemiyor artık.