Onbinlerce insan işini kaybetmiş, binlercesinin sicili bozulmuş, işkence çok boyutlanmış ve sayısız isterik ruh hastası Türkiye sokaklarında kol geziyor. Kendini sanatçı zanneden kimileri de Tayyip’in televizyonlarından, kürsülerinden “demokrasi” havariliği yapıyor. Sözde de olsa demokrasiye sahip çıkmaları iyi de, Tayyip’e niye sahip çıkıyorlar, bu anlamakta zorlanıyor insan. Tayyip’in darbesi günbegün işliyor. Hem de kanlı işliyor.
Sanatçı Sıla’nın insani tutumuna destek olmayanlar nasıl santçı olabilir ki! Yalakalıkla sanatçılık ne zaman kanka oldular?
Sıla kardeş, kendi insanlıklarını iptal etmiş olanlar, sizin konserlerinizi iptal etmekte zorlanmazlar. Onlar “baldıran zehri” yerine Sur’da, Cizre’de, Şırnak’ta bodrumlarda her yaştan Kürtleri diri diri yakmakta da zorlanmadılar. Zorlandıkları tek şey, insan olmaktır, insan kalmaktır.
Sıla kardeş, günümüz, kepazeliğin zirvesinde gulu gulu dansı yapanların cinayetlerine şahittir.
Unutma Sıla kardeş, tarih yalakaları değil, gerçekten, özgürlükten yana olanları aklayacaktır.
Titre Tayyip titre! Attığın her adımda karşında Ceylan Önkol’un, Berkin Elvan’ın, Uğur Kaymaz’ın silüetine çarpacaksın. Roboskî’de katlettiklerinin silüetleri seni gölge gibi takip edecek. Uyku sana haramdır. Sen de seni yaratan sistemin de tarihten silineceksiniz. Tayyip’e bir soru ile bitireyim: Sahi Tayyip senin kırmızı çizgilerin vardıya ne oldu onlara?
OZAN EMEKÇİ