Irak Anayasası’nın tartışmalı bölgeler olarak tanımladığı Kerkük, Diyala ve Selahaddin kentlerinin yönetimin kimde olacağı konusu Irak merkezi hükümeti ile Kürt yönetimi arasında gerginliğe neden oluyor. Hewlêr hükümeti, bu kentlerde nüfus sayımının ardından referanduma gidilmesini savunuyor ancak Irak Başbakanı Nuri El Maliki, merkezi hükümetin yönetime geçmesi gerektiğini belirtiyor. Taraflar uzlaşamayınca Mesud Barzani’nin peşmerge güçleri ile Maliki’nin özel birlikleri Kerkük’te savaş pozisyonuna gelmişti. Bağdat ile Hewlêr hükümetleri arasında yaklaşık iki aydır süren askeri ve siyasi krizin sona ermesi için Irak Meclis Başkanı Usame Nuceyfi devreye girmişti. ABD’li yetkililerin de ara buluculuğuyla toplantılar yapılmış ancak ilk turdaki toplantılarda uzlaşma sağlanamamıştı. Bunun üzerine Kürt Cumhurbaşkanı Celal Talabani Bağdat’a giderek tarafları sorunları masada çözmeye ikna etmiş ve görüşmeler tekrar başlamış, 18 Aralık’ta Talabani’nin aniden rahatsızlanması görüşmelerin askıya alınmasına neden olmuştu.


Görüşmeler yeniden başladı

Görüşmeler önceki gün Hewlêr’de yeniden başladı. Saad Abdullah konferans salonunda düzenlenen toplantının olumlu bir havada geçtiği, Bağdat heyetinin Kerkük’ün içinde olduğu tartışmalı bölgeler için hazırladığı yeni bir çalışma mekanizmasını Peşmerge heyetine sunduğu öğrenildi.

Haftaya Bağdat’ta toplantı var

Kürt heyetinin sunulan çalışma mekanizmasına yönelik yanıtını, 13 Ocak’ta yapılması kararlaştırılan ikinci toplantıda Bağdat heyetine sunacağı ifade edildi.  Çalışma mekanizmasının ne olduğu, neleri kapsadığı konusunda ise herhangi bir açıklama yapılmadı. Basına kapalı yapılan toplantıya, Peşmerge Bakanlığı adına, komutanlar Şirvan Abdülkadir, Cebbar Yaver, İsmail Serhan ve Cemil Ali, Irak Savunma Bakanlığı’nı temsilen ise komutanlar Abud Kamber, Ali Geydan, Güzeyin Avadi ve Riyaz Muhsin katıldı. 


Talabani’siz Irak konuşuluyor

Barzani ile Başbakan Maliki arasında arabulucu olan Talabani ise hala Almanya’da tedavi altında. Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle siyasi hayatına devam edemeyeceği belirsiz olan Talabani’nin konumu ve siyasi kişiliği hem partisi YNK, hem de Irak için çok mühim. Ülkedeki dengeleri iyi bilen Talabani’nin artık siyasi hayatına devam edemeyeceği, Kürt siyasetçinin yerinin dolduramayacağı, ülkede Kürt-Şii ittifakının bozulacağı ve hatta Irak’ın üçe bölüneceği yorumları yapılıyor.

‘Türkiye’nin tuzağına düşmeyin’

Ülkedeki duruma ilişkin Talabani’nin partisi Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Genel Sekreteri Adil Murad’dan dün bir açıklama geldi. Süleymaniye’de bir haber kanalına konuşan Murad, Kürtlerin Irak merkezi hükümetiyle sorunlarını çözerken “Türkiye’nin tuzağına düşmemeleri” gerektiğini uyarısında bulundu. Adil Murad, Hewlêr-Bağdat arasında yaşanan gerginlikte Türkiye’nin sergilediği tutumun İran Şahı’nın politikalarına benzediğini vurgulayarak ,”Şah da o dönemde Kürtlerin Bağdat’la anlaşmasına izin vermedi ve Kürtlere bir devlet kurma sözü verdi. Ancak, Bağdat’la anlaştıktan sonra Kürtlere ihanet etti. Şimdi de Türkiye’nin sizi aldatmaması için dikkatli olmak zorundasınız, onlar gidip Bağdat’la anlaşır ve şimdiye kadar elde ettiğimiz tüm kazanımları kaybederiz” dedi.
Kürtlerin Irak merkezi hükümetiyle sorunlarını Şiilerle ve Maliki ile diyalog yoluyla çözmesi gerektiğini ifade eden Murad, “Çünkü savaşın onlara hiçbir faydası olmayacaktır. Yeniden bölgesel güçlerin, özellikle de Türkiye’nin tuzağına düşmemek için uyanık olmamız gerekiyor” diye konuştu.

Irak’ın geleceği belirsiz

Irak’ta gergin bir atmosfer ve belirsizlik hakim. Şii Başbakan Maliki’nin arası sadece Kürt yönetimiyle açık değil. Hatta kendisi gibi Şii olan Irak’ın etkili liderlerinden Mukteda el Sadr da Maliki’ye karşı. Sadr, “Halka kulak ver” dediği Maliki’yi Arap Baharı’yla diktatörlerin yıkıldığını hatırlatarak uyarmıştı. Cumhurbaşkanı Talabani de rahatsızlığından önce Şii ittifaktan uzlaşmaya açık görünmeyen Maliki’nin yerine yeni bir Başbakan seçmesini istemişti.

İki haftadır protesto var

Maliki, Sunniler tarafından da benimsenmiyor. Sunni eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarik Haşimi’yi mesnetsiz suçlamalarla görevinden uzaklaştırmakla suçlanan Maliki,  yine Sünni olan Maliye Bakanı Rafe El İsavi’nin evine baskın düzenlenmesinden ve bazı korumaların tutuklanmasından da sorumlu görülüyor. Hükümetteki Sunnileri tasfiye etmekle suçlanan Başbakan Maliki iki haftadır gösterilerle protesto ediliyor.

Maliki göstericileri tehdit etti

Protesto gösterilerinin önüne geçemeyen Başbakan Maliki’den ise tehdit geldi. Maliki, gösterilerin önüne geçmek için gerekirse güç kullanıma gidileceğini açıkladı. Bir televizyon kanalında açık oturum programına katılan Başbakan Maliki, Anbar ve diğer kentlerde başlatılan gösterileri devlete isyan olarak niteleyen Maliki bunun Anayasa’ya aykırı olduğunu, ülkede kaos yaratılmaya çalışıldığını savunarak gerekirse güç kullanıma kadar gidileceğini ifade etti. Siyaset ve siyasi sürecin düşmanlarına fırsatın tanınmayacağını söyleyen Maliki, bu tür eylemlerin ülkeyi karışıklığa sürükleyeceğini ve mezhepçilik egolarının ortaya atılmasına katkı sağlayacağını savundu. Maliki’nin açıklamalarına rağmen ülkede başgösteren protesto gösterilerinin alanı giderek genişliyor.

HABER MERKEZİ