Irak'ta ABD işgalinden sonra ülkede yapılan ilk genel seçimler, etnik ve mezhepsel çatışmaların yeniden şiddetlendiği bir döneme denk geldi. Ancak buna rağmen 30 Nisan'da gerçekleşen parlamento seçimlerine katılım beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Seçimlerine katılımın yüzde 60 olduğu açıklandı. 21 milyon 400 bin seçmen bulunan ülkede, 12 milyon 101 bin oy kullanıldı. Ülkenin siyasi sahnesinde 36 koalisyon ve 71 siyasi grubun oluşturduğu 107 listeden 9 bin aday, 328 sandalye için yarıştı. Kimin kazandığı henüz belli değil zira bazı bölgelerde oy sayımı dün halen tamamlanamamıştı. Ülke genelinde sandıklar nihai sayım için başkent Bağdat'a götürülürken, Kürt bölgesindeki sayım Hewlêr'de yapılıyor.


Yeni hükümete aylar var

Seçimlerin nihai sonucu ise birkaç hafta sonra açıklanması bekleniyor. Üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturmak isteyen Nuri El Maliki, henüz oy verme işlemi devam ederken kazanacağından emin olduğunu söylemişti. Koalisyon hükümetini kurmakta başarısız olması halinde başbakanlık görevinden vazgeçeceğini belirten Maliki "Annemin karnından başbakan olarak doğmadım" ifadelerini kullandı. Maliki zaferinden emin olduğunu ilan etse de güçlü bir blokla karşı karşıya. Şii lider Maliki'nin muhalifleri sadece Sünni blokta değil. Şii muhalefet de ülkedeki yolsuzluk, güvenlik sorunu ve işsizlikten iki dönem başbakanlık yapan Maliki'yi sorumlu tutuyor. Kürtler de  petrol satışı ve bütçe paylaşımı konusunda ihtilaf yaşadıkları Maliki'den memnun değil.

Ufukta koalisyon görünüyor

Maliki'nin lideri olduğu Kanun Devleti Koalisyonu seçimlerden birinci olarak çıksa bile tek başına hükümeti kurabilecek çoğunluğu yakalaması zor görünüyor. 328 sandalyeli Meclis'te çoğunluğu sağlamak için 165 vekil çıkarmak gerekiyor. Bu sayıda milletvekili çıkarması zor görünen Maliki'nin üçüncü dönem başbakanlığını sürdürebilmesi için ise muhalif Sünni, Şii ve Kürt bloklarıyla bir koalisyon hükümeti kurması gerekiyor. Liderler şimdiden, sonuçlar açıklandıktan sonra zorlu koalisyonlar için müzakerelere hazırlanıyor. 2010'da yapılan seçimlerde ülkede 9 ay boyunca hükümet kurulamamıştı.

Rakipleri Maliki'yi suçluyor

Önceki seçimlerde oluşturulan büyük koalisyon 2014 seçimlerine bölünerek girdi. Seçimler sadece mezhepler arasında bölünen siyasi bloklara değil, mezhep içi bölünmelere de sahne oldu. Zira Maliki'ye hem Sünni azınlık, hem mensubu olduğu Şiiler, hem Kürtler karşı. Üçüncü kez başbakanlığa aday olan Maliki'nin rakipleri, ülkedeki güvenlik sorunundan ve azımsanmayacak düzeydeki petrol gelirine rağmen artan yoksulluktan onu sorumlu tutuyor.

Allawi 'halk korkutuldu' diyor
Başbakan Maliki'nin en önemli siyasi rakiplerinden ve Irak siyasetinin kilit isimlerinden İyad Allawi, El Cezire'ye yaptığı değerlendirmede seçimlerin adil ve şeffaf olmadığını söyledi. 2010 seçimlerinde birinci parti olmasına rağmen hükümeti kuramayan, Irakiye Bloğu lideri Şii siyasetçi İyad Allawi'nin önceki seçimlerin bölgesel ittifaklar ve ABD'nin "açık" yardımıyla gasp edildiğini, bu seçimlerde ise halkın korkutularak sandıktan uzak tutulduğunu savundu. Suriye'deki iç savaşın etkisiyle artan saldırıların ve Enbar'da ordunun devam ettirdiği operasyonların seçimi olumsuz etkilediğini vurgulayan Allawi, şunları söyledi: "Seçimler adil ve şeffaf değildi. Irak halkının seçimlere gitmesi çeşitli taktiklerle engellendi. Tutuklamalar yapıldı ve halkı korkutmak için çeşitli adımlar atıldı. Sırf bunu sağlamak için bazı bölgelere (Enbar) askeri operasyonlar bile yapıldı, birçok kişinin sandığa gitmesi engellendi. Böyle bir ortamda yapıldı seçim."

Dinin siyasallaştırılması yıkım getirir

Irakiye Bloğu dağıldığı için bu seçimlere kurduğu Ulusal Koalisyon ile giren deneyimli siyasetçi Allawi, "Maliki eğer yeniden başbakan olursa, bunun Irak siyasetine yansıması nasıl olur?" sorusuna, "Mesele Maliki’nin devam edip etmeyeceği değil, mesele Irak’ın içinde bulunduğu karanlık tünelden çıkıp çıkmayacağıdır" yanıtını vererek, "Dinin ve mezhebin siyasallaştırılması ülkeye yıkım ve felaketten başka bir şey kazandırmaz" uyarısında bulundu. Allawi, mezhepçilik ve etnik yapı farklılıklarını derinleştiren Irak Anayasası'nın ülkenin bütünlüğünüsağlayamayacağını belirterek, hem anayasanın değiştirilmesini hem de seçim sonuçlarının Irak halkının meşru talepleri doğrultusunda işletilmesi gerektiğini ifade etti.

HABER MERKEZİ