Zamanın insanları değiştirdiği söylenir. Belki bazı yönleriyle doğrudur ama ne kadar zaman geçse de bireyler de bazı özellikler vardır ki hiç değişmez. Tıpkı Leyla Güven de olduğu gibi. Yaşamın ve kadının içinde bulunduğu tüm zorluklara rağmen yüksek bir moralle zora sarılmak direnmek hatta meydan okumaktır Leyla Güven.
Yaşamın tüm zorlu çemberlerinden atlayarak hayatın tüm cenderelerinden geçerek bugünlere kadar gelen Leyla şimdilerde bir kahraman ve bir halk öncüsü. İşte bu yüzden bundan 20 yıl önce tanıdığım moralli direngen ve mücadeleci Leyla halen ayrıldığımız gibi bu özelliklerinden hiçbir şey yitirmemiş. Belki de bu özelliklerdir onu bugünlere getiren. İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur derler ya bu söylem öyle çok Leyla Güven’de somutlaşıyor ki! Leyla Güven kendi zamanını kendisi yarattı kendi oluşum anını oluşturdu ve bize şunu söylettirdi şimdi Leyla zamanı…
Heyecanı özgürlük aşkı
Heyecan duymak, her şeyden her andan devrimin tüm güzelliklerinden yaşamın her anına heyecan ile katılmaktır Leyla. Ses tonunda şunu derinden hissettim özgürlüğe kilitlenmiş özgür yaşama aşkla bağlı bir tını vardı. Mücadelemizle ilk aktif tanıştığı zaman ki heyecan hala capcanlı dip diri hem de yüz altmış günü aştı açlık grevine rağmen. Sesinde ne yılgınlık ne yorgunluk vardı. İlk ses tonunu duyduğumda heyecandan adeta kalbim yerinden fırlayacakmış gibi oldum “Köyümüzün kızları nasıllar iyiler mi ben sizinle mutlu oluyorum moral alıyorum coşuyor ve keyifleniyorum” sözlerini tekrar tekrar dinledim. Ve kendi kendime dedim ki bu kadar gün dirhem dirhem bedeni eriyen bir insan halen etrafındaki herkese büyük moral veriyor bu iradenin zaferi değil de nedir bu Kemallerin ruhu Sakinelerin direngenliği direniş duruşu değil de nedir.
Herkes Leyla Güven’in duruşuna karşı selama dururken o kadar mütevazi ki “Size kurban olayım ben sizinle varım siz olduktan sonra sırtım yere gelmez” diyecek kadar bir kez daha bizleri Önder Apo etrafında mücadele etmeye ve halkların başına musallat olmuş faşizme karşı direnişe davet ediyor. Çünkü kendisiyle başlattığı bu direniş ruhunun dalga dalga yayılması faşizmin korkulu rüyası olduğunun bilinciyle durmadan “Ben iyiyim ben iyiyim siz iyi olun ben iyi olurum ben sizden alıyorum gıdamı” diyerek bir kez daha iddialı ve kararlı duruşuyla yeniyor faşizmi.
Hayranlık uyandıran bir duruş
Sürgüne uğrayan duygu düşünce ve aşkların toplamıdır Leyla Güven. Sürgün kadınların çorak yeşile hasret umududur. Sürgünün edilmenin sillesine cevaptır. Silenlerin sövenlerin şamarına cevaptır Leyla. Göçün yollarda döktüğü acının umududur. Sıtmadan, bataklıktan, açlıktan, hastalıktan kırılan çoluk çocuğun intikamıdır. Bebelerini yol üstünde gömen kadınların ağıdı, göç yolunda unutulmaya mahkum sürgünün rehberidir Leyla Güven. İşte bu yüzden tüm Kürtler ve ezilen halklar için olduğu kadar sürgün Kürt kadınının kaderini değiştiren bir direniş ve uyanış abidesidir Leyla Güven. Onun içindir ki bir orta Anadolulu ana Leyla’dan bahsederken kızı Sabiha’ya şöyle der “Anam anam bu nasıl bir kadın bu nasıl bir kumaş sanki yüz altmış gündür aç olan o değil halen çok moralli ve parlıyor nerden alıyor bu kadar enerjiyi” der.
Şöyle tamamlar sözlerini Leyla’nın duruşu bizde hayranlık uyandırıyor ona bakınca halen bu kadar parlamasının ardındaki sır nedir çözmeye çalışıyorum. Leyla Güven başlattığı bu eylemiyle sadece dünya kadınlarına değil aynı zamanda Orta Anadolu’daki Kürt kadınlarına da kadının gücünün neye kadir olduğunu gösterdi, göstermeye de devam ediyor.