
Şırnak ilçelerinde bizzat Genelkurmay Başkanı koordinesiyle yürütülen savaş 9. gününe girerken, tank ve toplarla ateş altına alınan Silopi’de mahallelere giremeyen devlet güçleri sivilleri katlediyor, yasağın boyutunu genişleterek sonuç alacağını zannediyor.
Direnişi kıramayınca çocuk ve kadınları katletmeye yönelerek saldırıları yoğunlaştıran asker ve özel harekatçılar, zırhlı araçlardan “pencereye çıkma yasağı” anonsu yaparken, ilçede 2 kişi daha katledildi. Cudi Mahallesi’nde önceki akşam evinin damına çıkan 9 çocuk annesi 40 yaşındaki Ayşe Buruntekin’i katletti.
Çocuklarının gözü önünde
Saldırılar nedeniyle cenazesi evde bekletilen Buruntekin eşi Abdullah Buruntekin, eşinin keskin nişancılar tarafından vurulduğunu, ambulansın mahalleye giremediği için kan kaybından dolayı yaşamını yitirdiğini belirterek, “Eşim çocuklarının gözü önünde can verdi. Şimdi cenazeyi bozulmadan morga kaldırmamıza izin vermiyorlar. Eşimin cenazesi içeride olduğu için çocuklarım da fenalaşıyor” diye konuştu.
11 yaşındaki Mehmet
Barbaros Mahallesi’ne konuşlanan tankların Karşıyaka Mahallesi’ne top atışları sonucu ise, mahalledeki evlerden birinde bulunan 11 yaşındaki Mehmet Mete hayatını kaybetti.
Eve gelen top mermisi şarapnelinin kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Mete’nin ambulansın gelmemesi sonucu evde can verdiği öğrenildi. Böylece 9 günlük sıkıyönetim boyunca ilçede katledilenlerin sayısı 11’e yükseldi.
En az 50 sivil mahsur
Saldırılarda yaralanan onlarca kişi ise hastanelere kaldırılmalarına izin verilmediği için mahallelerde tedavi edilirken, Buruntekin’in katledildiği Cudi Mahallesi’nde aralarında çocukların da olduğu 50’ye yakın kişi, sığındıkları 4-5 evde mahsur kaldı. Yapılan yoğun top atışları nedeniyle katliamla yüz yüze bulunan siviller, günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek su ve besin maddesinden de yoksun.
İki ağır yaralı
Top atışlarıyla vurulan Başak Mahallesi’nde top mermilerinin isabet ettiği birçok evde yangın çıktı. Yangınları söndürmek isteyen ev sakinleri ve yurttaşlar da özel hareket polislerinin hedefi oldu. Top mermilerinden fırlayan şarapnel parçalarıyla da çok sayıda kişi yaralandı. Aynı mahallede özel harekatçılar tarafından vurulan ve hastaneye kaldırılan zihinsel engelli Egit Kaçar (22) ile hastaneye götürülmesine izin verilmediği için evde tedavi edilen Halit İnan’ın da durumunun giderek kötüye gittiği bildirildi.
Özel hareket polisleri tarafından karargaha çevrilen Silopi Devlet Hastanesi’nde ise hasta yakınları gözaltına alındı. Epilepsi hastası 7 yaşındaki Muhammed Bilgiç’i kendi imkanlarıyla hastaneye götüren ağabeyi İsmail Bilgiç (19) polis tarafından gözaltına alındı.
Buradayız, barikatlarda!
Saldırıların giderek boyutlanmasına karşın Cudi, Nuh, Başak, Barbaros, Şehid Harun, Yenişehir, Yeşiltepe, Karşıyaka ve Cumhuriyet mahallelerinde devlet güçlerinin katliam girişimine karşı halk öz savunmasını sürdürüyor. Türk medyasının, “Çok sayıda PKK’li öldürüldü”, “Çok sayıda YDG-H’lı infaz edildi” ve “Evlerini bırakıp kaçtılar” sözlerine Silopililer, “Biz buradayız. Barikatların arkasında kendi özsavunmamızı yapıyoruz” diyerek yanıt verdi.
42 yaşındaki Selahattin Koçer “Biz buradayız ve yurdumuzu bu işgalcilere bırakıp kaçmadık. Sonuna kadar da direneceğiz, tanklarına karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz” derken, 60 yaşındaki Hikmet Tekeş, “Ne tanklarınızdan ne de uçaklarınızdan korkuyoruz. Sizin tek bildiğiniz şey çocuk ve yaşlı insanlara saldırmaktır” şeklinde işgalcilere seslendi.
Binler ölse milyonlar gelir
Tüm gövde gösterilerine rağmen asker ve polislerin zırhlı araçlardan inemediğini ve mahalleleri rastgele taradığını aktaran 65 yaşındaki Yasin Kahraman ise, “Kanımızın son damlasına kadar burada direnmeye devam edeceğiz. Toprağımızı asla terk etmeyeceğiz. Elinizden geleni ardınıza koymayın” dedi.
“Binler ölsek, yerimize milyonlar gelir. Şu ana kadar bizi bitiremediler, bu saatten sonra da bitiremeyecekler” diyen 50 yaşındaki Halil Tekeş‘in sözlerinin devamını getiren 65 yaşındaki Mustafa Ülker ise şöyle konuştu: “Biz sizin ne olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Bu halkı bitiremezsiniz. Hani 80’e yakın terörist öldürmüştünüz? Biz Botan halkı olarak kimseden korkmuyoruz ve sonuna kadar da devletten kendimizi korumaya devam edeceğiz.”
DİHA/ŞIRNAK
Talan ve yağma da yapıyor
Silopi’de askerler tarafından 7 akrabasıyla birlikte 2 gün rehin tutulan DBP’li İl Genel Meclisi Eşbaşkanı Adalet Fidan, DİHA’ya ancak telefon üzerinden yaşadıklarını anlatabildi. Özel harekat polislerinin kapıdan değil, balyozlarla evlerin duvarlarını yıkarak evlere girdiklerini anlatan Fidan, “Türk ordusu bir başka ülkeyi işgal etmiş gibi. Gözleri hiçbir şey görmüyor. Gördükleri herkesi vuruyorlar. Çoluk çocuk demeden önlerine kim gelirse vurup yakıyorlar” dedi. Devlet güçlerinin, “Niye bize pencereden baktınız?” gerekçesiyle evlerinin duvarlarını kırarak içeri girdiklerini aktaran Fidan, “İki katlı evimizi baştan aşağı aradılar. Hepimizi kimlik kontrolünden geçirdiler. DBP İl Genel Meclisi Eşbaşkanı olduğumu öğrenince, beni ve 7 kişiden oluşan ailemi bir odaya kilitlediler” diye konuştu. Fidan gelen özel harekatçıların kumbaradaki paralara bile el koyduğunu söyledi: “Telefonlarımıza el koydular. Evimizi karargâh gibi kullandılar. Evde bulunan kumbaradaki paraları ve çantamdaki tüm paralara da el koydular. Tıpkı DAİŞ gibi ganimet peşindeydiler. Evi, tüm duvarlarını kırarak terk ettiler.”
İdil’de cenaze töreni
Şırnak’ın İdil ilçesi Yeni Mahalle’de bir evde yaşanan patlamada hayatını kaybeden Mehmet Latif Olgar, Muhyettin Olgar ve Ömer Geçgel dün son yolculuklarına uğurlandı. Mardin Devlet Hastanesi’ndeki otopsi işlemleri ardından getirildikleri ilçe girişinde kitlesel karşılanan cenaze konvoyu, binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle Şeyh Hasan Mezarlığı’na ilerledi. Mezarlıktaki törende konuşan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, devletin Kürt halkına topyekün saldırdığını ifade ederek, öz savunmanın insanlık savunması olduğunu kaydetti. Başaran, Botan halkının öncülüğünde devam eden öz yönetim direnişlerini selamladı. Cenazede konuşan Geçgel’in yakını Hüseyin Hezer ise “Ömer’i Bêkes olarak tanıyıp adlandırıyorduk ancak bugün burada gördüğümüz sahiplenme ile Bêkes’in binlerce yoldaşının olduğunu gördük” dedi. Yapılan konuşmaların ardından cenazeler okunan dualar ve “Şehîd namirin” sloganları eşliğinde defnedildi.