Tecavüzün sebebi kıyafet değil zihniyet

Kadın Haberleri —

Foto: Pixabay/Patricio Hurtado

Foto: Pixabay/Patricio Hurtado

  • Nereye bakarsak bakalım kadın hep bir nesne ve Zeus da gösteriyor ki Tanrılardan bize fayda yok. Yeryüzünde mücadele şart!

GÖZDE GÜLER

Tecavüz, insanlığın varoluş tarihi kadar eski, kişinin zihnine, bedenine ve hatta hanesine zorla uygulanan sınırı geçme eylemidir. Haneye tecavüz vardır mesela. İstemediğiniz biri evinize zorla girdiğinde bu bir tecavüzdür ve Avrupa kıtasına dayalı hukuk sisteminde cezaya tabidir. Aynısı kişinin bedeni ve zihni için de geçerli. Zihne tecavüz, hukuk diline ‘hand-off delikt’ yani ‘dokunmadan suç’ olarak yansır. Mesela biri kişiye zorla penisini gösterdiğinde dokunmuyor ama zihnine rahatsız edici bir görüntü vererek tecavüz ediyor. Bedene tecavüz ettiğinde ise bu ‘hand-on delikt’ yani ‘dokunarak suç’ olarak tanımlanıyor.

Zeus’tan Ruanda’ya

Özellikle Avrupa kültürünü etkileyen Yunan mitinde Zeus istediği kadını elde etmek için kâh kadının eşi kâh sevimli bir hayvan kılığına girerek arzu ettiği kadına sokulur ve tecavüz eder. Bunu öğrenen kocalar, eşlerini ya terk eder ya da öldürürler. Malum Zeus’u öldüremeyeceklerini bildikleri için günahsız kadından çıkarırlar sinirlerini. Ya da kadın Zeus’dan hamile kalır ve bu sefer de Zeus’un hem eşi hem kardeşi olan Hera, kocasını değil kocasının tecavüz ettiği kadını cezalandırır. Bu tecavüzden dünyaya gelen çocukları da ya öldürür ya da sürgüne gönderir. Dionysos bu yüzden annesiz ve babasız büyümüştür mesela. Kardeşi Hades, Persephone’yi görür, aşık olur ve kaçırır. Bahtı kara Persephone cehennemde Hades ile bir ömür geçirmek zorunda kalır. Onun fikri Hades’i ilgilendirmez. Erkek gördü, beğendi, aldı; cehennemine hoş geldin. Tanrıların bu davranışı bugün de geçerli. Nice küçük kız çocukları veya genç kadınlar genelevlerde para veya başlık parası karşılığında yaşlı, genç, zengin, fakir fark etmeksizin imamın rızası ve devletin ilan etmesi ile istemedikleri bir erkek ile bir ömre mahkûm ediliyor. Hala evlilik içi veya dışı tecavüze uğruyor nice kadın. Evli ise “Kocandır, ne tecavüzü” deniliyor, Evli değilse “Eh o eteği giymeseydi; o saate çıkmasaydı” gibi ‘ahlaki’ dersler veriliyor bu kadınlara. Ve hatta çocuklara… Hera gibi kadınlar da tecavüze uğradıkları için diğer kadınları suçluyor.

1994 Ruanda Soykırımı sırasında Hutu militanları binlerce Tutsi kadına tecavüz etti. Bu aslında bir etnik temizlikti. Nefes alarak da ölür insan. İnsanlık kadar eski olan savaşlarda, tecavüz ya sistematik bir silah ya da askerlerin daha iyi savaşabilmesi için bir yöntem olarak kullanılıyor. Hala! Tecavüzün bahanelerinin hala değişmemesi bir yana, hala tecavüzün aslında ne olduğu dünyada birçok insan tarafından doğru tanımlanmıyor. Hayır efendim! Tecavüzün fazla testosteronla ya da kadının kıyafetiyle alakası yok. Evli oldukları kadının cinsel başarısızlığı veya istememesi de değil sebep. Mahkemelerde zanlıların idrak yetkisini denetleyen Dr. Nahlah Saimeh veya Dr. Rheinhard Haller gibi terapistlere göre çoğu tecavüz zanlısı pedofili (çocuklara cinsel açıdan ilgi duymak) değil. Terapistler, tecavüz faillerinin genellikle yabancı biri olmadığı ve tecavüzün patrik toplumlarda daha yaygın olduğunu belirlediler. Psikolojide tecavüzün açıklayıcı sebebi: güç ve hakimiyet. Hayatındaki tüm başarısızlıkların sebebinin karşı cins olduğuna inanmış ve bu yüzden kadınlardan öç almak için tecavüz eden erkekler de var. Ya da kadını bir nesne olarak görüp kendine hak sayan ve istediği gibi davranan erkekler… Sözüm ona demokratik bir ülke olarak Pakistan bunun en bilindik örneği.

Burada mesele kadının veya çocuğun üzerinde başatlık ve hakimiyet kurup kendi gücünü hissederek bundan zevk almak. Kendi yetersizliğini karşı tarafın çaresizliği ile örtme arzusu. Bunun için en uygun bireyler kadınlar ve çocuklar. Kadına karşı şiddetin sebeplerinde de bu yaklaşımları görmek mümkün ki tecavüz de bunun bir basamak üstü. Seçtiği ‘kurbanın’ mahremiyetine, benliğine bir darbe vurarak onu ebediyen utandırıp, gücendirip hakimiyet kurmak. Kendi güç dünyasının efendisi olmak mesele. Mısırlı yönetmen Mohamed Diab’ın 2010’da çektiği filmi “Kahire 678”, kadınların günlük hayatında yasadığı tacizi, şiddeti; kadınların neden sustuklarını ve erkeklerin sessizlikten ne kadar güç aldığını ve ileri gittiğini çok net izah ediyor. Kadınlar konuştuğu an aileye leke getirmiş olarak görüldüklerinden susmayı tercih ediyor. Ki zaten tecavüz ortaya çıktığında fail erkeğin ‘yanlış anlamış’ olduğu iddia ediliyor.

Kadın bedeni patrik toplumlarda her zaman erkeğin tabii bir hakkı olarak görülmüştür. Bunun en büyük örneği Alman Hristiyan Kilisesi. Kilise genelevleri tarih boyunca tolere etti ve etmeye de devam ediyor. “Nasıl Kilise Hristiyanlığın başı ise, erkek de kadının başıdır” demiş yeryüzünün İsa’sı olarak bilinen Paulus. Ünlü fizyolog ve hijyen profesörü Max Rubner, -1910’da Berlin Üniversitesi’nin rektörlüğünü yapan bilim insanı- aynen şu cümleleri kuruyor: “Hayat kadınlığı tüm dünya toplumlarında her zaman var olmuştur ve olmak zorundadır. Asla yıkılabilir bir şey değildir. Bir kadın, erkeğin genetik cinsel dürtülerine yeterli karşılığı vermediği için hatalıdır ve bu da fuhuşu zaruri kılar.” Böyle düşünen rektörler henüz tükenmedi; ders ve zihniyetlerini geleneksel bir şekilde devam ettiriyorlar.

Yeryüzünde mücadele şart!

August Bebel “Kadın ve sosyalizm” kitabında, -ki bu kitap Clara Zetkin’in devrim yolunda rehberi olmuştur- zihniyet değişikliğinin beraberinde sistem değişikliğini getirdiğini, kadının nesneden ziyade eşit bir varlık olarak kabul edilmesiyle barışa dayalı bir toplum düzeninin gelebileceğini anlatıyor. Bugün, bunun için en önemli adım da İstanbul Sözleşmesi veya “Evet evettir” yasası. Evet, günümüzde İstanbul Sözleşmesi hayali bir belge olarak dolaşıyor dillerde, tartışmalarda. Hayali çünkü hala şartları yegane bahaneler gösterilerek yerine getirilmiyor. Bakınız patrik güç ta Olimpik’e kadar dayanıyor. Nereye bakarsak bakalım kadın hep bir nesne ve Zeus da gösteriyor ki Tanrılardan da bize bir fayda yok. Yeryüzünde mücadele şart!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.