İngiltere Gündemi
Muhalefetteki İşçi Partisi’nin (Labour Party) hükümetteki Muhafazakar Partisini adeta düelloya çağırır tarzdaki açıklamaları bu hafta İngiltere gündemine damgasını vurdu. Açıklamaların büyük bir çoğunluğu İşçi Partisi'nin yıllık konferansında dile getirildi. İşçi Partisi, yıllık konferansını bu sene Londra’ya bir saat uzaklıktaki Brighton şehrinde 22-25 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdi. Her sonbaharda gerçekleştirilen bu konferans, politik etkinliklerin düzenlenmesi ve çeşitli siyasi parti temsilcilerin davet edilmesi bakımından Avrupa’nın en büyük siyasi konferansı olarak kabul görüyor.
İngiltere’de koalisyon hükümetinin küçük ortağı Liberal Demokratlar iki hafta önce İskoçya’da konferansını gerçekleştirirken, Muhafazakarların konferansı ise bu hafta Manchester şehrinde başlayacak. İşçi Partisi'nin konferansında davetliler arasında sivil toplum örgütleri, uluslararası kurumlar ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra BDP Hakkari milletvekili Adil Zozanî’de yer aldı.
Mecliste Başbakan David Cameron’la yaptığı tartışmalarla adından sıkça söz ettiren İşçi Partisi lideri Ed Miliband, Cameron’ı ulusal çıkarlardan ziyade partisinin çıkarları doğrultusunda hareket etmekle suçluyor. Yaratacağı ekonomik belirsizlikten ötürü İngiltere’nin AB’de kalması gerektiğini de ayrıca savunarak şu ana dek her daim Başbakan Cameron’dan taban tabana zıt bir politika geliştiriyor. Miliband, İngiltere’nin Suriye’ye olası bir askeri müdahalesine karşı çıkan isimler arasında yer alırken, Irak’taki askeri müdahaleden dersler çıkarılmasının önemini vurgulamıştı.
Gelelim İşçi Partisi'nin 2015 seçimlerini kazanmaları durumunda vaat ettikleri değişikliklere; Bu vaatlerin başında tüm konut ve iş yerlerinin elektrik ve gaz harcamalarının 20 ay süresince dondurulması dikkat çekiyor. Halka daha düşük fiyata gaz ve elektrik tedarik etmek için büyük enerji şirketlerini yeni zorunluluklara tabi tutmak da vaatler arasında yer alıyor. Böylelikle 2017’ye kadar gaz ve elektrik fiyatları dondurulacak. Ancak bu büyük şirketler böyle bir uygulamanın yatırım ve çalışan sayısını düşüreceğinden dolayı mümkün olmayacağının sinyallerini şimdiden verdi. Miliband’ın gaz ve elektriğe dair açıklamalarını sosyalizmi tekrar diriltme taktikleri olarak da yorumlayanlar var. Lider Miliband, enerji harcamalarına ilişkin konuşmalarının 1970’lerdeki enerji harcama yönetmeliklerine benzetilmesine ise karşı çıkıyor. Miliband’e göre fiyatları 2017’e kadar dondurma uygulaması, her eve ve iş yerinin bütçesine az da olsa bir katkıda bulunacak. Kısacası Miliband, ekonomiyi düzeltmek adına kesinti yapması gereken tarafın halkın değil özel şirketler ve devlet kurumlarının kendisi olduğunu dile getiriyor.
İşçi Partisi'nin ses getiren açıklamalarından biri ise 16 ve 17 yaşındaki her bireyin genel seçimlerde oy kullanması gerektiği. Diğeri ise konut ve istihdam sıkıntısı yaşayan İngiltere’ye 2020’ye kadar 200 bin yeni ev yapılması gerektiği. İşçi Partisi, İngiltere’de yaşayan Türkiyeli toplumu da derinden sarsan yatak odası vergisini de ayrıca kaldıracağını ifade ediyor. Muhafazakar partinin yarattığı iş imkanlarının çok düşük maaşlı olmasından ötürü bazı kesimleri yoksulluktan kurtaramadığını da ayrıca dile getirildi. İşçi Partisi'nin, kadınların yönetimde ve siyasette daha fazla söz sahibi olmasına dair bazı politikaları da bulunuyor. Kadın belediye meclis üyelerinin sayıca arttırılması ve anne olmaları durumunda esnek çalışma saatlerinin uygulanması gerektiğinin altı çiziliyor.
Peki kim bu Ed Miliband? 2010’da parti içi seçimde iki kardeş Ed ve David Milliband liderlik için yarışmış, çok az bir farkla kazanan Ed Miliband partinin yeni lideri olmuştu. İki kardeş arasında çekişmeli geçen liderlik mücadelesi, aile içinde de gerginlik yaratmıştı. Ed Miliband, Marksist teorisyen Ralph Milliband'in küçük oğlu. Yahudi kökenli olan Miliband şayet gerçekleşirse Birleşik Krallık'ın ilk ve tek Anglikan olmayan başbakanı olacak. İşçi Partisi, son yıllarda hızla kaybettiği gücünü yavaş yavaş geri kazandığını geçtiğimiz yerel seçimlerde göstermişti. Muhafazakarların yönetim şekline sıkı sıkıya güvenenler olmasının yanı sıra güvenleri sarsılanlar da oldukça çok. 2015 genel seçimlerinde İşçi Partisi'nin Muhafazakarlara karşı bir başarı elde edip edemeyeceği ise tam bir merak konusu.