İntihara sürüklemekten suç duyurusu

Kadın Haberleri —

21 Ağustos 2020 Cuma - 16:19

  • İpek Er'in avukatları, ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan tutuklanan Türk askeri Musa Orhan hakkında ‘intihara sürüklemek’ten suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.

İpek Er’in avukatı İlyas Tarım, İpek’e tecavüz edip ölümüne yol açan Türk askeri Musa Orhan dosyası hakkında yeni bilgiler paylaştı. İpek’in intihardan önce Orhan’ın cezalandırılması için mücadele ettiğini belirten avukat İlyas Tarım, adaletin zamanında tecelli etmemesinin ölüme neden olduğunu vurguladı. Avukatlar, ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan tutuklanan Orhan hakkında ‘intihara sürüklemek’ten de suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.
Türk askerinin tecavüz etmesi sonucu intihara sürüklenen 18 yaşındaki İpek Er’in yaşamını yitirmesinin ardından oluşan kamuoyu baskısıyla, daha önce ifadesi alınıp serbest bırakılan Musa Orhan tutuklanmıştı. Fail, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 16 Ekim’de hakim karşısına çıkacak.
Er ailesinin avukatı İlyas Tarım, İpek’i ölüme götüren ihmaller zincirini Mezopotamya Ajansı’ndan Fethi Balaman’a anlattı.

Dokuz gün alıkoymuş

24 Haziran’da ortadan kaybolması üzerine ailesinin kayıp başvurusunda bulunduğu İpek Er’in dokuz gün sonra Sêrt Misirc’daki Öğretmen Evi’nde bulunduğu bilgisini paylaşan Tarım, ailenin ilk olarak Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na Orhan hakkında “tecavüz, zorla hap içirtme, zorla alıkoyma, tehdit” suçlamalarıyla suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.

Avukatı olmadan ifadesi alındı

Yapılan suç duyurusunun ardından Orhan’ın polis tarafından aranıp Siirt Emniyet Müdürlüğü’ne çağrılarak ifadesine başvurulduğunu belirten Tarım, alıkonulan İpek Er’in ifadesinin ise avukatı olmadan alındığını söyledi.
Tarım, buna rağmen İpek’in verdiği ifadesinde Orhan’ın kendisini sarhoş edip, hap içirdiğini ve tecavüz ettiğini anlattığını dile getirdi.

Adalet zamanında gelseydi...

Avukat Tarım, İpek Er’in yapılan suç duyurusundan 9 gün sonra intihar ettiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Bu dokuz günlük süreçte uzman çavuş görevine devam ediyor. İpek’in intihar etmesiyle babasına bıraktığı mektubu savcılığa sunduk. İpek intihar edince Musa Orhan, gözaltına alındı. Orhan’ın İpek Er’e yaşattıklarının yazılı olduğu mektup ortaya çıkınca, savcılık Orhan’ın tutuklanmasını talep etti. Ancak Siirt Sulh Ceza Mahkemesi bu talebi kabul etmedi. Bunun üzerine Siirt Barosu Kadın Hakları Merkezi, bir üst mahkeme olan Şırnak Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu. Bu itiraz da kabul görmedi ve Orhan tutuklanmadı.”
Tarım, tutuklama taleplerinin reddedilmiş olmasına dair “Adalet zamanında tecelli etseydi İpek yaşıyor olacaktı” dedi.

İntihardan da sorumlu

Musa Orhan’ın İpek Er’in yaşamını yitirmesiyle oluşan kamuoyu baskısı sonucu tutuklandığına değinen Tarım, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan yargılanacak olan Orhan hakkında “intihara sürüklemek” fiilinden de suç duyurusunda bulunmaya hazırlandıklarını paylaştı. Tarım, bu konuda şunları söyledi: “Açılan iddianamede sadece ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçu mevcut. Ailenin avukatları olarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘intihara sürükleme’ suçu ile yargılanması için başvuruda bulunacağız. Bu suçun alt sınırı 12 yıldır. Kamu görevi olması suçunu yarı oranında artıracak.”
Orhan’ın yaptığı savunmada kendisine yönelik suçlamaları kabul etmediğini belirten Tarım, şöyle dedi: “Alıkoymadığını, herhangi bir tecavüzün olmadığını iddia ediyor ancak Adli Tıp raporları tecavüz edildiğini, hapların verildiğini gösteriyor. Dosyada bu durum mevcut.”

Tecavüzcünün avukatı davanın naklini talep etti

Bu arada fail askerin avukatı Erkan Akkuş’un Adalet Bakanlığı’na başvurarak, davanın başka bir ile nakledilmesini istediği öğrenildi. DW’de geçen habere göre, dilekçesinde İpek Er’in intiharını ‘şüpheli’ bulduğunu söyleyen Akkuş, ”Davanın Siirt’te görülmesi, Musa O.’nun, savunma tarafının ve sanık ailesinin can güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye düşürecektir. Bazı grupların bu davayı TSK ve devlet aleyhine kullanmak istemesi, sanığın asker olması, bilhassa Siirt ilinde toplumsal olayların çıkarılma ihtimali karşısında davanın naklini talep etmekteyiz” dedi.

HABER MERKEZİ

Alanlara çıkan kadınlar: Erkekleri aklama, yargıla!

Türk askerinin tecavüzü sonrası intihara sürüklenen İpek Er için eylem yapan kadınlar, faillerin aklanmaması ve ağır cezalarla yargılanmasını istedi.
TJA ve HDP Kadın Meclisi üyeleri, Şirnex, Wan, Riha, Hatay, Mêrdîn ve Mersin’de; Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz İstanbul Sözleşmesi Uygulansın Kampanya Grubu ise İstanbul’da bir araya geldi.
İstanbul’daki eylemde açıklamayı okuyan Ceylan Çağır, son zamanlarda erkekler tarafından intihara sürüklenen kadınlara dikkati çekti ve kadınlara şiddet uygulayan, katleden faillerin cezasız kalmasına ve serbestçe dolaşmasına tepki gösterdi. Çağır, devlet yetkililerinin ya da yakınlarının fail olduğu sayısız vakada ve Musa Orhan gibi sayısız fail için ancak sosyal medyadan yükselen tepkiler ve kadınların mücadelesiyle yakalama kararı çıkartılarak tutukladığını belirtti. Çağır, adaletsiz hukuk sistemi yüzünden erkeklerin hiçbir şekilde cezalandırılmadığını sözlerine ekledi.
İstanbul Sözleşmesi’nin önemine değinen Çağır, “Derhal uygulayın, şiddeti durdurun diyoruz. Çünkü biliyoruz ki sözleşme etkin bir biçimde uygulansaydı Musa Orhan gibi failler ortaya çıkmayacaktı. Eğer sözleşme uygulansaydı Gülistan Doku için gün sayıyor olmazdık; Zainal’ın babasının soruşturmaya müdahale etmesi, failleri aklamak, korumak söz konusu olmazdı. Sözleşme uygulansaydı, cezasızlık ortadan kalkar, kaybettiğimiz yüzlerce kadın bugün aramızda olurdu” diye konuştu.

Temsil ettiği zihniyet de yargılanmalı

Şirnex’in Cizîra Botan ilçesinde polis, valiliğin ilan ettiği eylem yasağını bahane ederek, açıklamayı engellemek istedi. HDP Cizre İlçe Eşbaşkanı Güler Tunç, açıklamaya başlayarak, kirli politikaların bugün değil yıllardır Kürt illerinde özel savaş politikası haline geldiğini belirtti. Güler, “Failleri aklama politikasına izin vermeyeceğiz. Her yerde mücadele edeceğiz” mesajı verdi.
Hatay İskenderun’dan seslenen kadınlar da “Yargı makamı, her türlü baskıdan özgür olarak, iç hukuk ve İstanbul Sözleşmesini temel alarak bağımsız bir yargılama yapmalı, hem Musa Orhan’ı hem de temsil ettiği zihniyeti yargılamalıdır” dedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.