• Finlandiya, Norveç ve Hollanda’nın ardından AB’nin iki kurucu devleti Almanya ve Fransa da Türkiye’ye silah satışını sınarlandırdıklarını açıkladı. Bugüne kadar hep Türkiye’den yana tavır alan İngiltere, açıkça işgali durdurmasını istedi.
  • AKi Parlamenterler Meclisi, işgalin durdurulması çağrısını yineledi. AB’nin dışişleri bakanları bugün toplanıp yaptırımlar dahil seçenekleri tartışacak, Perşembe günü de başbakan ve devlet başkanları toplanacak. BM tekrar uyarıda bulundu.
  • ABD kamuoyu, medyası ve Kongre üyelerinin işgale karşı çıkışı karşısında manevra alanı daralan ABD Başkanı Trump, çelişkili açıklamalar yapmaya devam etti. Pentagon, sahada saldırıya uğradığını belirterek itirazını yükseltti.
  • Başından beri işgali kınayan ve Erdoğan’ı 'katil’ olarak gören Mısır’ın öncülüğündeki Arap Birliği, işgali kınadı. Sadece Katar ve Pakistan’ın destek verdiği Türk işgalciliğine Kuzey Kıbrıs bile destek vermedi. Kuzey Kıbrıs lideri Akıncı, işgale karşı çıktı.

AKP-MHP-Ergenekon yönetimindeki Türk devletinin, Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal edip Kürtsüzleştirdikten sonra kendisine bağlı Sünnilerden bir koloni oluşturmak için Kürt düşmanlığı motivasyonuyla başlattığı saldırıya uluslararası itiraz devam ediyor. Rusya ve İran ile anlaşmalı ve ABD Başkanı’nın da müsaade etmesiyle başlayan saldırıya karşı somut adımlar da atılmaya başlanıyor.

Finlandiya ve Norveç'in ardından Hollanda, Türkiye'ye yönelik yaptırım kararı aldı. Hükümet, Türkiye'ye yönelik silah ihracatını askıya aldığını açıkladı. Türkiye’ye yönelik bu yaptırıma, iktidar koalisyonunun tüm partileri ile muhaleifet partileri destek verdi. İşgal saldırısının başlaması ardından kınama mesajı yayınlayan Hollanda, Türkiye Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırmıştı.

Almanya’dan silah satış yasağı

Finlandiya, Norveç ve Hollanda’dan sonra Almanya da devam eden işgal saldırısı nedeniyle Ankara'ya silah satışını yasakladı. Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türkiye'nin işgal saldırısını nedeniyle böyle bir karar aldıklarını belirtti. Bakan Maas, “Türk ordusunun Suriye’nin kuzeydoğusuna yaptığı operasyon nedeniyle Federal Hükümet, Türkiye’nin Suriye’de kullanabileceği bütün askeri teçhizatın satışına izin vermeyecek” ifadelerini kullandı.

Almanya, 2018’de Türkiye’ye 243 milyon euro değerinde silah ihraç etmişti. Bu Almanya’nın toplam silah satışının yaklaşık üçte birine denk geliyor.

Almanya'dan sonra Fransa

Almanya’dan hemen sonra AB’nin diğer kurucu devleti Fransa, Türkiye’ye silah ihracatını askıya aldığını açıkladı. Fransa Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, Türkiye'nin Suriye'de kullanabileceği bütün askeri teçhizatın satışının askıya alındığı belirtildi. Kararın derhal yürürlüğe gireceği ifade edildi.

Açıklamada, "Fransa olarak, Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeydoğusuna başlattığı tek taraflı harekatı kesin olarak kınadığımızı yineliyoruz. Bu operasyon, Koalisyon güçlerinin DAİŞ’e karşı elde ettiği güvenlik ve istikrar çabalarını zora sokuyor ve önemli insani sorunlara sebep oluyor. Bu sebeple bu harekat, Avrupalıların güvenliğini tehdit ediyor" denildi.

Dışişleri Konseyi toplanıyor

AB Dışişleri Konseyi, bugün Lüksemburg'da toplanıyor. Toplantıda, AB'nin Türk işgalciliğine yönelik ortak yaklaşımı konuşulacak. Türkiye'ye yaptırım dosyası, ilk önce üye ülke dışişleri bakanlarının ön hazırlık toplantısında masaya yatırılacak. Perşembe günü de Brüksel'de bir araya gelecek olan üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, AB'nin kararını açıklayacak.

AKPM Başkanı: Durmalı

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Liliane Maury Pasquier yazılı açıklama yaparak Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısına tepki gösterdi. “Bu askeri operasyon durmalı” diyen Pasquier, “Kuzey Suriye’ye yapılan bu askeri operasyon, bölge için büyük gerilimlere neden olabilecek ve halkı için de felaket sonuçlar ortaya çıkaracak niteliktedir” dedi. Türkiye’nin düzenlediği saldırıların insani açıdan ağır sonuçlar yarattığını belirten Pasquier, bu saldırıların durması gerektiğini söyledi. Pasquier, uluslararası insan hakları normlarının çiğnenmesi anlamında da gerçek bir tehlike teşkil ettiğini sözlerine ekledi.

İngiltere ilk kez yanında değil

Türk devletinin, Kürtlere karşı tüm saldırılarını bugün kadar destekleyen İngiltere, ilk kez Türk devletinin yanında yer almıyor. İşgal saldırısına karşı çıkan ve BM Güvenlik Konseyi toplantısı ardından 5 AB üyesi gibi kınayan İngiltere’nin tavrı, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile yaptığı telefon görüşmesi de değiştirmedi.

İngiltere Başbakanlık Ofisi sözcülüğünden görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "(İngiltere Başbakanı Boris Johnson) Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde yürüttüğü ve bölgedeki insani durumu kötüleştirebilecek, DAİŞ’le mücadelede kaydedilen ilerlemeyi sekteye uğratabilecek askeri operasyon nedeniyle İngiltere'nin duyduğu derin kaygıyı dile getirmiştir. Başbakan Türkiye'nin askeri operasyonunun İngiltere tarafından desteklenilemeyeceğini açık bir şekilde ifade etmiştir. Başbakan, Erdoğan'ı operasyona son verip diyaloga girmeye davet etmiş, İngiltere'nin ve uluslararası partnerlerin ateşkesi mümkün kılacak müzakereleri desteklemeye hazır olduğunu belirtmiştir."

BM’den siviller uyarısı

İşgal saldırısı karşısında uyarı, endişe ve kaygılarını ifade eden Birleşmiş Milletler (BM), dün de İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke aracılığıyla uyarıda bulundu. Yoğun saldırıların olduğu Girê Spî ve Serêkaniyê’de en az 130 bin kişinin evini terk ettiğini belirten Laerke, sayının 400 bini aşabileceğini söyledi. Ayrıca iki kentte bulunan tüm devlet hastaneleri ile özel hastanelerin 11 Ekim'den itibaren hizmet vermeyi durdurduğunu ifade eden Laerke, saldırıların olduğu bölgelerde insani kurum çalışanlarının güvenliğiyle ilgili endişelerini dile getirdi. Laerke, bölgedeki 384 yabancı BM çalışan sayısının 200'e düşürüldüğünü aktardı.

QAMIŞLO