"Başka bir Irak mümkün" sloganıyla yapılan foruma Arap, Kürt ve diğer halkların STK'lerinden temsilciler katıldı. 26- 28 Eylül tarihleri arasında 2 bin kişinin katılımıyla yapılan forum büyük güvenlik önlemleri altında yapıldı. Irak'ın bazı bölgelerindeki (Basra veya Güney Kürdistan) STK'ler foruma katılamadı. Ancak buna rağmen foruma çok sayıda genç delegenin ve değişik alanlarda çalışan temsilcilerin katılımı göze çarptı. Forumun en önemli gündem maddesi ülkedeki şiddet olaylarıydı. Ayrıca yoksulluk, kadın ve çocuk hakları, ekolojik yıkım ile değişik kültürlerin durumları ele alındı.

Kürtlerin katılımı zayıftı
Forumda birkaç Kürt STK'si yer alsa da Kürtlerin genel katılımı zayıf kaldı. Bu durum, merkezi hükümetin vize uygulaması, süren şiddetin etkisi, forumun Güney Kürdistan seçimlerine rast gelmesi ve Kürt STK'lerin önemli bir kısmının ilgisizliğiyle açıklanabilir. 


Türkiye ve İran'a baraj tepkisi
Forumda ön çıkan konulardan biri de Dicle nehriydi. Başta Ilısu Barajı projesi olmak üzere Türkiye ve İran tarafından inşa edilen barajların Dicle nehrinin kalite ve miktarındaki düşüşe neden olması eleştirildi. Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi adına foruma katılan Ercan Ayboğa sunumlarında Dicle nehrinin iki tarafında inşa edilen barajların ekolojik, sosyal ve kültürel yıkım getireceğini uyarısında bulunarak, buna karşı verilen mücadeleyi anlattı.

Amed'den selam alkış aldı
Ayboğa'nın Amed merkezli Mezopotamya Sosyal Forumu'nun selamlarını ileterek bundan sonra iki forumun ortak çalışması gerektiğini söylemesi ise büyük alkış aldı.

Dicle hayattır

Ortak stratejilerin oluşturulmasının önemine atıfta bulunan konuşmacılar, halkların kardeşliği vurgusunu yaparak, Dicle nehri olmadan orta ve aşağı Mezopotamya'da yaşamın sürdürülemeyeceği belirtildi. Aynı su havzasını paylaşan ve bir suni sınır tarafından ayrılan halkların birlikt, milliyetçi ve ulus-devlet yaklaşımlarına karşı durmasının da önemli olduğu vurgulandı. 

BAÐDAT