Fransız Komünist Partisi ve yayın organı Humanite Gazetesi’nin 80 yılı aşkın bir süredir geleneksel olarak sürdürdüğü ve Cuma günü Paris’te kapılarını konuklarına açtığı Fete l’Humanite (İnsanlık Şenliği) yüzlerce etkinlikle devam ediyor. 

Kürdistanlılar da festivali, hem kendi sorunlarını gündeme getirmek hem de kültürlerini tanıtmak için önemli bir platform olarak değerlendiriyor. 

Etkinlikte, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü yüzlerce panel ve söyleşi yapıldı. Şenlik kapsamında çok sayıda konser de yapıldı. Manu Chau, Texas, Shaka Ponk, Method Man and Redman, Youssoupha, La Famille Chedid, Juliette Greco, Tiken Jah Kakoly and Friends, Thiggerfinger, Soviet Suprem, Les İnnocets, Al Kamandjati ve daha birçok alternatif müzik grubu İnsanlık Şenliği’nin büyük sahnesinde üç gün boyunca konserler verdi. Büyük sahnenin konserlerinin yanı sıra stand açan tüm kurumlar kendi standlarında konserler düzenledi. 


‘Kürtler soykırımdan geçiriliyor’

Humanite Gazetesi’den Patric Le Hyarick açılış konuşmasında şunları söyledi: “İnsanlık değerlerine en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde yeniden Hümanite Şenliği’nde bir aradayız. Dünyanın birçok noktasında savaş ve kriz insanlığı öldürmeye devam ediyor. Suriye’den yola çıkmış göçmenler Avrupa sınırlarında insanlık dramı yaşıyor. İnsanlık savaşla hergün vuruluyor. Örneğin Türkiye, Kürtler bir soykırımdan geçiriliyor. 80 milletvekiline sahip HDP binaları rejimin yönlendirmesiyle yakılıyor. Fransız hükümeti, artık iç savaşa giden sürece karşı sessiz kalamaz. Erdoğan diktatörlüğünü savunamaz” dedi. 

Açılışta bulunan Sosyalist Parti Genel Sekreteri ise Le Hyarick’in konuşması karşısında sessizliğini korudu. 

Şenlik kapsamında HDP, Fransa Demokratik Kürt Konseyi ve Creil Demokratik Kürt Toplum Merkezi standlar açtı. Her üç stant da panel ve söyleşiler yapıldı.  Cumartesi sabahı, İnsanlık Şenliği’nin ilk etkinliğinde Humanite Gazetesi editörü Patric Le Hyarick, değişik ülkelerden gelen delegasyonları karşıladı.  Heyetler arasında Rojava’yı temsilen Sinem Muhammed ve Şengal’i temsilen de Leyla Boran bulunuyordu. 

Patric Le Hyarick, konukları için bir resepsiyon verdi ve şunları söyledi: “Din, dil ve kültür farklarımız olabilir. Bu farklarımız bizim ortak mücadele değerlerimizin önünde değil. Bunlar bizi enternasyonal bir dille bağlıyor. Mücadelemiz, zafer kazanana kadar devam edecek. Emperyalist, kapitalist güçlere karşı ortak değerlerimize daha fazla sarılma döneminden geçiyoruz.” 

Le Hyarick, Ortadoğu savaşı konusunda Fransa, AB ve NATO’nun yaptıklarının utanç olduğunu vurguladı ve şöyle konuştu: “NATO, AB ve başta ülkemiz Fransa’nın dünyanın savaş haline katkılarını görüyoruz. Yaratılan emperyalist barbarlık ve savaşın sonucunu yaşayan göçmenler için kapılarımız kapalı diyorlar. Bu dramın sorumlusu onlar değil sizsiniz. Kıyıya vuran çocuğun fotoğrafına iyi bakın sizin eseriniz.”  


‘Tek direnen PKK’ 

Le Hyarick, Suriye, Irak, Afganistan ve bölgenin diğer alanlarında Fransa’da dahil AB ve ABD’nin, DAİŞ gibi bir örgüt yarattığına dikkat çekerek, Türkiye’nin DAİŞ’i desteklediğini buna karşı ise tek mücadele edenin PKK olduğunu söyledi. Le Hyarick, “Türkiye gibi DAİŞ’i destekleyen bir ülkenin yanında yer alıyorlar. Ama göremiyorlar ki tek direnen örgüt PYD ve PKK. Onlar direniyor. Kürtler direniyor. Sizi asla yalnız bırakmayacağız. Sizi yalnız bırakmak insanlık suçudur.” 

Le Hyarick, Rojava heyetine hitaben de “Sizi dünyaya terörist olarak göstermek dünyanın utancıdır. Ev ev, kapı kapı direnen sizlere karşı ülkemizin ve Avrupa’nın sessizliğinden utanıyoruz. Erdoğan sizi bombalarken ülkemizin sessiz kalmasından utanıyoruz. Seçimi yeniden kazanmak için sizi ateşe verenler karşısında yaşanan sessizlikten utanıyoruz” dedi. 


3 devrimci anıldı 

Fete l’Humanite’de Fransa Kürdistan Dayanışma Derneği, Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anma amacıyla bir etkinlik düzenledi. Etkinliğe Avrupa Sol Parti Milletvekili Marie Cristine Virgia, gazeteci Pierre Barbenson, Sylvie Jan, CDK-F Eşbaşkanı Cemile Renkliçay konuşmacı olarak katılırken, çok sayıda Fransız seçilmiş isim de izleyici olarak etkinlikte yer aldı. 

Cumartesi günü saat 18:00’de düzenlenen etkinlik Fransız kanalı Canal+ tarafından izlenirken, Fete Humanite kapsamında Fransa’ya gelen Rojava heyeti de anma etkinliğine katılarak birer konuşma gerçekleştirdi. 

Kürt kadınları, onları anma, mücadeleyi sahiplenmekten geçtiğinin ifade edildiği etkinlikte Rojava, Kobanê, Cizre ve Kürdistan’ın dört parçasında Kürt kadınının karşılaştığı saldırılar ve bunun karşısındaki direniş gündeme getirildi. Sakine Cansız’ın açtığı yolda dört parçada kadınların dünyanın sembolü haline geldiğinin altı çizilen etkinlikte Avrupa Parlamentosu Milletvekili Virgia, Avrupa Parlamentosu’nda Kürtler için oluşturdukları dostluk grubu konusunda bilgi verirken Türkiye’de yaşananların kabul edilemezliğini vurguladı.  Anma etkinliğinde Grup Piya Kürtçe ezgilerden oluşan kısa bir dinleti sundu. Anma etkinliği “Jin Jiyan Azadî” sloganları eşliğinde son buldu. 

Etkinlikte “Kürt sorunu ve Türkiye’deki Siyasal Durum” başlığı ile bir panel de düzenlendi. Yüzlerce kişinin katılım sağladığı Agora sahnesinde gerçekleşen panelde HDP Avrupa Temsilcisi Faruk Doru, Fransa Kürdistan Dayanışma Derneği Başkanı Sylvie Jan, Fransız Komünist Parti yönetiminden Danielle Le Bail ve Kobanê savaşı sürecinde Kobanê’de bulunan Fransız gazeteci Pierre Barbenson konuştu. Konuşmacılar, Türkiye’de AKP’nin Kürtlere yönelik katliamları ve Kobanê’deki durum ile ilgili görüşlerini dile getirdi. Panel Kürt halkıyla dayanışma konusunda daha aktif rol alınması, Fransa’nın Türkiye’den desteğini çekmesi yönünde çağrıyla sonlandı. 


Cizre direnişi sembolize edildi  

Cizre’de Türk devletinin gerçekleştirdiği katliam da, Kürtler tarafından festivalin gündemine getirildi. Yüzlerce Kürt kadının kanlı kefenleri sembolize eden beyaz örtülerle şenlik alanına yürüdü. Yaklaşık bir saat boyunca yapılan yürüyüşte AKP’nin Kürdistan’daki uygulamaları ve Kürtlere yönelik linç girişimleri anlatıldı. Yol boyunca oturma eyleminin yapıldığı alanda toplanan Fransızlar da eylemcilere alkışlarla destek verdi. 


Şengal ve Kobanê unutulmadı


İnsanlık Şenliği’nde, Êzîdî Kadın Hareketi Temsilcisi Leyla Boran ve Rojava Halk Meclisi Eşbaşkanı Sinem Muhammed, ‘Rojava ve Kürt Kadın Mücadelesi’ adlı panele katıldı. Kürdistan çadırında moderatörlüğünü CDK-F Eşbaşkanı Cemile Renkliçay’ın yaptığı panelin ilk konuşmacısı Sinem Muhammed oldu. DAİŞ’e karşı Kobanê’de büyük bir inançla mücadele edildiğini ve kadının bu mücadele içindeki durumun belirleyici olduğunu söyledi. Bütün dünyanın artık Rojava, YPJ ve Kürt kadının direnişinin tanındığını ifade eden Sinem Muhammed’in konuşması, paneli izleyen çoğunluğu kadın tarafından ilgiyle izlendi. 

Muhammed devamla şunları söyledi: “Bizim direnişimiz ve savaşımımız Rojava’da olabili, ama yürüttüğümüz mücadele tüm insanlık için. Halkımıza büyük bir savaş yürütüldü. Barbar ve kabul edilemez savaş karşısında irademizle direndik. DAİŞ’e karşı yürüttüğümüz mücadelede belki silahlarımız azdı. Ama inancımız büyüktü. Bize kazandıran da buydu. Silahlarınız olabilir ama iradeniz olmadığında silah hiçbir şeydir. Bunu kendi gerçeğimizde gördük.” 

Muhammed, Kobanê direniş sürecinde yaşananlar konusunda panele katılanları bilgilendirdi. Kobanê’nin kurtuluşu sürecinde Kürt kadının korkusuzluğu ve iradesinin bütün somutluğuyla ortaya çıktığına dikkat çeken Muhammed, “DAİŞ Kürt kadınlarının elinden ölürsek cehenneme gideriz diyorlardı. Hepsi cehenneme gitti” ifadesini kullandı. 

Kobanê’nin kurtulduğunu ama yüzde 90’ının savaş nedeniyle tahrip olduğuna dikkat çeken Muhammedi, yeniden inşa için tüm insanlık değerlerini savunan güçleri dayanışmaya çağırdı. “Kobane insanlığın mücadele sembolüdür. Bu sembole sahip çıkılmalıdır” dedi. 

Êzîdî Kadın Hareketi Temsilcisi Leyla Boran da DAİŞ’in saldırısı sırasında binlerce Êzîdî kadının DAİŞ tarafından kaçırıldığını ve pazarlarda satıldığını ifade etti. Boran, bunların arasında 8-9 yaşında kız çocuklarının olduğunu ve bunların 70 yaşındaki insanlara satıldığını vurguladı. Boran, Êzîdî kadınların şu anda yaptıkları özsavunma ile bundan sonra kendisine yönelecek olan olası tehlikelere karşı duracaklarını söyledi. Çok sayıda Fransız kurum temsilcisi de dinleyici olarak panele katılım sağladı. Kürt kadınları dakikalarca ayakta alkışlandı. 


SELMA AKKAYA / PARİS