Birleşmiş Milletler Irak Misyonu tarafından dün yapılan açıklamaya göre Eylül ayı içerisinde Irak'taki şiddet olaylarında 979 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 133 kişi de yaralandı. Saldırılardan en ağır etkilenen ise başkent Bağdat oldu. BM'ye göre başkentte 418 kişi hayatını yitirdi, binden fazla kişi yaralandı. Bağdat'ı, Ninova, Diyala, Selahaddin ve Anbar bölgeleri takip ediyor.


Çoğunlukla Şiiler hedeflendi

Irak merkezi hükümetine göre ise Eylül ayında 86'sı 'militan' olmak üzere 971 kişi hayatını kaybetti. Çoğunlukla bombalı araçlar ya da intihar eylemcileri tarafından gerçekleştirilen saldırıları üstlenen olmadı. Ancak saldırıların çoğunluğunun El Kaide tarafından gerçekleştirildiği tahmin ediliyor. Saldırılar daha çok Şii toplumunun gittiği camilere, pazar yerlerine, cenaze törenlerine ve hatta futbol sahalarına yönelik yapıldı. Sünnilere yönelik saldırılar da yine önemli bir artış gösterdi. Saldırıların birbirine misilleme şeklinde devam ettiği ve ülkenin gittikçe bir şiddet sarmalı içine girdiği yönünde tespitler var.

Mezhep çatışmasına dönüş mü?

Bu saldırılarla birlikte Irak'taki güvenlik durumu, 2005-2009 arasındaki mezhep çatışması dönemine döndü. Bazı gözlemcilere göre ABD'nin ülkeyi işgalinin ardından başlayan ve artarak devam eden bu yeni şiddet dalgası 2014'te yapılması öngörülen genel seçimlere kadar sürecek.

1 milyon kişi evini terk etti

Irak'ta 2006'tan bu yana, 1 milyonu yakın kişi evlerini terk etti. BM bugün halen göçzedelerden 467 bin kişinin zor koşullarda yaşadığına işaret etti. BM'nin Bağdat'taki özel temsilcisi yardımcısı György Busztin, saldırılar sonucu Irak'ta artan iç göçe işaret ederek, "etnik temizlikten" bahsetti. Bustzin, "Silahlı illegal gruplar tarafından topluluklara yönelik, evlerini terk etmeye zorlayan şiddet ve gözdağı kabul edilemez ve bu insan haklarının açık bir ihlalidir" dedi.

Şii hükümete tepki var
Bağdat hükümeti ise silahlı gruplara yönelik operasyonların sonuç verdiğini, yüzlerce militanın yakalandığını ve onlarcasının ise öldürüldüğünü savunuyor. Ancak Şii hükümete yönelik de tepkiler giderek büyüyor. Özellikle Sünni toplumda kitlesel ve keyfi tutuklamalar ile tutuklulara kötü muamele yapıldığı yönünde yoğun tepkiler var. BM ve çok sayıda diplomat Şii Başbakan Nuri El Maliki liderliğindeki hükümeti, Sünnilerin daha fazla marjinalize edilmesinin önüne geçmek için reformlar yapmasını istiyor. Artan şiddet olayları karşısında Maliki hükümeti, Sünni "eylemcilere" yönelik baskı kampanyasını yoğunlaştırmayı tercih etti. Bununla birlikte siyasi yönetimdeki tıkanıklık, yolsuzluk, kamu hizmetlerindeki sorunlar da istikrarsızlığı derinleştiriyor. 

BAÐDAT