Irak ve Federe Kürdistan'ın petrol krizi

Forum Haberleri —

Zaxo Petrol sahası/ foto:AFP

Zaxo Petrol sahası/ foto:AFP

  • Federe Kürdistan'ı 500 bin varil/günü engellemekle en çok suçlayan Şii fraksiyonlar, 3,4 milyon varil/günü kesen hamileri İran hakkında neredeyse sitem bile etmedi.

Irak Petrol Bakanı, Federe Kürdistan'ın koşulsuz kullanımına izin vermemesi üzerine Kerkük ham petrolünün bir hafta içinde eski Kerkük-Ceyhan boru hattı üzerinden Federe Kürdistan'ı bypass ederek yeniden ihraç edileceğini açıkladı. Bu adım, anlaşmazlığı tırmandırıyor. Irak’ın güney ihracatının Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle durması, Bağdat’ı ağır ekonomik baskı altına sokarken, Federe Kürdistan'ın koyduğu koşullar siyasi bir tepkiye yol açtı ve iki hükümeti egemenlik, sınırlar ve federal kontrol konularında daha geniş bir çatışmaya doğru sürüklüyor.

Irak, güney limanlarından günlük 3,4 milyon varil ihracatı durdurmak zorunda kaldı ve üretimi iç tüketim için yaklaşık 1,4 milyon varil/gün seviyesine indirdi. Petrol Bakanı, şu anda ihraç edilebilecek ham petrol veya petrol ürünü miktarı olmadığını belirtti. Bağdat’ın planı, Kerkük’tan 300 bin varil/gün ve Başûrê Kurdistan'daki sahalardan 200 bin varil/gün olmak üzere toplam 500 bin varil/günü boru hattı üzerinden Türkiye’ye ulaştırmak. Federe Kürdistan bunu engelliyor. Bağdat, Federe Kürdistan boru hattının kapasitesinin 900 bin varil/güne kadar çıkabileceğini ve ihracatın askıya alınmasının büyük mali kayıplara yol açtığını söylüyor. Geçici alternatif olarak Bağdat, Basra ham petrolünü Zubair 1 deposundan tankerlerle Suriye’nin Baniyas ve Tartus limanları ile Ürdün’ün Akabe limanına karayoluyla taşımayı planlıyor; toplam karayolu ihracatının kısa vadede yaklaşık 150 bin varil/gün seviyesine ulaşması bekleniyor. Irak’ın kaybettiği ile şu anda taşıyabildiği arasındaki fark durumu özetliyor: 3,4 milyon varil/gün kesildi, kısa vadede en iyi plan 150 bin varil/gün karayolu, Federe Kürdistan boru hattı üzerinden 500 bin varil/gün ise koşullar nedeniyle bloke durumda.

Bağdat’ın şimdi canlandırmak istediği hat, K1 sahasından (Kerkük) başlayıp Salahaddin ve Ninova vilayetleri üzerinden Fişhabur sınır geçişine ulaşan eski federal boru hattıdır. 40 inç ve 46 inç çapında iki kanaldan oluşan bu hattın toplam kapasitesi 1,6 milyon varil/gündür. Hat, 2014’teki DAİŞ saldırıları sırasında ağır hasar gördü, ancak şu anda yaklaşık yüzde 80 oranında rehabilite edilmiş durumda. Petrol Bakanı, yalnızca 100 kilometrelik bir bölümdeki incelemenin tamamlanmasıyla hattın 200-250 bin varil/gün Kerkük ham petrolü taşıyabileceğini belirtti. Rehabilitasyon çalışmaları, Nisan 2024’ten beri devam ediyor.

Hattın tarihi, Federe Kürdistan boru hattının neden varsayılan hale geldiğini açıklıyor. Dönemin Federe Kürdistan Doğal Kaynaklar Bakanı Aştîi Hawramî, 17 Haziran 2014’te Kerkük petrol sahalarının Kürdistan'ın yeni ihracat boru hattına bağlandığını duyurdu. DAİŞ ilerlemiş, Irak ordusu çekilmiş, Pêşmerge boşluğu doldurmuştu. Kerkük ham petrolü, Federe Kürdistan altyapısı üzerinden Ceyhan’a akmaya başladı. Bağdat buna karşı çıktı ve 11 Temmuz 2014’te Irak Petrol Bakanı, Pêşmergeyi Kerkük’ün iki ana sahasını 'ele geçirmekle' suçladı. Buna rağmen Kerkük petrolü, Kürdistan boru hattı üzerinden yaklaşık 90 bin varil/gün akmaya devam etti; ta ki 2023 Paris tahkim kararıyla ihracatları askıya alınıncaya kadar. Tahkim, Türkiye’nin 1973 boru hattı anlaşmasını Bağdat’ın rızası olmadan Kürdistan ihracatına izin vererek ihlal ettiği yönündeki Irak tezini kabul etti.

Sudani kabul etmedi

Petrol Bakanlığı, Hewlêr'i “petrol meselesiyle ilgisiz talepler” dayatmakla suçladı; bunlar arasında ASYCUDA gümrük sisteminin uygulanmasının askıya alınması ve Kürt iş insanlarına yönelik olarak tanımladığı dolar ambargosunun kaldırılması yer alıyor. KBY, ASYCUDA’yı kabul etmeye hazır olduğunu, ancak federal değil Federe kürdistan Maliye Bakanlığı denetiminde ve 9 aylık geçiş süresiyle uygulamak istediğini belirtiyor. Başbakan Mesrur Barzanî, 6 Mart’ta Sudani’ye “Ambargonun kaldırılması ve Federe Kürdistan ile federal Irak arasındaki iç kontrol noktalarının kaldırılması karşılığında sistemi uygulamaya hazırız" teklifini sundu. Sudani, ASYCUDA’nın federal kontrol altında olmasında ısrar ederek kabul etmedi. Federe Kürdistan, dolar meselesinde Bağdat’ın Ocak'tan beri yeni gümrük çerçevesi üzerinden Kürt iş insanlarına dolar ulaşmasını engellediğini, bunun ticari faaliyeti fiilen durdurduğunu söylüyor. En büyük ticaret ortağı Türkiye ile ticaret, günlük sınırdan geçen kamyon sayısının yaklaşık 3 binden 300’e düşmesiyle çöktü.

Bağdat’taki karşıtlık, yalnızca Petrol Bakanlığı ile sınırlı değil. Sudani’nin Yeniden İnşa ve Kalkınma Koalisyonu, Hewlêr'in tutumunu “sorumsuz” ve “kargaşa yaratmayı amaçlayan” olarak nitelendirdi. Asaib Ehl el-Hak ve Takaddüm gibi önemli Sünni ve Şii fraksiyonlar da Hewlêr’n koşullarını reddetti.

Bağdat'ın zayıflatma çabası

Federe Kürdistan ise farklı bakıyor. Yetkililer, Bağdat’ın jeopolitik ortam değişikliklerini Kürdistan'ı zayıflatmak için tekrar tekrar kullandığını, ASYCUDA ve dolar kısıtlamalarının son örnek olduğunu vurguluyor. Hewlêr’ın bakış açısına göre; gümrük gelirlerinin merkezileştirilmesi teknik bir reform değil, federalizm projesinin ekonomik ayaklarını sökme girişimidir. Bağdat’ın önerdiği peşin gümrük modeli, vergilerin federal banka hesaplarına yönlendirilmesini gerektiriyor; bu da gelirleri Hewlêr sisteminden çekip Federe Kürdistan sınır geçişlerini yalnızca denetim noktalarına indirgeyecek. Federe Kürdistan için petrol krizi, bu yapısal meselelerin ertelenmek yerine çözülmesi için yeterli kozun olduğu tek andır.

Petrol Bakanı'nın “Kürdistan Bölgesi’nden geçmeden” ifadesi, teknik olarak çoğu rota için doğrudur. Eski federal hat Salahaddin ve Ninova’dan geçer, Hewlêr, Silêmanî veya ana idari alanlardan değil, ancak hattın son kısmında Fişhabur sınır geçişine ulaşması gerekir ki burası idari olarak Duhok vilayetine, yani Federe Kürdistan'a aittir. Federal hat ile Kürdistan hattı burada birleşir ve Türkiye'ye geçer.

Tarafların hukuki pozisyonları

Hukuken Bağdat’ın eli daha güçlüdür. Irak-Türkiye boru hattı çerçevesi, Federe Kürdistan hattından çok önce var olan devletlerarası egemen bir anlaşmadır. Irak Anayasası federal hükümete antlaşmalar, egemen ekonomi politikası ve sınır güvenliği konularında münhasır yetki verir. Federal Yüksek Mahkeme’nin 2022 kararı Federe Kürdistan petrol ve gaz yasasını anayasaya aykırı ilan etti; 2023 Paris tahkimi Bağdat’ın pozisyonunu güçlendirdi. Federe Kürdistan'ın federal antlaşma hattının kullanımına hukuki veto yetkisi görünmüyor, ancak bu hukuki zeminin süresi sınırlı. Türkiye, 1973 boru hattı anlaşmasını 27 Temmuz 2026 itibarıyla feshetti. Bu, Bağdat’ın tüm davasını dayandırdığı antlaşma mimarisinin yaklaşık dört ay içinde ortadan kalkacağı anlamına geliyor. Bu süre, kuzey ihracatının Baniyas yönünde çeşitlendirilmesine aciliyet katıyor ve Bağdat’ın Hewlêr’le uzun süreli bir gerilimi kaldıramayacağının bir başka nedeni.

Hukuki üstünlük de operasyonel kontrol anlamına gelmez. Anayasa, bölge hükümetlerine iç güvenlik sorumluluğunu da verir. Eğer hattın son kilometreleri, erişim yolları, vana altyapısı veya sınır arayüzü Federe Kürdistan idaresindeki topraklarda ise Hewlêr güvenlik koordinasyonunu reddedebilir, ekiplere erişimi engelleyebilir ve bağlantı işlemlerini anlayış sağlanıncaya kadar bloke edebilir. Bu hukuki veto değil, fiili bir boğaz noktasıdır ve Federe Kürdistan'a pazarlık pozisyonu kazandıran da bu pratik kozdur. Bu karta fazla yatırım yapmak ise ters tepebilir. Bir boru hattı segmenti üzerindeki koz, 2017 sonrası sınırlar, gümrük ve egemenlik üzerine geniş federal kampanyayı yeniden canlandırabilir.

Bağdat'ın ikili hesapları

Bu tepki, zaten petrolün ötesine yayılıyor. Meclis Birinci Başkanvekili Adnan Fayhan ed-Duleymi, 15 Mart’ta 18 milyar dolarlık Irak’ın bayrak projesi Kalkınma Yolu’nun Hewlêr'ın etkisinden uzaklaştırılması için yeniden tasarlanmasını istedi. Bununla da yetinmeyip Federe Kürdistan'ın Ceyhan üzerinden petrol ihracatını koşula bağlamasını “tehlikeli bir emsal” olarak niteledi ve Bağdat’ın herhangi bir stratejik projede Kürdistan'dan geçerken gelecekteki siyasi veya ekonomik şantaja maruz kalmaması gerektiğini ileri sürdü.

Siyasi tepki bir yanıt, altyapı planlaması diğeri. Petrol Bakanı, “birleşik kuzey petrol ihracat sistemi” olarak adlandırdığı “büyük stratejik proje”den bahsetti: Basra’dan Hadisa’ya uzanan yeni bir boru hattı, hem Suriye’nin Baniyas limanına hem de Irak-Türkiye hattına (Ceyhan) bağlanacak ve kapasitesi 2,25 milyon varil/gün olacak. İnşa edilirse Irak’ın ihracat coğrafyası kalıcı olarak değişir. Güney ham petrolü, Hürmüz Boğazı’na bağımlı olmaktan çıkar, kuzey ihracatları Federe Kürdistan boru hattına bağımlı olmaktan kurtulur. Eski federal hattın rehabilitasyonu kısa vadeli baskı taktiğidir. Basra-Hadisa sistemi ise uzun vadeli çıkış stratejisidir. Zaten Federe Kürdistan için asıl stratejik tehdit buradadır: Bağdat yalnızca bu kriz süresince Hewlêr’i baypas etmeye çalışmıyor; boru hattı kozunu kalıcı olarak ortadan kaldıracak altyapıyı inşa ediyor.

Mesûd Barzanî’nin Bağdat ve Hewlêr’i bir araya gelip anlaşmazlıkları çözme çağrısı, durumun bu eşiğe yaklaştığının kabulüdür. “Bu krizleri daha da derinleştirmeyi amaçlayan fırsatçı kişiler” uyarısı, her iki taraftaki aktörlerin anlaşmazlığı Federe Kürdistan'ın yönetebileceğinden öteye taşıdığından endişe duyulduğunu gösteriyor. Elbette baskı yalnızca siyasi değil. Kürdistan'ın kozu, fiziksel tehdit altındaki boru hattı altyapısına dayanıyor.

İran vekillerinin saldırıları

Bağdat anlaşması altında yaklaşık 200 bin varil/gün olan Federe Kürdistan petrol ihracatı, savaş nedeniyle üretim durdurulduğu için bu anlaşmazlıktan önce büyük ölçüde durmuştu. Fişhabur yakınındaki Tawke sahası (Kürdistan boru hattına besleyen ikinci büyük üretim alanı) birkaç gün önce saldırıya uğradı. Hewlêr’deki Lanaz rafinerisi (üç lisanslı rafineriden biri) art arda dron saldırılarıyla ağır maddi hasar aldı. Bu saldırıları gerçekleştiren gruplar, Bağdat’taki yönetici koalisyonda siyasi kanatları bulunan ve Hewlêr’den boru hattını koşulsuz açmasını talep eden aynı İran destekli silahlı fraksiyonların uzantılarıdır.

Tam da bu dinamik, Hewlêr'ın şimdi bastırmasının nedenini açıklıyor. Hewlêr’in hesabı, yalnızca ASYCUDA ve dolar erişimiyle sınırlı değil. Daha geniş savaşı da okuyor. Federe Kürdistan'a en büyük askeri baskıyı oluşturan İran destekli gruplar, ABD-İsrail hava saldırılarının yoğunlaştığı tartışmalı bölgelerden her gün vuruluyor. Federe Kürdistan'a dron saldırılarının çoğunun kaynağı da burası. Hewlêr, savaşın kendisine en çok tehdit oluşturan grupların kapasitesini aşındırdığını ve ABD’nin askeri angajmanının devamı, Tahran’ın doğrudan askeri baskı altında olması ve Şii gruplar altyapısının sistematik olarak vurulmasıyla jeopolitik dengenin yıllardır olmadığı kadar lehine kayabileceğini hesaplıyor. Bu okumada boru hattı kartı, yalnızca gümrük anlaşmazlığı üzerinde koz değil, yapısal tavizleri kilitleme girişimidir. Bu okumanın riski var, çünkü hava saldırılarının Şii grupları anlamlı ve kalıcı biçimde aşındıracağına dair garanti yok. Asaib Ehl el-Hak ve Kataib Hizbullah gibi gruplar, önceki askeri baskı dalgalarını atlatıp yeniden toparlandı. Saldırılar onları sertleştirebilir de. Eğer savaş, Hewlêr’n umduğu sonucu vermezse krizden çıkan Şii gruplar, öfkelerini Washington veya Tel Aviv’den çok, kriz sırasında görünür biçimde koz oynayan Kürt bölgesine yöneltebilir.

Daha büyük şeyin belirtisi

Boru hattı anlaşmazlığı, tüm siyasi enerjiyi yutsa da daha büyük bir şeyin belirtisidir. Yarın çözülse ve kuzeye 500 bin varil/gün aksa bile, bu güneyden kaybedilen 3,4 milyon varil/günün ancak küçük bir kısmını telafi eder. Kuzey rotası (ister Federe Kürdistan boru hattı, ister rehabilite edilen federal hat üzerinden olsun) Hürmüz Boğazı’nın yerini tutamaz. Bunlar eşdeğer sorunlar değildir. Hewlêr'ın boru hattını bloke etmesi, belirli koşullar peşinde koşan iç aktörün bilinçli siyasi kararıdır. Boğaz’ın kapanması ise hiçbir Irak aktörünün seçmediği ve tek başına çözemeyeceği savaş kaynaklı uluslararası bir krizdir. Tam da bu ayrım, Boğaz etrafındaki sessizliği dikkat çekici kılıyor.

İran’ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, Irak bütçesinin can damarını kesti. Elbette İran, ablukayı eşit uygulamıyor. Raporlar, Tahran’ın bazı ülkelere seçici geçiş izni verdiğini, güvenli geçiş sağladığını veya gemi hareketlerini vaka bazında müzakere ettiğini gösteriyor. Yönetici koalisyonu Tahran’a en yakın fraksiyonlar etrafında kurulu olan Irak, böyle bir kolaylıktan yararlanamadı. Koordinasyon Çerçevesi’nin omurgasını oluşturan Asaib Ehl el-Hak, Kataib Hizbullah, Bedir ve geniş Haşdi Şabi siyasi aygıtı, kendilerini Bağdat ile Tahran arasında köprü olarak sunuyor. Bu krizde ise köprü tek yönlü işliyor. İran, stratejik derinlik, vekil erişimi ve Irak kurumları içinde siyasi örtü kazanıyor. Irak ise güney ihracatını kaybediyor, kuzey Kürt bölgesi İran füzeleri ve vekil dronlarıyla vuruluyor ve Tahran’dan en önemli bölgesel müttefikini Hürmüz kapanmasının ekonomik sonuçlarından muaf tutacak görünür bir çaba yok.

İran'a sitemleri bile olmadı

Bu durum, yalnızca iki okumaya izin veriyor; ya Tahran’dan Irak için muafiyet talep ettiler ve reddedildiler ya da talep etmediler. Her iki durumda da İran’ın Irak müttefiklerinin Irak çıkarlarına hizmet ettiği iddiasının yapısal boşluğu şimdiye dek hiç olmadığı kadar görünür hale geldi. Federe Kürdistan'ı 500 bin varil/günü engellemekle en çok suçlayan Şii fraksiyonlar, 3,4 milyon varil/günü kesen hamileri İran hakkında neredeyse hiçbir şey söylemedi.

Bu asimetri, Hewlêr'ın koz oyununu da çok hassas kılıyor. Kullandığı baskı kartı gerçek, ancak dayandırdığı şey ticari bir varlık veya siyasi bir iyilik değil. Irak devletinin temel istikrar mekanizması, kamu maaşlarıdır. 2003’ten beri Irak sosyal sözleşmesi neredeyse tamamen işlemseldir. Devlet, her vilayette kamu çalışanı ödemesi yapıyor ve karşılığında nüfusu işlevsiz siyasi sistemi, yaygın yolsuzluğu ve anlamlı kamu hizmetlerinin yokluğunu tolere ediyor. Eğer Hürmüz'ün kapanması ve boru hattı anlaşmazlığı petrol akışını engelleyip bütçeyi finanse edemez hale getirirse bu sözleşme bozulur. Hewlêr, Bağdat’ın mali hasar geri döndürülemez hale gelmeden ASYCUDA ve dolar erişiminde taviz verecek kadar petrole ihtiyacı olduğunu hesaplıyor, ancak maaşlar durursa veya görünür biçimde gecikirse ve suç Hewlêr'e yapışırsa tepki gerçekten halka mal olur ve mezhepsel-etnik sınırları aşar. O noktada Hewlêr, sert bir müzakereci olmaktan çıkar ve tüm ülkeyi sosyal sözleşmeyi bozan aktör olarak görülmeye başlar.

Bıçak sırtında yürüyüş

Hewlêr, bu nedenle bıçak sırtında yürüyor. ASYCUDA ve dolar erişimi koşulları mantıksız değil. Gümrük merkezileştirme ve dolar ambargosu, Federe Kürdistan'ın ekonomik özerkliğine gerçek bir tehdit ve mevcut kriz, Hewlêr'in konuyu zorlayacak kozunun olduğu tek an. Maalesef bu pencere birden fazla yönden daralıyor. Maaş baskısı, Hewlêr'ın kontrol etmediği bir zaman çizelgesinde büyüyor. Eski federal hat günler içinde faaliyete geçebilir. Bağdat, boru hattı kozunu kalıcı olarak ortadan kaldıracak ihracat altyapısını planlıyor. Üst düzey meclis figürleri, zaten Irak’ın en büyük stratejik projesi Kalkınma Yolu’nun Kürdistan'dan tamamen uzaklaştırılmasını istiyor. Eğer Hewlêr yanlış hesaplayıp maaş baskısı Irak kamuoyunu onlara karşı çevirirse federalizm projesini korumak için oynadığı kart projenin sökülmesine gerekçe olur. Bu algı, Bağdat’a 2017’den beri denenmemiş çok daha agresif bir merkezileştirme hamlesi için halk desteği verir. 2017 sonrası tepki ağırlıklı olarak elit ve kurumsal öfkeyle sınırlıydı; maaş krizi ise kitlesel halk boyutunu ekler. İran boyutu, maruziyeti daha da kötüleştirir. Eğer Federe Kürdistan ihracat krizinin tüm siyasi maliyetini üstlenirken Tahran’a erişimi olan Şii raksiyonlar hiçbirini üstlenmezse Hewlêr’in konumu iki kat sürdürülemez hale gelir.

Yanıt bekleyen asıl soru

Petrol Bakanı'nın federal hat incelemesi için verdiği bir haftalık süre, kısa vadeli sinyaldir; 2,25 milyon varil/günlük kuzey ihracat sistemi ise uzun vadeli sinyaldir. Dolayısıyla boru hattı kozunu geçici kılmak yerine kalıcı olarak ortadan kaldırmaya hazırlanıyor. Asıl soru, Bağdat mı yoksa Hewlêr mi boru erişiminde önce göz kırpacak değil, Tahran’a en yakın Irak fraksiyonlarının ekonomik çöküşü gerçekten önleyecek tek şeyi (Hürmüz ablukasından Irak muafiyeti) neden sağlayamadığı veya sağlamadığıdır. Boru hattı anlaşmazlığı oksijeni tüketiyor. Kriz, 'boğaz’dadır.

* The National Context'deki analiz, çevrilerek düzenlendi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.