Pamuk tarlalarının yolunu gün doğumu ile tutan çocuk, kadın, yaşlı, genç ve mülteciler, uzun ve ucuz iş gücünü koşulları altında eziliyor. Çalışanların sömürüldüğü ve çiftçinin büyük zorluklarla ektiği pamuk bu yıl ekonomik kriz ve zamansız yağmurdan kaynaklı elde kaldı

Urfa’nın merkez Eyyubiye ilçesi Külünçe (Kuloran) mahallesinde gün doğumuyla birlikte pamuk tarlalarının yolunu tutan   işçiler, uzun çalışma sürelerine rağmen çok düşük ücretler alıyor. Tarlaya at arabaları ile taşınan işçiler, yağmur, çamur demeden günde 12-13 saat mesai yapıyor. Toplayabildikleri pamuğun kilosu ağırlığında ücret alan işçiler, günde en fazla 40- 45 TL arası kazanabiliyorlar.

6 yıl önce ailesiyle birlikte Urfa’ya sığınan 17 yaşındaki Halepli A. A. da, pamuk tarlasının daimi işçisi. Pamuk işi bittikten sonra Akdeniz bölgesinde narenciye toplama işine gideceğini dile getiren A., 6 yıldır tarlada çalıştığını ifade etti.

Urfa’nın Suruç ilçesinden Külünçe’ye gelen 60 yaşındaki Emine Karataş ise, eşi yaşamını yitirdikten sonra 3 kızı ile birlikte pamuk tarlasında çalışmaya devam ediyor.

Pamuk depolarda çürüyor

Türkiye pamuğunun yüzde 45’ni üreten Urfa’da yetiştirici ve işletmeci bu yıl istediğini alamadı. Çukobirlik’in en düşük 2.80 kuruş en yüksek 4.60 kuruş olarak açıkladığı taban fiyatı, çırçır fabrikaları kredi alamayınca hayal oldu. Çiftçiler, ellerindeki pamuğa daha düşük fiyata alıcı bulamazken ”beyaz altın” olarak tabir edilen pamuk, depolarda ve tarlalarda çürümeye terk edildi.

 Eyyubiye ilçesi Külünçe mahallesinde ektiği pamuktan beklentisinin büyük olduğunu söyleyen yetiştirici Mehmet Aktaş, pamuğu en düşük fiyattan bile satamadıklarını vurguladı.

Ürününü elden çıkaran üreticinin de masraflarını çıkaramadığını belirten Aktaş, “Şimdi biz ne yapalım? Bunun su, elektrik, mazot, gübre ve ilaç masraflarını nasıl karşılayalım? Bu sene ürününü satamayan üretici, bir dahaki seneye tarlaya ne ekecek?” diye sordu. n URFA