Çünkü, kulaklar onlara açık olacak.
İsim vermeden, listeyi anlamaya çalışıyorum.
Birkaç ismin siyasi hüviyetini araştırarak ulaşıyorum.
Ençok yüzde onbeşin, kapıları Kürt halkının dünyasına açık.
Altı veya yedi şahsiyet, "tampon alan"dan seçilmiş.
Büyük çoğunluğu, Kürt dünyasıyla barışık değil.
'Akil Adamlar' daha yola çıkmadan, yapacakları işle ilgili "düzenleme" yapıldı.
Açıklama yapabilir, görüş belirtebilirler. Zaten bazıları daha yola çıkmadan görüş belirttiler.
Lale Mansur, tedirgin ve "Kürtler’in, Türkler tarafından eşit görülmek istenmediğinin" altını çizdi.
Tepkiler alınca da, genellemeden feragat ederek "bazı Türkler" diye nokta koydu.
"Demokratik Açılım" süreciyle ilgili görüş belirten Murat Belge ise: "Bunca yılın kötülüğünden sonra, "iyi"yi öne çıkarmak için çok çalışmak gerekiyor" dedi.
Murat Belge’nin de içinde bulunduğu 9 kişilik grup adı yasaklanan o ülkenin bir bölgesini, Türkçesi "Güneydoğu Anadolu"yu ziyaret edecekler.
"Ne mutlu Türk‘üm diyene" yazılı dağların vadilerinden geçecekler.
Daha sonra, onbinlerce asker barındıran Ordu ve Kolordu Komutanlıkları’nın ilan ettikleri "yasak bölge"lere rağmen, varacakları kentlere, beldelere ulaşacaklar.
Bir yerde hem askeri ve hem de kültürel olarak hala işgal altında olan topraklara "izinli" girecekler.
Sömürge ülkeye varacaklar.
Bu realiteye;
Her kentte, ilçelerde, hatta köylerdeki "Atatürk" heykellerine;
"İnönü İlkokulu", "Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak Mahalleleri"ne;
Binlerce siyasi "mahkumu" barındıran hapishanelere;
İşgal izleri taşıyan dağlara, yakılmış, harabe köylere rağmen, insan nasıl "akil" olur?
Eğer "Akil" olursa?
"Akil Adam", işgal altındaki o topraklara ulaştıktan sonra, bir basın toplantısı yaparak, tüm "Ne mutlu Türk’ün diyene" yazılarının silinmesini, orduların yerleştiği alanların ekim alanlarına dönüştürülmesini isterse ne olur?
"Akil adam", bu kadar büst ve sokakları, egemen ve tehdit eden isimler taşıyan kentlerde nefes alamadığını ifade ederek, önce kendisinin seyahat özgürlüğü için çağrıda bulunarak, işgal izleri taşıyan isimleri hemen yasaklanması gerektiğini talep etse ne olur?
Ve eğer "Akil Adam", JİTEM’in, eğer barıştan taraf olunacaksa, hemen feshesilmesini talep etse ne olur?
Bunu Türkiye’de kestirmek zor.
Belki Erdoğan’ın bir konuşmasından sonra, "Akil Adamlar" serüveni biter.
Kürt Mücadelesi’nin önemli tarihi bir deneyimle karşı karşıya olduğunu bilerek yazıyorum:
Kürtler, bu defasında da, dünya halklarına "yeni" bir deneyim sunacaklar.
Buna inanıyorum.
Belki de "Akil Adamlar" Kürt halkının kendilerine sunacakları tarihi zengin insani mücadelesi karşısında, yeni siyasi kimlikler edinecek ve onlarda bazı "paslı zincirler"i parçalayıp atacaklar.
Yani bir yerde, Ertuğrul Kürkçü'ye göre: "Kendilerinin belirlemediği, kendilerinin talep etmediği, kendilerinin karar vermediği savaşta hayatlarını kaybedenler"in ülkesinde özgürleşmek de var.
İşgal'in gölgesi ve 'Akil Adamlar'
"Akil Adamlar" son gündeme damgasını vuran en önemli gelişme olarak adedilmeli.