
Şengal’den IŞİD saldırıları nedeniyle göç eden yüzlerce Êzîdî Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Arûş (Ortaköy), Mergeh (Yemişli), Kiror (Ortabağ), Elemune (Andaç) köylerine HDP, DBP ve Kent Meclisleri koordinatörlüğünde oluşturulan geçici kamplara yerleştirildi. Güney Kürdistan ile sınır olması nedeniyle bu bölgedeki kamplara Êzîdîlerin göçü devam ediyor. Göç eden Êzîdî Kürtler, sınırda binlerce kişinin göç etmek için beklediğini aktardı. Êzîdî mültecilerin çoğunluğunu yaşlı, kadın ve çocuklar oluşturuyor. Şu ana kadar 380 Êzîdî Elemune, 200 Êzîdî Arûş, 220 Êzîdî Kiror, 300 Êzîdî Mergeh köylerinde oluşturulan geçici kamplarda barınıyor. Köylerde bulunan okul binalarına yerleştirilen Êzîdî mülteciler için öncelikli olarak buralarda bulunan köylüler, sonrasında çevre ilçe ve iller seferber olmuş durumda. Kamplarda gönüllü doktorlar, hemşireler bulunurken, sağlık görevlisi ihtiyacı yaşanıyor. Gönüllü doktorlar ise köylerden topladıkları ilaçların tükendiğini, acil olarak ilaç yardımı beklediklerini dile getirdi.
‘Mezhep savaşı başlatmak istiyorlar’
Katliamdan kurtularak göç eden her bir Êzîdî‘nin de acı dolu bir hikayesi var. Arûş Köyü’nde kurulan kampa 4 gün önce günler süren yürüyüşün ardından geldiklerini belirten Şengal’in Duhura Köyü’nden Bişar Kaso Milhem, “İnsanlık denilen şeyin öldüğü günleri gördük’’ diyerek, şöyle devam ediyor: ‘’Êzîdî kimliğimizden önce insanız ve aynı vatan topraklarında yaşıyorduk, en yakındakilerin, hatta kapı komşularımızın nasıl gözlerinin dönerek bizlere saldırdığına şahit olduk. Kendimizi koruyacak hiç bir şeyimiz yoktu ve kaçmaktan başka çare bizlere bırakılmamıştı. Topraklarımızı bıraktığımız için çok mutsuzuz. Yolda 3 yaşlı insan sırf topraklarını bıraktıkları için üzüntüden öldüler. Bizi koruyan tek mekanizma YPG ve PKK oldu. Her şeyimizi kaybettik. Keşke bizden malımızı mülkümüzü her şeyimizi alsalardı da topraklarımızdan ayrılmak zorunda kalmasaydık. Kadınlarımızı, çocuklarımızı öldürmeselerdi.’’
Milhem, saldırılarla mezhep savaşı çıkarılmak istendiğine dikkat çekerek,”İnsanları birbirine düşüren bir mezhep savaşı başlatmak istiyorlar, bizler bunun bir parçası olamayız. Bizler başımıza gelenlerin nedeni yalnızca birilerinin iktidar hırslarıdır bunu böyle biliyoruz. Gerçekten Allah, din inancı olanlar bırakın Êzîdîlere ya da ne inanışa sahip olursa olsun hiç kimseye böyle bir şey reva göremez. Allah’ın adını kullanarak başımıza bunları getirenlerden önce PKK hesap sormaya başladı. Allah da soracaktır” diye konuştu.
Eşi Şengal savunmasında
Aynı kampta kalan ve IŞİD katliamından kaçarak çocuklarıyla birlikte Uludere’ye sığınan Feride Hissilnasim, eşinin savaşmak için Şengal’de kaldığını belirtti. Hissilnasim, “Çok sayıda komşumuzu kız çocuklarıyla birlikte kaçırdılar. Köyümüzden birkaç erkek ve delikanlıyla birlikte kaçarak günlerce aç susuz yürüyerek geldik. Geri kalanlar Şengal’i savunmak için orada kaldılar. 20 gündür yollardaydık, sersefil olduk” ifadelerini kullandı.
Yakınlarını katliamda kaybetti
Kiror Köyü’nde ilköğretim okulunda oluşturulan kampa yerleşen 200 Êzîdî’den görme engelli 56 yaşındaki Neyû Şerkî de Şengal’e bağlı Dugurê Köyü’nden gelenler arasında. Şerkî, eşini IŞİD katliamlarında kaybettiğini belirterek, “İki çocuğum da topraklarımızı savunmak için kaldı. Gözlerim görmüyor ve komşularım, torunlarımın yardımıyla buraya kadar geldim” diyerek, evdeki yaşı küçük çocukları ve torunlarıyla birlikte göç etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Etrafında bulunan köylüleri ise Şerkî’nin yaşanan katliamları yalnızca duyduğunu, gözlerinin görmemesinin onun tek avantajı olduğunu dile getirdi.
‘Göç etmeyi gururuma yediremiyorum’
Mergeh Köyü’nde oluşturulan kampta kalan Haşim Findî sei Şengal’in Dugurê Köyü’nden kaçıp geldiklerini, öncesinde ise günlerde dağlarda kaldıklarını söyledi. Findî, “İki gün Zaxo’da kaldık, kadınlarımızı kaçırdılar ve çocuklarımızı katlettiler. YPG, PKK, Apocular gelerek el koydu ve katliamı önledi. Gelmemiş olsalardı bugün bu halde olmaz, buralara kadar gelemezdik. Büyük bir katliam fermanı verilmişti. Bunda parmağı olan herkesin hesap vermesi gerekiyor. Keşke bizler savaşmayı bilseydik ve kalabilseydik. Evimizde tek erkek ben kaldım, bu yüzden geldim. Göç etmeyi elbette gururuma yediremiyorum. Ailemi bir arada tutabilmek için gelmek zorundaydım” dedi.
Findî, köylerinde daha Arap-Kürt ayrımının olmadığını, bunun sonrasında ortaya çıktığını kaydederek, “Arap halkı da IŞİD’e müsaade verdi ve komşumuz olan Araplar bizlere IŞİD belası gelmeden saldırmaya başlamıştı. KDP de bize sahip çıkmadı ve kaçtılar. Silahlarını da yanlarında götürmüşlerdi. Şengal’i satanlar haindir. Belki bize saldıranlar yıllarca birlikte yaşadığımız komşularımız olduğu için duygusal davrandık. Bu saldırılar yakınımızdan geldiği için ilk elden korkumuz daha büyük oldu” diye konuştu.
Yolda doğan çocuklar ‘Bênav’ oldu!
Şengal’de IŞİD katliamından kaçarak gelenlerin çoğunluğunu kadın ve çocuklar oluşturuyor. Katliamdan kaçan ve yolda doğum yapan kadınlardan biri olan Halay Halif isimli kadın, çocuğunun babasını Şengal’de bırakarak yollara düşerken bebeğini de yolda dünyaya getirdi. Elemûne Köyü’nde kurulan kampta kalan Halif, “Henüz isim vermedik, bütün kamp ona Bênav diyor. Aslında isim bırakmak istemiyorum” derken, çevrede bulunanlardan Şengal ismini verme önerisi geldiğinde ise “Şengal katliamlarla anılacak. Çocuğumun ismi katliamlarla anılmasın” diyerek, çocuğunun şimdilik isimsiz kalmasını istediğini söyledi.
İlaç sıkıntısı var
Kamplarda gönüllü doktorluk yapan SES üyesi Mehmet Emin Ak ise son 4 gündür köylerde kurulan kamplardaki Êzîdî ailelerle ilgilendiklerini belirtti. Mide, şeker, tansiyon hastaları olduğunu aktaran Ak, “Susuz kalmaktan kaynaklı böbrek ağrıları yoğunluklu karşılaştığımız vakalardan. Güneşte kalmaktan ileri gelen rahatsızlıklar söz konusu. Kas ve eklem ağrıları için ağrı kesiciler, ishal, mide ilaçlarına ihtiyaçlarımız var. Burada 4 kamp mevcut. Hemşire arkadaşlarımız var, fakat sağlık görevlilerinin de gelmesini bekliyoruz. Acil olarak belirttiğimiz ilaçların gelmesini bekliyoruz. Buradaki köylüler evlerinde bulunan bütün ilaçları bizlere getirdi ve elimizdeki tüm ilaçları tükettik” dedi.
NİLGÜN YILDIZ/DİHA/ŞIRNAK