Fransa’da işçiyle yapılan günlük çalışma kontratı iş güvenliğini ortadan kaldırıyor. Bu kontrat tipi ile işverenler, işçiye karşı bir çok yükümlülükten de kurtulmuş oluyor. Ülkede taşeron firmalar ise revaçta.
Yasal haftalık çalışma süresinin 35 ve emeklilik yaşının 62 olduğu Fransa’da son yıllarda çalışma yasasındaki değişimlerle birlikte esnek çalışma giderek yaygınlaşıyor.
Bu esnek çalışmanın metodu ise günlük imzalanan kontrat tipiyle sağlanıyor. Buna göre iş sözleşmeleri otelcilik, restoran, güvenlik ve temizlik sektöründe artık aylık, yıllık ya da süresiz değil, çoğunlukla günlük olarak imzalanıyor. Bu nedenle iş güvenliğinin ortadan giderek kalktığı birçok sektörde artık taşeron firmalar revaçta.
İş sözleşmeleri nasıl?
Fransa iş kanunu gereği, iş sözleşmelerinden Belirsiz Süreli Sözleşme (CDI) en sık kullanılan sözleşme türüdür. Hem kamuda hem de özel sektörde bunun anlamı kadrolu olarak çalışmaktır.
Bu sözleşme tipine göre çalışan işçilerin tazminat hakkı, işten atılma koşulları diğer sözleşme türlerine göre çok ağır. Özellikle 2000’li yıllardan sonra yaygın olarak kullanılan diğer bir sözleşme türü de Belirli Süreli Sözleşme (CDD) geçici işçi istihdam etmeyi mümkün kılıyor. Bu sözleşme türü, üç, altı ve bir yıllık şeklinde değişkenlik gösteriyor. Kontrat bitiminde işten uzaklaştırılmak CDI sözleşme türüne göre çok rahat. İş Kanunu’nun Yeni İşe Alım Sözleşmesi (CNE) göre işverenlere izin verdiği bir diğer sözleşme modeli ise ihtiyaç dahilinde kadro çalışana ek olarak extra işçi günlük kontrat tipi. Bu kontrat tipinde çalışma saati yasalara göre brüt 11.72 Euro şeklinde. Kesintilerden sonra işçinin eline geçen saat ücreti ise 9 Euro. Günlük olarak imzalanan bu sözleşme tipine göre bir işçi en fazla günde 7 saat çalıştırılıyor.
Bazen dinlenme günü olmaksızın çalıştırılıyorlar
Asgari ücretin brüt bin 480,27 Euro, ortalama kadrolu işçileri ücretinin brüt 2 bin 300 Euro civarında olduğu Fransa’da çalışma yasasının esnek çalışmayı kolaylaştırdığı son yıllarda özellikle tercih ettikleri kontrat tipi extra günlük kontrat. Hiçbir sosyal güvenceye sahip olmayan günlük iş sözleşmesine sahip işçiler yıllarda bu sözleşme biçimiyle çalıştırılıyor.
Emeklilik primlerinin yatırılma zorunluluğu olmayan bu kontrat tipi özellikle otel sektöründe tercih edilirken, bugün güvenlik görevlisi, temizlik, restaurant, büyük iş merkezlerinde satış görevlisi, fırın ve giderek tüm sektörlere yayılıyor. Toplu sözleşme, tazminat gibi benzeri haklara sahip olmayan bu işçiler, 35 saat uygulamasının da dışında kalıyorlar. Bazen dinlenme günü olmaksızın çalıştırılan bu işçilerin çoğu taşeron firmalar tarafından çalışma alanlarına gönderiliyor.
Sendikal hakları yok
Otel sektöründe oda temizliğinde çalışan günlük işçiler, sabah 6 ile 12 arasında en ağır koşullarda çalıştırılırken, söz konusu işçiler aldıkları günlük bu ücretlerin yetersizliği nedeniyle bazen iki işte birden çalışıyor.
Aynı şekilde güvenlik görevlisi, restaurant işçisi gibi çalışanlar da benzer koşullarda çalışıyor. Özel sektörde yüzde 8, kamuda yüzde 14 oranında sendikalı çalışanın olduğu Fransa’da günlük sözleşmelere tabi tutulan işçilerin sendikal hakları bulunmuyor. İşyerleri bu nedenle son yıllarda kadrolu işçi almak yerine yükümlülüklerden kaçmanın yöntemi olarak taşeron firmalar aracılığıyla günlük işçi alıyor.
Kadrolu işçiye göre işçi maliyeti olarak yarı yarıya düşük olan bu çalışma yöntemi Fransa’da giderek yaygınlaşıyor.
Macron hükümetinin iktidara geldiği ilk aylarda düzenlediği çalışma yasasına göre de patronlara verilen yeni haklara göre eski kadrolu işçilerin atılması kolaylaşırken, işverenler uzun süreli kontrat biçimiyle işçi alımı yerine bu yönteme başvuruyor.
SELMA AKKAYA / PARİSGrev büyüyor
Fransa’da hastanelerin acil servislerinde görev yapan sağlık çalışanlarının sağlığa daha fazla ödenek ayrılması için başlattıkları grevleri sürüyor. Acil servis çalışanlarının mart ayında başlattıkları ve geçtiğimiz hafta 200’ü aşkın acil servisi etkileyecek şekilde genişleyen grevi devam ediyor.
Inter-urgences adlı kolektif hareketin verdiği bilgiye göre, 203 acil serviste grev sürüyor. Inter-urgences verilerine göre, büyük oranda başkent Paris ve çevresindeki grevlere kendilerine üye olmayan 20 kadar acil servis de dahil olmuş durumda.
Talepler yeteri oranda karşılanmadı
Hastanelerin acil servislerinde ciddi aksamalara yol açan grevde sağlık çalışanları hükümetin çalışma şartlarının düzeltilmesi ve hakların iyileştirilmesini talep ediyor. Acil servislerin yatak kapasitesinin yetersiz olduğunu, kemer sıkma politikaları yerine daha fazla sağlık çalışanına gerek olduğuna dikkat çeken Inter-urgences kolektifi, maaşların da arttırılmasını istiyor. Zenginler ve şirketlere getirdikleri vergi indirimlerine rağmen sağlık gibi önemli bir alanda tasarruf etme anlayışında olan hükümet ise, talepleri karşılamaktan uzak. Geçtiğimiz ay Sağlık Bakanı Agnes Buzyn tarafından duyurulan önlemler arasında acil servis çalışanlarına aylık 100 Euro ‘risk primi’ verilmesi ile yaz aylarında daha fazla tıbbi personelin işe alınabilmesi yer alıyordu. Ancak sendikalar bu vaatleri yeterli görmezken, şimdiye kadar yapılan yeni işe alımların da ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu vurguluyor.
Inter-urgences kolektifinden Hugo Tuon, 25 kadar acil servisin bulunduğu Assistance publique – Hôpitaux de Paris (AP-HP) adlı hastane grubunun 230 yeni çalışanı işe alma vaadiyle grevin sonlandırıldığını hatırlattı.
Fransa’da devlete ait hastane ve kliniklerde çalışanların sayısı 1,2 milyon civarında olsa da artan ve giderek yaşlanan nüfus nedeniyle bu sayı yetersiz kalıyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kamuda tasarruf için hastanelere yeni çalışan alımlarında isteksiz olduğu biliniyor.
ANF/PARİS
