Belediye Başkanlığı’nın böyle bir inisiyatifin sorumluluğunu üstlenmeyeceğini açıklamasından sonra Belediye dışındaki siyasi parti il teşkilatları, demokratik örgütler, bağımsız kişiler, kiliseler ve farklı kurum ve kuruluşlar bu inisiyatifin içinde yer alarak Şengal‘den çıkmak zorunda kalan Êzîdî Kürtler için yardım kampanyası başlattı. 
İnisyatif adına kampanyanın durumuna ilişkin görüştüğümüz Entegrasyon Dairesi yöneticilerinden Kadim Uzunyayla şu bilgileri verdi: “Bu inisiyatif örgütler üstü bağımsız bir oluşumdur. Biz inisiyatifin kurulmasının hemen ardından kentteki siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, eyalet milletvekilleri, Federal Parlamento milletvekilleri, kiliseler ve kamuoyu tarafından tanınan şahsiyetlerle görüştük. Belediye de dahil olmak üzere görüştüğümüz kişiler ve kurum temsilcileri imza atarak kampanyamıza destek verdi.”
“İnisiyatif olarak ilk önce nasıl bir destek sunabiliriz” sorusunu tartıştıklarını dilee getiren Uzunyayla, Almanya’da faaliyet yürüten resmi bir kurum üzerinden mağdurlara ulaştırılması yönünde fikir birliğine vardıklarını söyledi.
Uzunyayla, “Hepimiz tartıştık ve sonuçta Dr. Hüseyin Bektaş’ın başkanlığını yaptığı Kürt Doktorlar Birliği’nde karar kıldık. Bu birlik aracılığı ile daha çok sağlık alanında yardım ulaştırmayı uygun gördük. Kürt Doktorlar Birliği zaten kendi imkanları ile Şengal’den çıkan halka tıbbi yardımda bulunduğunu öğrendik. Yanılmıyorsam Amed’de yapılan Tıp Konferansı sonrası bir heyetle de bölgeyi ziyaret etmişler. Kurdukları gezici sağlık ekibi ile sağlık yardımında bulundular sonrasında Kobanê’den gelenler için de bu çalışmayı yaptılar” dedi.

Aşı ve seyyar hastahane

Şu ana kadar yaklaşık 8 bin Euro’luk bir yardımın kendilerine ulaştığını belirten Uzunyayla, şunları söyledi: “Şu ana kadar açtığımız hesap numarasına yaklaşık 8 bin Euroluk yardım gelmiştir. Bu para şu an Doktorlar Birliği’nın hesap numarasında bekliyor. Bize her hafta rapor ediliyor. Bu miktarın önümüzdeki Paskalya Bayramı nedeni ile aralık ayında daha da artacağına inanıyoruz. Hedefimiz 30-40 bin Euro’ya ulaşmaktır. Yardımlar daha çok Almanlardan geliyor. Çünkü her hafta biz banka çıktılarını kontrol ediyoruz. Bu çıktılardan bunu görmek mümkün. Bu parayı nasıl değerlendiririz noktasında farklı seçenekler var. Mesela çocuk aşısının alınıp gönderilerek kamplardaki çocukara yönelik aşı kampanyasının başlatılması, bir diğeri de seyyar hastanelerin oluşturulup kamp kamp gezdirilmek süreti ile sağlık hizmetlerinin sunulmasıdır. Bu iki seçenekten biri üzerinde karar kılacağız. Önümüz kış. Bu nedenle acele etmemiz gerektiğinın bilincindeyiz.”

Güney’de kaotik durum

Özellikle Güney Kürdistan’da yardımların mağdurlara ulaştırılması noktasında kaotik bir durumun olduğuna da vurgu yapan Kadim Uzunyayla yapacakları tıbbi yardımın nasıl ulaştırılacağına ilişkin olarak da “Şimdi Güney’e yardım gidiyor fakat bunun dağıtılmasında sorun var. Organizasyonda sorun var. Yardımlar havaalanlarında bekliyor. Çünkü dağıtabilecek alt yapı yok. Hazırlık yok. En son bildiğim kadarı ile böyleydi şimdi halen öyle mi bilmiyorum. Türkiye ve Rojava’ya geçenler bu sorunlarla karşılaşmadı. Türkiye’de DBP belediyeleri ve halk müthiş bir performansla yardım ediyor. Rojava yine öyle. Fakat Güney öyle değil. Bu nedenle Doktorlar Birliği ve bizden oluşturulacak bir heyet bizzat bölgeye giderek bu yardımları oradaki kamp yetkililerine ya da sorumlulara teslim etmeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.