
Ankara’da Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) referandum itirazında bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, “Halk oylamasının iptalini istiyoruz” dedi.
CHP’li Tezcan, beraberinde çok sayıda CHP’li milletvekiliyle birlikte dün öğleden YSK’ya geldi. Girişte basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tezcan, kampanya sürecinin OHAL şartları altında yapıldığını hatırlattı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, şunları söyledi: “’Hayır’ propagandasının yasak, ’Evet’ propagandasının serbest olduğu bir ortamda yapıldı. ’Evet’ kampanyası devlet, ’Hayır’ kampanyası millet haline dönüştü. Millet kampanyası aslında devlet kampanyasına galip geldi. Ancak kampanya dönemi boyunca uygulanan hukuksuzluklar kampanyadan sonra oy kullanma günü ve sayımında devam etti. Devlet kampanyası yürütenler baskı ve tehditler ile alamadıkları sonucu en son oy kullanma, sayım döküm sırasında YSK’yı devreye sokarak almaya gitmiştir. Bu seçim tarihimize bir yeni seçim türünü eklemiştir. O da mühürsüz olarak anılacaktı. Bu seçim meşrutiyeti olmayan mühürsüz seçime dönüşmüştür. Sonuçlar gayri meşrudur. İşte bu sebeple sonuçlar kesinleşmeden bütün hukuk yollarını kullanmak üzere YSK’ya itiraz dilekçesi verdik. Halk oylamasının iptalini istiyoruz. Yapılması gereken tek şey bu oylamanın iptalidir.”
YSK önünde itiraz kuyruğu
Bu arada YSK’ya bireysel başvurularla itirazlarını dile getiren yurttaşlar kuyruk oluşturdu.
Sabah saatlerinden itibaren referandumun şaibeli olduğunu belirten yurttaşlar, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) önünde toplanmaya başladı. Yurttaşlar, referanduma dair itirazları için bireysel başvuru haklarını kullandı. YSK önünde bireysel başvuru yapmak için kuyruk oluştu.
Yurttaşların YSK’ye sunduğu dilekçenin “sonuç ve talep” bölümünde, “Yüksek Seçim Kurulu’nun mühürsüz oy pusulaları ve “TERCİH” mührü yerine “EVET” mührünün basılmış olduğu oy pusulalarının geçerli sayılacağına ilişkin kararların 298 sayılı Kanunun 131. maddesine uyarınca kaldırılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederiz” ifadeleri yer aldı.
İstanbul’da da itiraz edildi
Sonucu şaibeli bulan yurttaşlar, İstanbul’da ilçe seçim kurullarına giderek itirazda bulundu. Kadıköy, Üsküdar ve Kağıthane ilçelerinin yanı sıra birçok ilçede yapılan itiraz başvuruları binleri aşmış durumda. İtiraz dilekçelerini ilçe seçim kurullarına veren yurttaşlar, ayrıca; Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ndeki İl Seçim Kurulu’na da itiraz dilekçelerini verdi.
25 milyon boş pusula nerede?
Öte yandan CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, önemli bir konuya dikkat çekti. Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi veren Sağlar, “Mühürsüz oy pusulalarını geçerli saymak kanuna açıkça aykırı iken, YSK ne hikmettir ki; sayıma başlandıktan sonra o pusulaları geçerli saymıştır” ifadelerini kullandı. Sağlar, “58 milyon seçmen için 74 milyon pusula bastırmıştınız. 49 milyonu kullanıldığına göre geriye kalan 25 milyon boş pusula nerede?” diye sordu.
Sağlar’ın yanı beklediği sorular şöyle:
* Neden oy verme işlemi bittikten sonra mühürsüz pusulalarında geçersiz olacağı açıklaması yapılmıştır?
* Mühürsüz olmasına rağmen geçerli sayılan tek bir “hayır” oyu var mıdır?
* Mühürsüz olmasına rağmen geçerli sayılan oyların çıktığı sandıklar hangileridir, sandık numaralarını açıklar mısınız?
* Mühürsüz zarf ve pusula sayısı kaçtır? Bu pusulalardan çıkan evet ve hayır oranı nedir?
* Tüm sandıklarda “Tercih” yazılı stampa olması gerekirken hangi sandıklarda “tercih” yerine “evet” yazılı stampalar vardı?
* Seçim Kanunu 98/4’e göre mühürsüz pusula ve zarflar geçersizdir. Dolayısıyla YSK’nin kararı kanuna aykırıdır. Bu sonuçla balkon konuşması yaparken yüzünüz kızarmadı mı?
AKP istedi YSK yaptı
Seçim sonuçlarının açıklanmaya başlamasıyla birlikte AKP’nin itirazı üzerine “Mühürsüz oylar geçerlidir” diyen YSK, yurtdışından gelen mühürsüz oyları yine AKP’nin itirazı üzerine geçersiz saydı.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) yurtdışındaki 472 No’lu sandıktan çıkan mühürsüz oy pusulasını AKP’nin itiraza yetkili kişisi Muhammed Bilal Haliloğlu’nun itiraz dilekçesi üzerine geçersiz saydı. Haliloğlu gönderdiği itiraz dilekçesinde, “472 No’lu sandık 1-C, 2-C, 1-D, 2-D’de açılan zarfların dışında bazı zarfların arka yüzünde mühür olmaması sebebiyle oy zarfları açılmadan geçersiz sayıldı” dedi.
YSK, dilekçeye cevaben Seçim Kanunu’nun 98. maddesi gereğince oy zarflarının açılmadan geçersiz kalacağına hükmetti. Bu kararı veren YSK, ülke içinde sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulası ve zarfların dışarıdan getirilerek kullanıldığı kanıtlanmadıkça geçerli sayılmasına karar vermişti.
HDP MYK: Şaibelidir
Referandum sonrası toplanan HDP MYK toplantısının sonuç bildirgesinde, “Hukuka aykırı, oldubittiye getirilen bu karar ve yaşanan diğer oylama ihlalleri ile birlikte referandum sonuçlarının demokratik meşruiyeti yoktur, şaibelidir” denildi.
Referandum sonrası, 17 Nisan Pazartesi günü toplanan HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), yaşanan son gelişmeleri değerlendirdiği toplantısının sonuç bildirgesini 8 başlıkta kamuoyu ile paylaştı. Bildirgede, YSK’nin güvenilmez bir kurum haline geldiği, sonuçların meşruiyetinin olmadığı ve demokrasi güçlerinin zaferle çıktığı gibi tespitlere yer verildi. HDP MYK’sinin açıkladığı sonuç bildirgesindeki bazı maddeler şöyle:
* Referandum sonuçlarına ilişkin olarak Yüksek Seçim Kurulu’nun almış olduğu ‘‘mühürsüz oy pusula ve zarflarının geçerli sayılacağı’’ yönündeki karar yasaya açıkça aykırıdır. Yasaya aykırı karar almış olan Yüksek Seçim Kurulu’nun bu tutumu ile hem Anayasa hem de uluslararası hukuk alanında büyük bir ihlal gerçekleşmiştir. Yüksek Seçim Kurulu, hukuki meşruiyetini yitirmiş, güvenilmez bir kurum haline gelmiştir. Hukuka aykırı, oldubittiye getirilen bu karar ve yaşanan diğer oylama ihlalleri ile birlikte referandum sonuçlarının demokratik meşruiyeti yoktur, şaibelidir.
* Demokratik meşruiyet sadece oy verme anında ve sayım sırasında değil, referandum çalışmaları sürecinde de sağlanamamıştır. OHAL koşullarında ve Eş Genel Başkanlarımızla birlikte 13 milletvekilimizin ve binlerce merkez, il, ilçe yöneticimizin ve üyemizin tutuklu bulunduğu koşullarda, siyasi eşitliğin ve temel insan haklarının çiğnendiği bir ortamda referandum çalışmaları iktidar tarafından türlü yollarla engellenmiş, ciddi hak ihlalleri yaşanmıştır.
* Her türlü hile ve şaibeli duruma rağmen halkın yüzde 49’unun, yani yarısının içine sinmeyen bir anayasa yarı-ana yasadır, tam değildir. Bu Anayasa’nın uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliği yoktur.
* İdam cezasını geri getirme planını ilk hedef olarak gösteren bu anlayış, ülkeyi ve toplumu her gün insan hakları normlarından biraz daha uzaklaştıracaktır. Bu sürdürülebilir, kabul edilebilir ve demokratik meşruiyeti olan bir durum değildir.
* Kürt şehirlerinin yakılıp yıkılmasına, demokratik siyasetçilerin rehin tutulmasına, seçilmiş belediyelere el konularak kayyumlar atanmasına, çalışma yapan binlerce insanımızın gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına, her türlü zulme, oy kullanma sırasında asker, polis ve korucu zoruna ve baskısına, açık oy kullanma zorlamasına, mühürsüz oy pusulası hilesine rağmen iradesine sahip çıkan Kürt halkı, 2 yıldır uygulanan zulüm politikalarına, il ve ilçelerde yüzde 60-80 arasında bir oranla hayır diyerek kararlı duruşunu göstermiştir. Kürt halkı kayyum politikalarını, iktidar terörünü ve baskıları reddetmiştir. Kürt halkı ve siyasi temsilcileri olmadan demokrasi mücadelesinin kazanılamayacağı bir kez daha görülmüştür.
* Demokrasi ve özgürlük için ortak mücadelenin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Tüm üyelerimiz, seçmenlerimiz, bileşenlerimiz ve kurumlarımız ile birlikte demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasa mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu doğrultuda davranan demokrasi ve barış güçleriyle, vicdan sahibi tüm yurttaşlarımızla ortak hareketin bütün zeminlerini güçlendireceğiz.
Van’da yüzde 20’si mühürsüz!
HDP Van İl Eşbaşkanı Yakup Ataş, mühürsüz oyların yoğunlukta kullanıldığı kentler arasında bulunan Van’da kurulan tüm sandıklarda yüzde 20 oranında pusula ve zarfların eksik olduğunu söyledi. Ataş, itiraz ettikleri ilçe seçim kurullarının, söz konusu sandıklara mühürsüz zarf ve pusula gönderdiğini paylaştı. Kentteki ‘Hayır’ oranının daha yüksek olduğunu ancak halkın sandığa attığı oyun renginin farklı bir sonuç ile çıktığını belirten Ataş, “Biz de yerelden ilçe seçim kurulları aracılığı ile itirazlarımızı yaptık ve genel merkezimize de bildirdik. Bölgemizde ‘Hayır’ kazanmıştır. Tespit edebildiğimiz kadar Erciş’te 20 bin, Özalp’ta 10 bin, Çaldıran’da 10 bini aşkın, Başkale’de 7 bin civarında insanımız kent genelinde ise en az 80 bin civarında seçmenimiz metropollerde çalıştığı için oyunu kullanamadı” dedi.
Mardin’de seçmenden fazla oy
Birçok ilde olduğu gibi Mardin ve ilçelerinde de Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) itirazlar yağdı. Birçok ilçede blok oy ve kayıtlı seçmenden çok daha fazla oy kullanıldığı HDP İl Örgütü, tarafından tespit edildi. Konu hakkında bilgi veren HDP Artuklu Bilgi İşlem Merkezi’nde yer alan Dilaver İnal, şuana kadar Artuklu, Kızıltepe, Savur ve Ömerli ilçelerine bağlı mahallelerinde kurulan sandıkların incelendiği ve diğer ilçeler için incelemelerinin devam ettiğini aktardı. Mardin genelinden seçmen sayısından fazla oy çıktı.
İstanbul’da da çalındı
CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, İstanbul’da 200 bin civarında oya itiraz ettiklerini ve 15 ilçede seçimin iptali için ilçe seçim kurullarına başvuru yaptıklarını belirterek, kendilerine iletilen ıslak imzalı tutanaklara göre İstanbul’daki ‘Hayır’ oranının yüzde 52.20 olduğunu söyledi.
OHAL tezkeresi Meclis’te
Olağanüstü Hal’in (OHAL) 19 Nisan Çarşamba günü saat 01.00’den geçerli olmak üzere 3 ay süre ile uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu.
ANKARA