Irak’ta siyasi kriz ve Şengal

Forum Haberleri —

6 Ağustos 2022 Cumartesi - 07:30

.

.

  • Irak’ın etnik, dinsel, mezhepsel ve çok kültürlü yapısı dikkate alındığında ağırlaşan ve giderek Ortadoğu’yu daha fazla etkileyecek tehlikeli bir mecraya doğru yol alan sorunların çözümü demokratik siyasettedir.

SAİD ZEKİ  
Irak ulus devletinin 1.Dünya Savaşı sonunda Britanya tarafından oluşturulduğu biliniyor. Irak ulus devleti yapılandırıldığında, ne dinsel ve mezhepsel yapısı ne de etnik yapısı göz önüne alındı. Etnik olarak Kürtler, Asuriler, Türkmenler vb. halkların varlıkları ve hakları adeta yok sayıldı, din ve inanç kimliği açısından da Êzîdî, Mesihi, Kakayi inanç sistemleri ile mezhepsel olarak da Şialık yok sayılırken, yeni devlet Sünni mezhebi ve Arap milliyetçililiğine dayalı oluşturuldu. Toplumsal sorunların temel kaynağının iktidar ve devlet olduğunu tarihsel ve toplumsal gerçeklikler açığa çıkarmıştır. Yani genelde iktidar ve devlet yapıları toplumsal sorunların temel kaynağı iken bir de Irak devleti böyle yapılandırılınca baştan itibaren krizli kaoslu bir yapı olarak şekillendi. 

Sultanlık ve BAAS dönemleri İslam’ın Sünni mezhebine ve Arap milliyetçiliğine dayalı olduğundan etnik bağlamda Kürtler, Asuriler ve Türkmenlerle dinsel-mezhepsel bağlamda ise Êzîdî, Kakayi, Mesihi ve Şia inançlarıyla hep çatışmalı ola geldi. 2003 yılında, İngiliz geleneğinin uzantısı olan ABD, Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Irak’a saldırarak Saddam’ı düşürüp küresel sermayenin yeni ihtiyaçlarına uygun bir Irak’ı şekillendirmeye çalıştı. Bugün Irak denilen topraklar bir dönem Osmanlı ve Safeviler tarafından işgal edilmişti. Safeviler’in uzantısı olan İran devleti ve Osmanlı’nın uzantısı Türk devleti hiçbir zaman yeni Osmanlı ve Safevi olma emelinden vazgeçmediler. ABD saldırıp Saddam’ı düşürünce Türk devleti; KDP, Sünni Araplar ve Türkmenler üzerinden İran devleti ise Şia mezhebi üzerinden Irak’a girdiler. Bu politika Irak’taki kaos ve krizin daha da derinleşmesine sebep oldu.

Mevcut durumda ABD, İran, TC, Suudi Arabistan ve birçok bölgesel ve uluslararası gücün Irak üzerinde hesap ve planları var, adı geçen her güç de kendi planını uygulamak için Irak sahasında mücadele yürütüyor. 2003 ABD müdahalesinden bu yana Irak’ta defalarca seçimler yapıldı, hükümetler oluştu. Bırakalım Irak’ın sorunlarına en ufak bir çözüm geliştirmeyi sorunların daha da büyümesinin ve kangrenleşmesinin ötesine geçemedi. En son yapılan seçimin üzerinden sekiz ay geçti ve geçen bu süreçte hükümet kurulmadı.  

Irak şu an tam bir çıkmazın içindedir, mevcut durumda üç ihtimal öne çıkıyor. Birinci ihtimal bir iç savaşın yaşanması ki buna ortam ve zemin yaratmak isteyen güçler az değil. Eğer Irak bir iç savaş yaşarsa parçalanmaya doğru gider, parçalanma Irak halkları için çözüm değil kaos, kriz ve çatışmaların daha da büyümesini getirir. İkinci ihtimal, ABD ve İran’ın daha önce Kazımi üzerinden yaptıkları gibi uzlaşıp geçici bir hükümet kurmalarıdır. Eğer böyle bir hükümet kurulursa bu da Kazımi hükümeti gibi hiçbir derde deva olmayacak ve Kazımi hükümetinin akıbetine uğramaktan kendini kurtarmayacaktır. Üçüncü seçenek ise yeniden seçime gidilmesidir. Önceki seçimler nasıl çözüm getirmediyse yeni bir seçim de diğerlerinden farklı bir sonuç doğurmaz, derde derman olmaz.

Irak’ın bu durumda olmasında dış güçlerin rolleri küçümsenemez. Kendi iç sorunlarını çözememiş bir Irak’ın bölgesel ve küresel güçlerin her türle müdahalesine zemin olacağı açıktır. O zaman belirleyici olan ve sorumlu olan Irak’taki güçlerdir, dincilik, mezhepçilik, milliyetçilik ve iktidarcılıkla yürüttükleri siyaset dış güçlerin Irak’ın içine ellerini sokmalarına zemin sunmaktadır.   

Mevcut güçlerin yürüttüğü siyasetin Irak halkları için çözüm olmadığı, tam bir felaket olduğu ayan beyan ortada. Irak’ın etnik, dinsel, mezhepsel ve çok kültürlü yapısı dikkate alındığında ağırlaşan ve giderek Ortadoğu’yu daha fazla etkileyecek tehlikeli bir mecraya doğru yol alan sorunların çözümü demokratik siyasette ve demokratikleşmededir. Irak’ta çözüm programı, stratejisi ve siyasetine sahip olan tek güç Şengal’in demokratik özerk meclisidir. Sömürgeci, soykırımcı Türk devletinin ihanetçi KDP ve komplocu Kazımi hükümetinin desteğini de alarak Şengal’e bu düzeyde saldırarak demokratik özerk yapıyı tasfiye etmeye çalışmasının temel bir nedeni de Irak’ta çözümün gelişmesini engellemektir.

Başta aydınlar, yurtseverler, demokratlar, kadınlar, gençler olmak üzere Irak halkları şunu iyi bilip anlamalı ki Şengal’daki demokratik özerklik mücadelesi salt Ezidi toplumunun mücadelesi değil, tüm Irak halklarının mücadelesidir. Sengal daki demokratik özerklik çözümü, Irak’ın toplumsal sorunlarının çözümüdür. Bu yüzden, Şengal’e sahip çıkıp demokratik özerkliği savunmalılar ve demokratik siyaseti Irak’ın geneline yayıp Irak’ı demokratikleştirme mücadelesi vermeliler. Bu onların tarihsel, toplumsal görev ve sorumlulukları olduğu gibi kaos ve krizden çıkışın tek yoludur da.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.