Direnişçi tutsakların durumu ile ilgili gelen haberler ise, durumlarının giderek kötüleştiği yönünde. Boğazlarından ve burunlarından kan gelme, yürüme ve konuşma güçlüğü çekme, nefes almada zorlanma gözlerinde kararma gibi şikâyetlerin baş gösterdiği tutsakların gittikçe dirençten düştüğü ve artık hareket etmekte zorlandıkları bildiriliyor.
Eylemlerinde kararlılar
Ailelerine avukatları aracılığıyla durumları hakkında bilgi gönderen tutsaklar, eylemlerinde kararlı oldukları ve direnişten vazgeçmeyecekleri mesajını da iletiyorlar. Çocukları günbegün ölüme yaklaşan analar ise hergün sokaklarda direnişteler. Bir an önce bir şeyler yapılması için hergün sokaklarda, eylem çadırlarında çocuklarının direnişine direnişle destek veren analar, geceyi de bu çadırlarda geçiriyorlar. anaların feryadına biber gazı ve copla karşılık veren AKP hükümetinden ise, beklenen adımlar yerine hakaret dolu açıklamalar gelmeye devam ediyor. Türk Başbakanın ‘açlık grevi yok, şov yapıyorlar’ açıklaması ise AKP’nin değersizleştirmede sınır tanımadığını bir kez daha ortaya koydu.
Direniş çadırında bir ana
Besna ana, kızı Yasemin Aslan’ın 19 günden beri açlık grevinde olduğunu belirtiyor. Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevinde tutsak olan Yasemin Aslan’dan 1 haftadır haber alamayan Besna ana, “Buraya gelmekten başka elimden bir şey gelmiyor” diyor. 9 çocuğu olan Besna ana’nın bir oğlu da gerillada. Gündüz sürekli direniş çadırında olan ve diğer çocukları küçük olan Besna ana, çocuklarını yedirip, yatırdıktan sonra geceyi geçirmek için de direniş çadırına geliyor. Diğer çocukları için yemek yapmak zorunda olduğunu anlatan Besna ana, yemek yapmakta zorlandığını belirtiyor. Bir türlü kafasını toparlayamadığını, sürekli unutkan ve dalgın olduğunu belirten Besna ana, “Aklım başımda değil gibi, ne yapacağımı sürekli unutuyorum. Zaten evde de duramıyorum. Ne yapacağımı şaşırdım artık!” şeklinde yaşadığı durumu ifade ediyor.
Anadilde eğitim istiyoruz
Türkçe bilmeyen Besna ana, tek başına hastane, belediye gibi kurumsal yapılara gidemediğini söylüyor. En çok da kızını görmeye gidemediği için acı çekiyor. Tek başına cezaevine de gidemeyen Besna ana, okula giden çocuklarına da yardımcı olamıyor. Çocuklarının okul durumları hakkında da öğretmenleriyle konuşamadığını belirten Besna ana, “Çok zorluk çekiyorum. Biz anadilimizde eğitim olsun” diyor.
Oğlunun durumu iyi değil
Açlık grevine giren ilk grupta yer alan Şeyhmuz Öncel, Kandıra F Tipi Cezaevinde ölüme yatan tutsaklardan. Nuriye ana ise, direniş çadırından oğlunun eylemine katılıyor. Günlerdir uyuyamadığını belirten Nuriye ana, “Çocuklarımız ölünce biz de ölüyoruz. Onlar neredeyse, ben de oradayım “ diyor. Oğlunun durumu ile ilgili avukatlardan bilgi aldığını anlatan Nuriye ana, oğlunda boğazdan ve burnundan kan gelme, yürüme ve konuşmada zorlanma, nefes alamama ve gözlerinde kararma gibi şikayetlerin hepsinin başladığını zorlanarak anlatıyor. Oğluyla 1 hafta önce telefonda da konuştuğunu belirten Nuriye ana, “Sesi iyi gelmiyordu, hiç konuşamıyordu. Sanki nefes alamıyor gibiydi” şeklinde konuştu.
Kamuoyuna seslendi
“Bize yaşam hakkı bile vermiyorlar bu ülkede” diyen Nuriye ana, “Çocuklarımızı göremiyoruz. Erdoğan eğer müslüman ise anahtar O’nun elinde. Bu işe bir çözüm bulsun. Ya cezaevinde ölüm ya da dağlarda ölüm farketmiyor. Hepimiz acılı anneleriz” diyor. Son olarak, ölümleri durdurmak için mücadele çağrısında bulunan anneler “İnsan olduğunuzu unutmayın!” diye seslendi.
BETÜL KILIÇ/İSTANBUL