19 Aralık Cezaevi Katliamı’ndaki işkencenin izlerini hala bedeninde taşıyan Barış Kaya, Leyla Güven’in mücadelesinin önemli olduğunu belirterek, “Sesini duyurmak için her şey yapılmalıdır. Faşizm tutukluların iradesini bugün de teslim alamıyor” dedi.

Katliam sürecinde Ankara Sincan Cezaevi’nde tutulan Kaya, sakatlandı ve geçici hafıza kaybı yaşadı; 2001’de engelli olarak çıktı.

İlki 20 yaşındayken

 Kaya, ilk olarak İzmir Buca Cezaevi’nde kaldığını ve 20’li yaşlarda olduğunu belirterek, şunları paylaştı: ”O dönem 4 devrimci tutuklu firar etmişti. Bunun intikamını almak için özel timler çatıları yıkarak içeriye girmek istedi. İtfaiye suyuyla üzerimize su attılar. 4 saatin ardından içeri girdiler. ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözleriyle özel tim üstümüze basarak yürüyüş yaptı. 4 yoldaşımızı katlettiler. Ben de ağır yaralanıp 10 gün komada kaldım.”

Doktor gözetiminde işkence 

 Kaya,1998’de Buca Cezaevi’ndeki 6 tutukluyla beraber apar topar bir şekilde Amasya Cezaevi’ne götürüldüğü sırada 300 gardiyan ve askerin saldırısına uğradığını dile getirdi. Kaya, sözlerine şöyle devam etti: ”Asker büyük kilit ve zincirlerle kafalarımıza vurarak işkence yaptı. En son, kendimden geçince Buca Devlet Hastanesi acil servisine götürdüler. Doktor kalmam gerektiğini söyledi. Asker ‘hayır kalamaz’ dedi. Beni oradan alıp zorla ringe koyup Amasya Cezaevi’ne götürdüler. İndiğimizde kötü olduğum için arkadaşlarım beni battaniyeye sardı. Ardından Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürdüler. Aydın Cezaevi’nde ölüm orucunun 60’ıncı gününde askerler yine kepçelerle cezaevine girmek istedi. Biz direndik. Bana tedaviyi dayatıyorlardı, ben kabul etmiyordum. 3 gün boyunca doktor gözetiminde işkence ettiler. Daha sonra Ankara Sincan Cezaevi’ne götürdüler. Orada bütün askerler sıraya girip bizi dövmek için birbirleriyle tartışıyordu. Sonra bir asker beni bir odaya koydu ve yere yatırıp üstüme oturdu. Vücudumun bir bölümü kaloriferin sıcak olan yerine değdi ve yandı.”

Devlet engelli oldu

 180 gün ölüm orucunda kaldığını ve kan kusmaya başladığını ifade eden Kaya, askerlerin kendisine zorla müdahale etmek istediğini söyledi. 181. günün gecesinde askerlerin odayı basarak kendisini çarşafa sarıp yerde sürükleyerek zorla hastaneye götürdüklerini dile getiren Kaya, ”Doktor, ‘Bu ölüyor’ dedi. Arkadaşlarım her olasılığa karşı beni hazırlamıştı. Kapalı bir yerde müdahale etmek istediler. Onlar açlık grevinde olan ve B1 vitamini almayan birine serum verildiği taktirde beyine hasar verileceğini biliyorlardı. Bunu bile bile bana serum vermek istiyorlardı. Direndim; fakat onlar kolumu kesip damarımı dışarı çıkarıp zorla müdahale ettiler. Ardından benim hafızam gitti. Sonra cezaevinde yatamaz diye tahliye oldum. 5 yıl boyunca aralıksız tedavi gördüm. Yüzde 64 engelli raporum var. Beynimde hasar oluştu. Devlet eliyle engelli oldum” dedi.

Cezaevlerinde baskı değişmiyor

 Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için 41 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in mücadelesinin çok önemli olduğunu dile getiren Kaya, ”Tutukluların tek silahı bedenleridir. Çünkü tutuklunun elinde başka bir şey yok. Herkes gözünü kulağını kapatsa da cezaevlerinde şu an direnişler var. Devrimci tutsaklar kendilerini feda etmekten çekinmezler. Leyla Güven’in sesini duyurmak için her şey yapılmalıdır. 19 Aralık’ta faşizm tutukluların iradesini teslim alamadı, bugün de alamıyor. 19 Aralık’tan bu yana cezaevlerinde şartlar değişmiş değildir. Ancak, biz doğru bildiğimizi söylemeye devam edeceğiz. Biliyoruz ki umut her zaman direnenlerden yanadır” diye konuştu.