Durup, ona bakıyorum. Tanımak için hikayesini soruyorum etraftakilere, ancak kimse bilmiyor. Ağır bir şey yaşadığını tahmin ettiğim olayı anlatması için kendisine gelmesini bekliyorum.

Üç yıl önce YPJ'ye katılmış

Sanki büyük bir savaştan çıkmış gibi yorgun bir hali ve solgun bir yüzü var. Hikayesini anlatmak istediğimde; "Sevdiğin bir annen, kardeşlerin var mı? Yaşıyorlar mı?" diye soruyor.
"Evet, var" diye cevap veriyorum.
Başlıyor anlatmaya: "Annem, bir kız ve iki erkek kardeşim vardı. Onları çok seviyordum. 6 yaşındaki küçük kardeşim Fadil, henüz babamı görmemişti, ona 'Bavo!' diyememişti henüz. Her defasında 'neden bütün çocukların babaları var ama benimki yok?" diye sorar ve ardından ağlamaya başlardı.
Trajedisini anlatmaya başlayan genç kadının adı Delal Ezeddîn. 23 yaşında bir Kadın Savunma Birlikleri-YPJ savaşçısı. Kod adı Sorxwîn. Kobanê'nin güneyinde bulunan Ceqor Köyü'nden. 2011 yılında katılmış YPJ'ye.
Babası Ezeddîn 6 yıl öncesinden Cezayir'e gitmiş. Burada evlenince bir daha da ailesini sormamış. 6 ve 8 yaşlarında iki erkek ve 10 yaşında bir kızkardeşi var.

Gözlerinin önünde katlettiler

Ayda bir ailesini ziyarete gidip durumlarını sorarmış. Son ziyaretinde DAİŞ çeteleri köylerine saldırmış. Delal o günü; Eve ulaştım, askeri elbiselerimi değiştirdim. Annemle sohbet ettim. 3 saat sonra çeteler köyümüzü bastılar. Bir grup evimizin avlusuna girdi. Küçük kardeşime evde kimsenin olup olmadığını sordu. Fadil da 'kimse yok' dedi. 'Yalan söylüyorsun' deyip bıçaklarını çıkardılar. Gözlerimin önünde kafasını kestiler. Onları gördüğümü bilmiyorlardı. O vakit bayıldım ve düştüm."

‘Keşke gözlerimi açmasaydım!’

Delal bana bunları anlattığı vakit tekrar bayıldı. Uyandığında kaldığı yerden devam etti: "Gözlerimi açmaya korkuyordum. Fadil'a yapılanların rüya olmasını temenni ediyordum. Keşke gözlerimi açmasaydım! Kızkardeşim, annem ve erkek kardeşimin kafalarını da gövdelerinden ayırmışlardı! Birden çetelerin sesi yükseldi. O anda YPG/YPJ ağır bir darbe vurdu onlara. Tam önümde serili iki DAİŞ çetesinin cenazesini gördüğüm zaman, yaşananların rüya olmadığını anladım ve pencereyi ellerimle kırıp kaçtım".
Delal, pencereden çıkarken, annesinin kendisine seslendiğini; "Kaç kızım! Silahın da yanında değil; git silahını al, intikamımızı al" dediğini hissettiğini, o vakit kendisinde kaçma gücü bulduğunu anlattı.

‘Biz kazanacağız’

Delal, bundan sonrasını hatırlamıyor. Bir YPG savaşçısı onu arabaya bindirip Kobanê'ye getirmiş, sonrasında ise tedavi edilmek üzere Kuzey Kürdistan'a gönderilmiş.

İyileştikten sonra Kobanê'ye döneceğini, katledilen ailesinin kanını yerde bırakmayacağını ve topraklarını asla terketmeyeceğini belirten Delal, kararlılığını şu sözlerle ifade ediyor: "Biz kazanacağız, düşmanlarımız yok olacak. Çetelerin kökünü kazıyacağız. Neye mal olursa olsun, onları topraklarımızdan temizleyeceğiz."


RANYA MIHEMED/ANHA/KOBANÊ